bilinçli rüya nasıl görülür / Berrak (Lucid) rüya rehberi – 4 basit adımda berrak Rüya nasıl Görülür

Bilinçli Rüya Nasıl Görülür

bilinçli rüya nasıl görülür

Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

seafoodplus.info

Lucid dream (Tür: "berrak rüya", "kontrollü rüya" veya "bilinçli rüya"), rüyayı gören kişinin rüya gördüğünü bilinçli olarak fark etmesi durumudur. Bu farkındalık, kimi zaman rüyanın kısmen veya tamamen kontrol edilebilmesiyle de sonuçlanır; ancak bir rüyanın "lucid" (veya "berrak") olarak tabir edilebilmesi için illâ kişinin kontrolde olmasına gerek yoktur.[1], [2], [3] Kulağa bilimkurgu veya sahtebilim gibi gelen bu olgu, gerçek bir bilimsel olgudur ve uzun yıllardır psikologlar ve sinirbilimciler tarafından araştırılmaktadır.

Örneğin katılımcılardan en son rüyaları hakkında ayrıntılı olarak rapor vermelerini isteyen bir çalışma, berrak rüyaların (berrak olmayanlara kıyasla) gerçekten de "uyuyan kişinin bir rüyada olduğu gerçeğine dair çok daha fazla içgörü" ile karakterize edildiğini bulmuştur.[4] Berrak rüyalar gören katılımcılar, rüya içindeki düşünceler ve eylemler üzerinde daha fazla kontrole sahip olduklarını, mantıklı düşünme yeteneğine sahip olduklarını ve uyanık yaşamlarının gerçek anılarına erişmede daha da iyi olduklarını belirtmişlerdir.

İnsanların berrak ve berrak olmayan rüyalarda olduğu gibi uyanık haldeki bilinçli kararlar verme yeteneğini araştıran başka bir çalışma, uyanıkken ve berrak rüyalar gördüğümüzde iradesel yetenekler arasında büyük ölçüde örtüşme bulmuştur.[5] Bununla birlikte, plan yapma yeteneği, uyanıklığa kıyasla berrak rüyalarda önemli ölçüde daha kötüydü.

Ancak tüm bu bulguları daha iyi anlamak istiyorsak, öncelikle "rüya" dediğimiz olguyu biraz daha yakından tanımamız gerekiyor.

Rüyalar Hakkında Temel Bilgiler

Yüzyıllardır insanlar uykusunda rüya görür. Öyle ki hayatımızın yaklaşık gününü, yani altı yılını rüya görerek geçiriyoruz.[6] Rüyalarımızda yaşadığımız algıların ve duyguların farkında olsak da uyanık olduğumuz zamanki gibi bilinçli değiliz.

Rüyaların Evrimsel Avantajı ve İçerikleri

Rüya görmek, önemli ve özel bir bilinç durumudur ve karmaşık beyinlere sahip hayvanlarda önemli bir seçilim avantajına sahiptir: Yapılan bazı çalışmalar sonucunda, rüya içeren iyi bir gece uykusundan sonra kişilerin anagram bulmacaları ve zor problemleri çözme yeteneklerinde gelişme görülmüştür. Bu nedenle rüyalar, gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz problemleri çözmek konusunda bir "simülasyon ortamı" yaratır ve bu yolla türün evrimsel uyum başarısını artırıyor olabilir.

Gerçekten de rüyalar, uyanık haldeki bilincimizi tamamlayan çok sayıda öğe içerir. Rüyada gördüğümüz tüm nesnelerin tümü iç dünyamızın yansımasıdır. Rüyanızda tanımadığınız birini görseniz bile, aslında onu gün içinde herhangi bir yerde, zamanda görmüşsünüzdür. Yani rüyalar, gündelik hayatta deneyimlediğiniz olayların çoğunlukla rastgele (ve rasyonel olmayan) biçimlerde düzenlenmesiyle yeni senaryolar yaratma girişimidir. Beyin, bu senaryolar sayesinde, onlarla karşılaşmadan bile çeşitli bilgileri öğrenebilir.

Neden Desteğe İhtiyacımız Var?

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor. Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak Daha fazla göster

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Destek Ol

Rüyaları Neden Hatırlamıyoruz?

Zamanında rüya görmenin temellerini düşünmüş olan Aristo ve Plato zamanında bilinmiyor olsa da, bugün biz rüya görmede en azından etkin olan iki bölge olduğunu biliyoruz: Bunlar, rüyaların en çok görüldüğü kısım olan REM uykusunda etkinliği kaybolan dorsal lateral prefrontal korteks (DLPFC) ve paryetal loptaki prekuneus olarak bilinen beyin bölgeleridir. Bu bölgelerin etkinliğini yitirmesinden dolayı rüya esnasında kısa dönem hafızamızı geliştiremeyiz ve gördüğümüz rüyaların çoğunu unuturuz.

Beynin rüyaları unutmasının fonksiyonel/evrimsel sebebiyse, gerçek hayat ile hayal dünyası arasındaki devamlılığı koparmaktır. Eğer bütün rüyalarımızı hatırlasaydık, hangi zamanın gerçek, hangisinin rüya olduğunu ayırt edemeyebilirdik. Ayrıca uykuda fiziksel vücudumuzun konumsal olarak yerini tayin edemeyiz. Rüya gören kişi rüyasında maceralara çıkarken gerçek vücudunun yatağında yattığını fark edemez. Aynı şekilde beyinde gerçekleşen bu değişimlerden dolayı rüyada karar vermek ya da isteklerimizi yönlendirmek de kolay değildir.

Rüyaların Saflığı

Uyanıkken sürekli aklımızdan düşünceler geçer, beynimiz duygular, anılar ve davranışlar üretir. Bunların hepsi rüyada da olur; ama beyin etkinliğimiz farklıdır. Rüya esnasındaki düşünceler, uyanıkken olduğu gibi nöral impulslarla başlayabilir; ama uyanıkken çok fazla sapma vardır, düşünceler oradan oraya savrulabilir. Dış duyularımız (koku, işitme, görme vb.) sürekli faaliyet halindedir ve günlük hayattaki işlerimizi kolaylaştırmak için durmaksızın çalışırlar. Örneğin, küçük bir karın guruldaması buzdolabında ne olduğunu düşünmemize neden olabilir.

Rüya görürken dış duyularımız ya tamamen ya da büyük oranda susturulur. Bu noktadan itibaren dış duyular artık kapalıdır ve düşünceleri yönlendiremezler; ama artık beyinde bir anı, resim, duygu seli başlamıştır. Beynimiz bu anılar, duygular ve resimler arasında bağlantı kurarak, rüya dediğimiz senaryoları oluşturur.

Rüyalar hakkında çok daha fazla bilgi almak için buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

Lucid Dream Nedir?

Bazı insanlar, uykuları sırasında uyanıkken sahip oldukları bilincin bazı yönlerini "rüya içinde yeniden uyandırarak", kendi rüyaları sırasında farkındalık yaşama yeteneğine sahiptir. Hatta bu kişiler hayal dünyasında kontrolü ele alabilir ve kasıtlı hareket edebilirler. İşte buna, lucid dream denir. "Berrak rüya" olarak da bilinen bu olgu hâlâ üzerinde yeterince çalışılmamış bir konudur; ancak son gelişmeler berrak rüyanın, bilinç ve uyku hâlinin melez bir durumu olduğunu göstermektedir.

Ancak lucid dream görmek için illâ "özel biri" olmanız gerekmez. İnsanların yarısı, hayatlarında en az 1 adet berrak rüya görür.[7] Bu, öylesine keyifli bir deneyimdir ki birçokları bunu tekrar yaşamayı dört gözle bekler. İnsanlar, berrak rüyalar sırasında hayatlarının aşkıyla tanışmaktan, orta çağ savaşlarını kazanmaya kadar çok geniş bir yelpazede rüyalar görürler ve bu ilginç senaryoları kontrollü bir şekilde simüle etme imkânına erişirler.

Lucid Dream Nasıl Ortaya Çıkar?

Uyuduğumuz anda beyin etkinliği ve kimyasında meydana gelen bir değişim, rüya benzeri bir zihinsel etkinlikle paralel olarak gerçekleşmeye başlar. Bilinç, zaten uykunun daha başlangıcında değişmeye başlar. Uyku derinleştikçe, serebral enerji metabolizması ve kan akışına bağlı sinirsel etkinlik azalmaya başlar, özellikle uykunun en derin evresi olan non-REM uykusunda bu görülür. Bu derin evrelerde beyin bölgeleri arasındaki bağlantı azaltılır ve yerel bağlantılar daha etkin kalır. Genel anestezi uygulanan insanların yaşadığı durum da aslında buna benzerdir. Tüm dış duyular kapatılır ve farkındalık çok düşük seviyelere çekilir. Uzun mesafeli bağlantılar bilgileri birleştirmek ve beyin alanları arasında iletişimi sağlamak içindir. Bunlar çalışmadığında, bilinç de kapanır.

Derin uyku halinden çıkarken beyin dalgaları da değişmeye başlar ve gittikçe uyanık haldeki beyin dalgalarımıza benzer. Uykunun rüya görüldüğü kısım olan ve uykunun yaklaşık üçte birini kapsayan bu evreye REM uykusu denir. Uykunun 4 evresinden ikisi oluşturan derin uyku evrelerinden çıkarken beynin tüm bölgeleri tekrar etkinleştirilmez. Bu yüzden derin uykudan REM uykusuna geçişte beynin bölgelerine seçici bir etkinleştirme uygulanır.

Beyin bölgelerinin tekrar etkin hale gelmesi kısa dönem otobiyografik hafızayı değiştirerek, rüya görmeyi ve rüyaların içeriğini etkiler. Örneğin, gün içinde duygusal bir olay tecrübe ettiysek, REM uykusu sırasında limbik, paralimbik ve amigdala bölgelerimiz etkinleşir. REM uykusunda etkinleşen bir diğer bölge de mediyal prefrontal kortekstir. Korteksin bu bölümü yavaş uyku dalgalarından üretilmesinden sorumludur ve başkalarının davranışlarıyla ilgili düşündüğümüzde çok faal olan bir bölgedir.

Ayrıca, uyanık olduğumuzda beynin tüm nöromodülatör beyin sapı sistemleri etkin haldeyken, uyuduğumuz anda bunların bazıları etkisizleştirilir. Bilinen başlıca nöromodülatörlerden bazıları serotonin, norepinefrin, dopamin ve asetilkolindir. Bu nöromodülatörler; bilişsel işlevleri, dikkati, ruh halini düzenleyen moleküllerdir. REM uykusuna geçtiğimizde norepinefrin ve serotonine ev sahipliği yapan iki sistem tamamen kapatılır. Bu durum, beyin kimyasında değişikliğe sebep olarak, zihnimizin REM uykusu esnasındaki bilgi işleme süreçlerini etkiler. Örneğin, locus coeruleus bölgesindeki nöronlar, dikkatli olma ve karar verme süreçlerinde kilit rol oynarlar. 

Beyin, Rüyada Olduğunu Nasıl Fark Eder?

Rüya gören kişi nasıl oluyor da vücudunun bir rüya sahnesinde olduğunu fark ediyor? Günlük hayatta insanlar bulundukları yeri paryetal loptaki prekuneus adlı beyin bölgelerinin çalışmasıyla tespit edebilirler. REM uykusunda prekuneusun etkinliği susturulur. O zaman kontrollü rüyalarda bu bölgenin görevini başka bir bölge mi üstleniyor?

Çok sayıda araştırmadan elde edilen sonuçlar rüyada gerçek olmayan uzuvlarımızı gerçekmiş gibi algıladığımızı gösteriyor. Aslında bu durum sadece rüyada değil gerçek hayatta bile oluyor. Bir deneyde, bir kişinin sırtı sıvazlanıyor ve bu esnada kişinin vücudu kendisine ayna vasıtasıyla gösteriliyor. Katılımcıya bulunduğu yeri söylemesi telkin edildiğinde vucudunun aynadaki yansımasını gösteriyor. Katılımcının beyni asıl vücudunu değil aynadaki vücudunu kendi vücuduymuş gibi algılıyor.

Rüyalarda da buna benzer olaylar yaşanıyor. İmgeler ve bunların içindeki yerler bilincimiz tarafından gerçek gibi algılanıyor. Rüyada vücudumuzu göremeyiz ama hissederiz. Prekuneusu kullanmadan vücudumuzun rüya sahnesindeki yerini tespit edebiliriz. Prekuneus sadece fiziksel vücudumuzun gerçek hayatta uzaydaki yerini tespit etmemiz için gereklidir. Rüyalarda resimler fiziksel vücudumuzun yerini alır bir diğer deyişle gördüğümüz vücut resmi beyin tarafından vücut gibi algılanıyor.

Rüya Bilinci, Uyanık Haldeki Bilincimizden Nasıl Ayırt Ederiz?

Bahsettiğimiz üzere kontrollü rüya, kişinin rüya görmesi sırasında uyanık haldeki bilinci ile rüya bilincinin karışması sonucu oluşan bir rüya şeklidir. Rüyada aklı başında olma durumu, rüya gören kişiler tarafından sıklıkla uyanık haldeki duruma benzetilir; ancak bu durum uyanık hal ile rüya bilincinin ortasında kalmış ve çok sabit bir durum değildir.

Yine de berrak olan ve berrak olmayan rüyalar, öznel olarak kesinlikle farklı hisler yaratır. Bu durum, bu ikisinin farklı beyin aktivitesi kalıplarıyla ilişkili olduklarını gösterebilir. Ama bunu bilimsel olarak ispatlamak, kulağa geldiği kadar kolay değildir. Bir deneyim ya da davranış üzerinde çalışan bilişsel bilimciler, genellikle insanların yaşamış oldukları deneyimi anlattıkları sübjektif raporları, belirli bir durumun insanların muhakemeleri, davranışları ya da hafızalarında nasıl bir etkisinin olduğunu görmek için davranışsal deneylerle birleştirirler. Ancak rüya gören insanlar söz konusu olduğunda ikisi de zordur, çünkü uyanana kadar insanlara rüyaları hakkında pek bir şey soramazsınız. Ayrıca bu tür araştırmalarda katılımcılar, 1 tam gece boyunca bir beyin tarayıcısı içinde yatmak zorundadırlar ve araştırmacılar, berrak bir rüyanın tam olarak ne zaman gerçekleştiğini deşifre etmek zorundadırlar. Ancak bu sayede berrak rüya sırasında beyin aktivitesinde olan biteni, berrak olmayan rüyalarla karşılaştırabilirler.

Uyku sırasında felce uğramayan birkaç eylemden biri, göz hareketleridir. "REM uykusu" (İng: "Rapid Eye Movements"), adını buradan alır ve bu uyku evresi, kontrollü rüya gören kişiye dışarıdaki dünyayla bir tür mesajlaşma yolu sağlar. İşte bunu fark eden araştırmacılar, REM uykusu sırasında berrak rüya gören katılımcılar ile onları inceleyen araştırmacılar arasında bir iletişim kodu tasarladılar:[8] İlk olarak uyku araştırmacısı Stephen LaBerge tarafından geliştirilen bu yöntemde denekler ve araştırmacılar, denek uykuya dalmadan önce kararlaştırılan göz hareketleri ile araştırmacılara bilinçli rüya görmeye başladığının uyarısını verebilir (örneğin gözü iki kez sola ve iki kez sağa hareket ettirme). Kişi, gözlerini rüyada önceden kararlaştırıldığı gibi hareket ettirir ve bu hareketler, göz çukurunun kenarına yerleştirilmiş elektrotlar tarafından kaydedilip doğrulanır. 

Sinirbilimci Ursula Voss ve Martin Dresler tarafından yürütülen çalışmalar, bilinçli rüya görürken beyin faaliyetlerinin REM uykusunun temel özelliklerini taşıdığını, ama bilinçli olmayan rüya görülen zamandan da uyanık olunan zamandan da farklı olduklarını gösterdi. Bu demek oluyor ki lucid rüya, sadece katılımcıların ya da araştırmacıların düştüğü bir hüsnükuruntu (isteğe dayalı düşünme mantık hatası) değildir.

Ayrıca bu tür çalışmalar sayesinde uzmanlar, beynin hangi bölgeleri ile berrak rüya arasında ilişki olduğunu tespit etmeyi başarmışlardır. Çalışmalar, berrak olmayan REM uykusuna geçişin beynin ön bölgelerinin artan aktivitesi ile ilişkili olduğunu göstermiştir.[20] Bu alanlar genellikle yalnızca uyanıklık durumlarında gözlenen mantıksal akıl yürütme ve gönüllü davranış gibi "daha üst seviye" bilişsel işlevle ilişkilidir. Gözlenen beyin aktivitesi gama dalgası türündedir ve bu dalgalar; algılarımız, duygularımız, düşüncelerimiz ve anılarımız gibi farklı deneyimlerimizin bütünleşik bir bilince "bağlanmasını" da mümkün kılmaktadır.[18] Yapılan bir takip çalışması, bu alanları elektriksel olarak uyarmanın bir rüya sırasında yaşanan berraklık derecesinde bir artışa neden olduğunu bulmuştur.[19]

Rüya deneylerini içeren çalışmaların en ilginçlerinden birinde, katılımcılardan bilinçli rüya görürken davranış zincirinin başladığını ve bittiğini belirtecek göz hareketlerinin yanı sıra, önceden belirlenmiş bazı ek hareketleri yapmaları istendi. Sinirbilimci Daniel Erlacher ve Bern Üniversitesi'nden çalışma arkadaşları, aynı hareketlerin bilinçli rüya esnasında ve gerçek hayatta ne kadar süre aldığını kıyasladı. Bu hareketler sayı saymak, belli bir sayıda adım atmak, basit jimnastik benzeri hareketler yapmayı içeriyordu. Araştırmacılar, sayma işleminin aklî kısmının gönüllüler uyanık olsun ya da rüyada olsun aynı sürede gerçekleştiğini, ama fiziksel hareketlerin rüyalarda gerçekte olduğundan daha uzun sürdüğünü buldu. Araştırma ekibi, bunun sebebinin, beynin kendini en etkin şekilde koordine edebilmesi için vücuttan duyusal geri bildirim alamıyor olmasına bağlı olabileceğini düşünüyor.

Kontrollü rüya üzerine yapılan diğer araştırmalarda rüya gören kişinin yatağında yattığının ve rüya gördüğünün farkında olduğu bulunmuştur. Normal şartlarda rüya gören kişiler fiziksel vücudunun farkında olamazlar; çünkü dorsolateral prefrontal korteks (DLPFC) ve prekuneus etkin değildir; ancak kontrollü rüya gören kişilerin beyinlerinde bu bölgeler, REM uykusu sırasında tekrar etkin hale gelir ve rüyada kontrol başlar. Bu beyin alanları, kendine referanslı işleme ve fail olma duygusu (İng: "agency") gibi daha yüksek bilişsel yeteneklerle ilişkilidir - bu da berrak rüya görmenin melez bir bilinç durumu olduğu görüşünü destekler niteliktedir.

Ayrıca kontrollü rüya ve normal rüya karşılaştırıldığında kontrollü rüya görmeye daha yatkın kişilerin beyinlerinin kortikal (beyin kabuğu) bağlantılarının daha fazla olduğu ve beyinlerindeki gama dalgalarında da bir artış olduğu gözlenmiştir. Yaklaşık 40 Hz frekansındaki gama dalgaları beyinde farkındalık ile ilişkilendirilmiştir. Kontrollü rüya gören kişilerin beyinlerindeki gama dalga frekansının 40 Hz civarında ölçülmesi bu kişilerin rüyalarında uyanıklık bilincine sahip olduğunu gösteriyor. Kontrollü rüya esnasında DLPFC ve prekuneusun REM uykusu esnasında tekrar etkin hale gelmesi gama dalgalarının frekansında değişikliğe sebep olur ve tüm kortikal bağlantılarda bir artış meydana gelir.

Lucid Dream Sırasında Duygular Kontrol Edilebilir mi?

Kontrollü rüyanın başka bir özelliği de rüya gören kişinin rüyada uyanıkken olduğu kadar iyi bir mantıklı düşünme yeteneğine sahip olmasıdır. Kontrollü rüyada kişiler, duygularını düzenleme yeteneklerine de sahiptir.

Bir araştırmada katılımcılara onlarda farklı duygular uyandıracak kişilerin yüzlerinin fotoğrafları gösterilmiştir. Olumlu ve olumsuz duyguların ortaya çıkmasına sebep olan bu fotoğraflar gösterildikten hemen sonra kişiler kısa bir süre uyumuştur. Bu kısa süreli esnasında REM uykusuna geçen katılımcılar olumlu duygu uyandıran yüzleri, REM uykusuna geçemeyenlerden daha iyi tanımışlardır. Araştırma, REM uykusuna geçemeyen kişilerde olumsuz duyguların daha fazla oluştuğunu ve REM uykusunun olumsuz duyguları işlemede yardımcı olduğunu göstermektedir.

Kontrollü rüyada insanlar, sosyal ilişkileriyle ilgili konuları, uyanıkken olduğundan daha fazla düşünürler. Rüya gören kişiler rüya başına ortalama 4 kişi (kendisi hariç) tanımlarlar ve kişiler arasındaki sosyal ilişkiler, sıklıkla agresiflikle yakından bağlantılıdır. Bu konuda yapılan araştırmalar sonucunda rüyada ortaya çıkan agresifliğin sadece REM uykusunda ortaya çıktığı görülmüştür.

İstediğiniz Zaman Lucid Dream Görebilir misiniz?

Aslında berrak rüya, uyku sırasında ortaya çıkabilecek birçok "anormal" deneyimden biridir. Uykudan dehşet içinde ve felçli olarak uyandığınız ve halk arasında "karabasan" olarak da bilinen uyku felci (paralizi), bir başka anomalidir. Berrak rüyalarda ve tüm bu diğer anomalilerde, bireyin uyku hâlindeki öznel farkındalığında bir artış gözlenir. Dolayısıyla lucid rüyayı başlatabilmek için, bu anomaliyi tetikleyebilmek gerekir.

Berrak rüyaların istek dâhilinde tetiklenebileceğine dair de kısıtlı da olsa kanıtlar vardır. Bazı insanlar, neredeyse her uykuya dalışlarında bilinçli rüya başlatabilmektedir ve bu sayede bu kişiler, rüyalar üzerinde deneyler yapabilmemizi sağlamaktadır. 

Fakat bu kişilerin geliştirilmiş bir yetenek sayesinde mi yoksa doğuştan sahip oldukları bir özellik dolayısıyla mı bunu yapabildikleri net değildir. İnternet sitelerini tarayacak olursanız, berrak rüyanın nasıl tetiklenebileceğiyle ilgili bolca ipucu ve püf noktası paylaşıldığını görebilirsiniz (bunlar arasında; uyanık dünyadan tanıdık bir nesne olan "rüya totemleri"ne sahip olmaktan, berraklığın kaymasını durdurmak için rüyalarda dönmeye kadar bir dizi öneri ve davranış yer almaktadır). Ne var ki bu rüyaların gerçekten arzuya bağlı olarak deneyimlenebileceğini gösteren bilimsel bulgular çok kısıtlıdır. Dolayısıyla lucid dream değil ama; bunun isteğe bağlı olarak tetiklenebileceği iddiası şimdilik şaibeli ve sahtebilimin sınırında gözükmektedir.

Burada sorumluluk biraz da bu alana ilgi duyan kişilere düşmektedir. Zira bu internet forumları, "varoluşun diğer düzlemlerine ulaşmak için bilinçli rüyaları kullanmak isteyen" New Age inançlarından, bilinçli rüyaları tetikleyen güvenilir yöntemleri tespit etmeye çalışan teknoloji odaklı ve meraklı rüya korsanlarına kadar uzanıyor. Bazı çevrimiçi tartışma forumlarında Alzheimer hastaları için geliştirilen ve gerçekçi rüyalar görmek gibi yan etkileri olan ilaçları kullanan kişiler bile bulmak mümkün. Ancak bu kişilerin iddiaları bilimsel olarak kontrol edilmiş değil ve bu nedenle güvenilir olarak kabul edilmemeli.

Gerçeğin doğasıyla ilgili hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da son sözü, internet forumları değil, bilimsel araştırmalar söyleyecek. 

Lucid Dream ile Bilinç Problemini Çözmek

Bilincin beyinde nasıl ortaya çıktığı, sinirbilimdeki en şaşırtıcı sorulardan biridir. Bazı araştırmacılar, bilinçli rüyaların bilinç bilimi için fayda sağlayabileceğinin altını çiziyor.[21]

Ama bu, üzerinde çalışması çok zor bir alan. Bilinç, uyku süresince öngörülemez bir şekilde değişir ve rüya bilimi, halen emekleme evresindeki bir sahadır. Ayrıca denekler üzerinde inceleme yapmak için gereken karmaşık ekipmanlar da bu araştırmalarda ek sorunlar yaratmaktadır. Nihayetinde bu cihazlar içinde, vücuduna sensörler bağlı şekilde uyuyan biri, bilincinin o anki durumunu modifiye olmamış bir şekilde yansıtabilir mi?

Yine de lucid dream araştırmaları bilinci anlamamızı sağlayabilir; çünkü berrak olan ve berrak olmayan rüyaları içeren REM uykusu, bilinçli deneyimimizin belirgin şekilde farklı olduğu ama genel beyin durumunun aynı kaldığı iki durumdur. Berrak rüya sırasında beyin aktivitesindeki gözlenen değişimleri, berrak olmayan rüyalardaki değişimlerle kıyaslayarak, berrak rüya sırasında yaşanan gelişmiş farkındalığı kolaylaştırabilecek özelliklere bakabiliriz.

Ayrıca, uyuya bir kişinin göz hareketlerini, ne zaman berrak rüyada olduğunu gösteren bir işaret olarak kullanarak, sadece bu yükseltilmiş bilinci neyin karakterize ettiğini ve koruduğunu değil, aynı zamanda ilk etapta nasıl ortaya çıktığını daha iyi anlamak için bu noktada nörobiyolojik aktiviteyi inceleyebiliriz. Bu yönde yapılan çalışmalar, bilincin sırlarını aydınlatmamıza yardımcı olabilir.

Sonuç

Günlük hayatta fark etmediğimiz nesnelerin rüyadaki sanal dünyamıza girmesi yeni fikirlerin doğuşuna olanak sağlayabilir. Tarih boyunca birçok bilimsel ve sanatsal ilham, rüya sırasında deneyimenmiştir.

Aristo ve Plato, uyuyan kişinin beyninin bazı kısımlarından kapanmasından ziyade, farklı olduğuna inanmışlardır. Görünen o ki beyin, uyku sırasında nörokimyasını ve dinamiğini değiştirerek, farklı bir beceriye erişmektedir. Bu bakımdan "rüya görmek", aslında duygusallıkla ve yaratıcılıkla örüntülü bir düşünce şekli olarak da görülebilir. Özellikle rüya bilinci, bizi gerçeklikle sınırlandırılmış dünyadan alıp, bizim yarattığımız imge ve öykülerin olduğu başka bir dünyaya götürmektedir. Rüyalar, bize içinde barındırdıkları orijinal perspektifleri ve yaratıcılığı gerçek dünyaya taşıma imkânı vermektedir.

Alıntı Yap

Okundu Olarak İşaretle

Paylaş

Sonra Oku

Notlarım

Yazdır / PDF Olarak Kaydet

Bize Ulaş

Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?

Kaynaklar ve İleri Okuma

  • ^T. L. Kahan, et al. (). Lucid Dreaming As Metacognition: Implications For Cognitive Science. Consciousness and Cognition, sf: doi: /ccog Arşiv Bağlantısı
  • ^A. Mayor. (). Fossil Legends Of The First Americans. ISBN: Yayınevi: Princeton University Press.
  • ^L. Shepard. (). Encyclopedia Of Occultism & Parapsychology. Yayınevi: Gale Research Company.
  • ^U. Voss, et al. (). Measuring Consciousness In Dreams: The Lucidity And Consciousness In Dreams Scale. Consciousness and Cognition, sf: doi: /seafoodplus.info

    nest...

batman iftar saati 2021 viranşehir kaç kilometre seferberlik ne demek namaz nasıl kılınır ve hangi dualar okunur özel jimer anlamlı bayram mesajı maxoak 50.000 mah powerbank cin tırnağı nedir

© 2024 Toko Cleax. Seluruh hak cipta.