diş iltihabı tansiyonu yükseltirmi / Yüksek tansiyon ve diş implantları - DİŞ HEKİMİ İLKER ERDOĞAN

Diş Iltihabı Tansiyonu Yükseltirmi

diş iltihabı tansiyonu yükseltirmi

Yüksek Tansiyon Böbrek Yetmezliğine Sebep Olabilir

Hipertansiyon hastasıysanız, böbrek taşı ve idrar yolları rahatsızlıklarınız varsa bu hastalıkların gelişim şekline dikkat etmelisiniz; çünkü tüm bunlar kronik böbrek yetmezliği oluşumuna sebep olabilir. Türkiye`de böbrek yetmezliği ile mücadele eden ve diyaliz tedavisi gören yaklaşık 70 bin ileri evre böbrek hastasının bu rahatsızlığının temelinde ikinci sırada hipertansiyon yatıyor.

Memorial Hizmet Hastanesi Nefroloji Bölümü`nden Uz. Dr. Bilal Görçin, kronik böbrek yetmezliği oluşumuna neden olan hastalıklar ve bu hastalıklardan korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Yüksek tansiyon ve şeker hastaları dikkat!

Kronik böbrek yetmezliği, böbreğin tüm işlevlerinin kalıcı ve ilerleyici bir şekilde bozulmasıdır. Geri dönüşlü bir durum değildir. Ancak, hipertansiyonun etkin bir şekilde kontrolü, diyet uygulanması, yeterli sıvı alınması, bazı ilaçların kullanımından kaçınılması ve düzenli kontrol gibi önlemlerle böbrek işlev bozukluğunun ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlatmak olasıdır.  Ülkemizde ve birçok ülkede kronik böbrek yetmezliğinin en sık görülen iki nedeni şeker hastalığı ve hipertansiyondur. Bu hastalıklarda tuz kısıtlanması, düzenli egzersiz yapılması ve kilo verilmesi gibi yaşam tarzı değişikliklerinin uygulanması, kan şekerinin ve kan basıncının etkin bir şekilde kontrol edilmesi ve düzenli izlem gibi önlemlerle böbrek yetmezliği gelişimini önlemek mümkündür. Ayrıca çeşitli nefritler, taş hastalığı, idrar yollarındaki yapısal bozukluklar, enfeksiyonlar, özellikle polikistik hastalık olmak üzere böbreğin kalıtımsal hastalıkları da kronik böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Böbreğin işlevlerinin bozulması sonucu ortaya çıkan sorunlar;

  •  Vücuda zararlı olan üre ve kreatinin gibi maddeler birikir.
  •  Su ve sodyum (tuz) vücutta birikir. Bunun sonucunda kan basıncı yükselir. Biriken tuz ve zararlı maddeler atılamayınca vücutta su tutulur.
  •  Kansızlık gelişir.
  •  Kemik gelişimi bozulur.
  •  Kanda potasyum (meyveler de bulunan bir tuz.)düzeyi yükselir ve buna bağlı olarak kalp ritmin de bozukluklar ortaya çıkabilir.
  •  Kalp ve damar hastalıkları gelişebilir.
  •  Halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, kaşıntı, ağızda kötü koku, bacaklarda his bozukluğu ve huzursuzluk, nefes darlığı, ruhsal bozukluklar ve şuur bulanıklığı gibi yakınmalar ortaya çıkabilir.

Aşırı su içiyor ve sık idrara çıkıyorsanız dikkat edin

Kronik böbrek yetmezliğinin ilk belirtisi "Polidipsi" (çok su içme) "Poliüri" (çok idrar çıkarma) ve "Noktüri" (gece idrara çıkma) biçiminde olabilir. Halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, iştahsızlık, özellikle sabah saatlerinde ortaya çıkan mide bulantısı, kusma, uykusuzluk, hafif bir nefes darlığı, ağızda kötü bir tat, inatçı hıçkırıklar, solukluk, görme bozuklukları, bilinç bozuklukları gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Kronik böbrek yetmezliğinin kendisi, kalp yetmezliği yaratan bir etken olmamakla birlikte, yüksek tansiyona ve sıvı birikimine bağlı  (hipertansiyon) ve kalp yetmezliğine sık rastlanmaktadır. Böbrek hastalarında vücutta yaygın şişlikler (ödem) oluşur; göz kapakları, akciğer, karın ve bacaklar şişer.

Böbrek hastalarında ödem gelişiminin sebepleri;

1)  a)

Böbreklerde protein kaybı (hipoproteinemi nefrotik sendrom) genellikle genç yaşlarda görülen çoğu zaman sebebi belli olmayan ve böbrek biyopsisi ile tanı konulan hastalıklardır. Genellikle böbrek fonksiyonları normaldir. Bazen etkin tedavi ile tamamen düzelirler.

  b)

Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle vücudun su ve tuzu böbreklerle atamaması, birikmesi sonucu vücutta ödem oluşur. Hipertansiyon meydana gelir. Böbrek yetmezliğinin başlangıç evrelerinde hipertansiyon vardır ancak ödem nadirdir. Ödem kronik böbrek yetmezliğinin son evrelerinde ortaya çıkar. Genellikle tedaviye dirençlidir ve diyaliz gerektirir.

* Tansiyon tedavisinde kullanılan bir grup ilaçta ayaklarda şişlik yapabilir. Ayrıca şeker hastaları ödem gelişimine çok yatkındır. Böbrek fonksiyonları bozulmadan da şişebilirler.

2)

  Kronik böbrek yetmezliğinde anemi (alyuvarlarda sayıca azalma) hemen hemen kuraldır. Aneminin ağırlık derecesi ise kanda biriken üre ile doğru orantılıdır. Kronik böbrek yetmezliğinde aneminin en önemli sebebi vücudumuzda kan yapımını her aşamada uyaran ve yönlendiren eritropoetin isimli hormonun (böbrek hücrelerinden yapılıp kemik iliğini uyarır) yetersiz yapılmasına bağlıdır. Tedavide bu hormon kullanılmadan kansızlık düzeltilemez.

Yüksek tansiyon, diş tedavisi sırasında olumsuz durumlara yol açabilir. Yüksek tansiyonunuz varsa ve ilaç kullanıyorsanız, bunu implant yaptırmadan önce diş hekiminize mutlaka söyleyin

Kontrolsüz veya ilaçla kontrol altına alınan yüksek tansiyon, herhangi bir implant tedavisinin planlamasında önemli bir kriterdir. İmplantlar kemiğe yerleştirilir; kan basıncının kemik oluşması üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Ancak yüksek tansiyonu tedavi etmek için alınan kan basıncı ilaçları, diş tedavisi sırasında zararlı durumlar yaratabilir.
Diş hekimiyle yüksek tansiyonu veilaçları tartışmak
Bir kan basıncı değerlendirmesi;kanı kalpten vücuda ve sonra kalbe geriitmek için ne kadar sıkı çalıştığı ile ilgilidir.
Kan dolaşımı için daha fazla çaba gerektiğinde, dolaşım çok daha az etkilidir ve kaygılı dönemlerde kalp aktivitesine daha az dayanabilir. Yüksek tansiyon, bir diş tedavisi sırasında felç veya böbrek hasarı riski içerir. Yüksek tansiyonu kontrol altına almak için tansiyon ilaçları kullanan hastalar, tedavi sırasında yüksek düzeyde kaygı yaşamadıkları sürece tamamen güvendedirler. Bu nedenle, planlanan implant tedavisi uygulanmasında ağrı yönetimi kritik öneme sahiptir.

KAN BASINCI ARTABİLİR
Kan basıncını kontrol altına almak için ilaç kullanılmalı, ağrıları ve sonuçta ortaya çıkan kaygıyı gidermek için ağrı kesici ilaçlar verilmelidir; ancak bunların ikisi de implant tedavisi uygulanan yüksek tansiyonlu hastalar için büyük soruna neden olabilir. Yüksek tansiyonlu bir hastanın yapabileceği en büyük hata, diş hekimine kan basıncını kontrol altına almak için aldığı ilaçlardan bahsetmemesidir. Adrenalin içeren lokal anestezi ilaçları seçici olmayan beta blokerler ile birleştirildiğinde, kalp üzerinde daha yoğun etkiye sahip olur ve kan basıncında hızlı artışlara yol açabilir. Bu da ağrı, korku ve buna bağlı yüksek tansiyona neden olabilir. Bir ilaç kombinasyonu ile kalbi kötüleştirmeden ağrıyı ve korkuyu etkili bir şekilde azaltmanın en iyi yolu, daha fazla enjeksiyona yayılan uygun dozda dozlama ajanları sunmak, hastayı hızlı bir şekilde işlemden geçirip daha çabuk gevşemeye başlamalarına izin vermektir.
Yüksek tansiyonlu hastalardaimplant bakımı
İmplant tedavisinden sonra iyileşmeperiyodu için de önemli noktalarvardır. Kontrol altına alınmayan yüksektansiyon, oksijenin ve besin maddelerinindamarlara ve kılcal damarlara verilmesinisınırlar; bu da hücrelerin yenilenmeve iyileşme yeteneğini azaltır. Ağızdaaçık yaralar ile uzun süren enfeksiyon,şişmeye yol açar ve zararlı bakterilerinkan dolaşımına girme riskini artırır.
İlaçla tedavi edilen kan basıncının, implant yerleştirildikten sonra iyileşme üzerinde çok az etkisi vardır; ancak yine de diş hekimi ve hasta arasında tartışılması gerekmektedir. Çoğu implant işlemi, yüksek derecede hızlı bir iyileşme süresine sahiptir ve hastalar birkaç gün içinde ağrı yönetimi olmaksızın normal aktivitelere devam edebilir. İmplant işlemini takip eden daha büyük endişe, diş eti sağlığı ve ağız hijyenidir. Kalsiyum kanal blokerleri, genellikle diş etlerinin hafifçe şişmesine ve aşırı büyümesine neden olur; bu durum onları temiz tutmayı daha zor hale getirir. İmplantlar ve implant destekli protezler; kavite ve diş eti hastalığına karşı bağışık olsa da, diş eti tahrişi zararlı olabilir ve dental implant tedavisinin bütünlüğünü korumak için kaçınılmalıdır.
İmplant işlemine hazırlanmanın en iyi yolu; yüksek tansiyonunuz varsa veya tansiyonunuzu ilaçlarla kontrol altında tutuyorsanız, diş hekiminize söylemenizdir.
Diş hekiminiz, işlem sırasında sizi nasıl güvenli ve rahat tutacağını bilecek ve gülümsemenizi size geri verdikten sonra implantlarınızın bakımı için sizi bilgilendirecektir.
Diş implantları ve şeker hastalığı
Şeker hastalığı, implant tedavisiniengellemez ancak şeker hastalığı bulunankişilerde implant başarısızlığı oranıoldukça yüksektir. Tip 1 veya Tip 2diyabet hastalarının en büyük sıkıntısı,implant yapılan bölgedeki yaranıniyileşmesinin uzun zaman almasıdır.
Ayrıca şeker hastaları daha çok enfeksiyon riski altındadır.
Diş eti iltihabı gibi enfeksiyonlar şeker hastalığı bulunan kişilerde çok yaygın olduğu için, implant başarısızlığı riski 10 kat artar ve başka komplikasyonlara da yol açabilir.
Ancak dental implant cerrahisi tedavisindeki gelişmeler ve yeni araştırmalar, şeker hastalarında daha önce hesaplanandan daha yüksek oranda implant cerrahisi başarısı olduğunu doğrulamaktadır.
Son araştırmaya göre; implantlar yerleştirilmeden önce implantın iyileşmesi için daha fazla zamana ihtiyaç duyan kötü kontrollü şeker hastalığına sahip olan kişiler, başarılı bir dental implant cerrahi prosedürü şansına sahiptir.

DİŞ HEKİMİNE DANIŞIN
Şeker hastalığı olanlar, şu anda kozmetik diş hekimliği alanında yapılan iki tip implant işlemini tercih edebilirler. Bununla birlikte, işlemin uygulanmasından önce diş hekimine danışılması, başarı oranı ve başarısızlık nedenleriyle ilgili tartışılması; maksimum sonuçların elde edilebilmesi için önemlidir.
All On 4 Diş İmplantları (Dörtlüİmplant Sistemi)
Bu sistem, en popüler işlemlerdenbiridir. Hiç dişi olmayan hastalardasinüs lift, kemik eklemesi vekemik yetersizliğinden dolayı ileri cerrahiyapılması gereken durumları ortadankaldırmak için uygulanan tedaviyöntemidir. Hastalarımıza aynı gün geçicisabit protez yapabiliyoruz. All On 4uygulaması; hem vakit, hem de büyükkonfor sağlar. Şeker hastası olan bir kişinintüm üst ve alt dişlerinin yerine implantkonması gerekiyorsa, kemiğe vedolayısıyla minimum hasara ulaşmayagerek olduğu için bu ideal bir seçenektir.

MİNİ DİŞ İMPLANTLARI
Minidental implantlar, standart olarak kabul edilen dental implantlara göre daha küçüktür. Bu implantların çapı ortalama mm. civarındadır. Takma dişlerin tutuculuğunu artırmak için mini dental implant uygulaması yapılır. Özellikle yaşlı hastalarda veya kalp, şeker ve yüksek tansiyon hastalarında mini dental implant kullanımı daha sorunsuz olacaktır. Bu uygulama, hastada kemik yetersizliği varsa ve kemik yüksekliği alt çenede 10 mm'den, üst çenede ise en az 13 mm'den az ise kullanılmaz. Mini dental implatların avantajları şunlardır:
Diş etinde kesi yapmaya gerek kalmadığı için gayet basit, kolay ve hızlıdır.
İmplant uygulaması sonrasında şişlik, ağrı ve kanama oluşmaz.
Aynı seansta, implantların üzerine hastanın protezleri yerleştirilir.
Sistemik hastalıklara sahip hastalara ve yaşlılara rahatlıkla uygulanabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

SON DAKİKA

nest...

batman iftar saati 2021 viranşehir kaç kilometre seferberlik ne demek namaz nasıl kılınır ve hangi dualar okunur özel jimer anlamlı bayram mesajı maxoak 50.000 mah powerbank cin tırnağı nedir