icat ve buluşların temelinde ihtiyaçlar vardır sözünü örnek vererek açıklayınız / İcat ve buluşların temelinde ihtiyaçlar vardır sözünü örnek vererek açıklayınız

Icat Ve Buluşların Temelinde Ihtiyaçlar Vardır Sözünü Örnek Vererek Açıklayınız

icat ve buluşların temelinde ihtiyaçlar vardır sözünü örnek vererek açıklayınız

Sosyal Bilgiler 5.sınıf Ders Kitabı

by beyza otar

Sosyal Bilgiler 5.sınıf Ders Kitabı E-Kitap

Sosyal Bilgiler 5.sınıf Ders Kitabı E-Kitap Less

Read the publication

ORTAOKUL VE İMAM HATİP ORTAOKULU SOSYAL BİLGİLER 5 DERS KİTABI Yazar Seçil Büket HARUT ATA DERSANECİLİK, KİTAPÇILIK, YAYINCILIK, MATBAACILIK EĞİTİM, TURİZM, İNŞ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. Örnek Mahallesi Örnek Caddesi No.: 75 Altındağ/ANKARA tel.: (0 312) 341 23 85 - 384 52 58 - 342 41 83 342 41 84 - 384 52 00 • belgeç: 341 23 84

Dil Uzmanı Mehmet ÖZKAN Görsel Tasarım Uzmanı Burcu GÜRCAN

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Bastğn yerleri toprak diyerek geçme, tan: Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. Düşün altndaki binlerce kefensiz yatan. O benim milletimin yldzdr, parlayacak; Sen şehit oğlusun, incitme, yazktr, atan: O benimdir, o benim milletimindir ancak. Verme, dünyalar alsan da bu cennet vatan. Çatma, kurban olaym, çehreni ey nazl hilâl! Kim bu cennet vatann uğruna olmaz ki feda? Kahraman rkma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Şüheda fşkracak toprağ sksan, şüheda! Sana olmaz dökülen kanlarmz sonra helâl. Cân, cânân, bütün varm alsn da Huda, Hakkdr Hakk’a tapan milletimin istiklâl. Etmesin tek vatanmdan beni dünyada cüda. Ben ezelden beridir hür yaşadm, hür yaşarm. Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli: Hangi çlgn bana zincir vuracakmş? Şaşarm! Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarm. Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli- Yrtarm dağlar, enginlere sğmam, taşarm. Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. Garbn âfâkn sarmşsa çelik zrhl duvar, O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşm, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Her cerîhamdan İlâhî, boşanp kanl yaşm, Ulusun, korkma! Nasl böyle bir iman boğar, Fşkrr ruh- mücerret gibi yerden na’şm; Medeniyyet dediğin tek dişi kalmş canavar? O zaman yükselerek arşa değer belki başm. Arkadaş, yurduma alçaklar uğratma sakn; Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanl hilâl! Siper et gövdeni, dursun bu hayâszca akn. Olsun artk dökülen kanlarmn hepsi helâl. Doğacaktr sana va’dettiği günler Hakk’n; Ebediyyen sana yok, rkma yok izmihlâl; Kim bilir, belki yarn, belki yarndan da yakn Hakkdr hür yaşamş bayrağmn hürriyyet; Hakkdr Hakk’a tapan milletimin istiklâl! Mehmet Âkif Ersoy 3

GENÇLİĞE HİTABE Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve hâricî bedhahlarn olacaktr. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atlmak için, içinde bulunacağn vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatann bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün ordular dağtlmş ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâd! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktr. Muhtaç olduğun kudret, damarlarndaki asil kanda mevcuttur. Mustafa Kemal Atatürk 4

5

İÇİNDEKİLER ORGANİZASYON ŞEMASI...................................................................................8 1. ETKİN BİR VATANDAŞIM ................................................................................. 12 2. OLAYLARIN ÇOK BOYUTLULUĞU.................................................................... 14 3. ROLLERİMİZ, HAKLARIMIZ VE SORUMLULUKLARIMIZ VAR......................... 18 4. HAKLARIMLA VARIM ......................................................................................... 22 ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME....................................................................... 30 1. UYGARLIKLARI TANIYORUZ............................................................................. 34 2. ÜLKEMİZİN GÜZELLİKLERİ............................................................................... 44 3. ZENGİN KÜLTÜRÜMÜZ .................................................................................... 49 4. ORTAK DEĞERLERİMİZ .................................................................................... 54 5. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜRÜMÜZ......................................................... 56 ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME....................................................................... 58 1. HARİTALAR NE DİYOR?..................................................................................... 62 2. İKLİMİN YAŞAMIMIZA ETKİSİ ............................................................................ 66 3. NÜFUS VE YERLEŞME....................................................................................... 74 4. NEDEN OLDU? .................................................................................................... 78 5. DOĞAL AFETLER VE ETKİLERİ......................................................................... 82 ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME....................................................................... 86 1. TEKNOLOJİNİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ . ............................................. 90 2. CEBİMİZDEKİ KÜTÜPHANE............................................................................... 92 3. ÖNCE GÜVENLİK ............................................................................................... 99 4. BİLİM İNSANLARI VE ORTAK ÖZELLİKLERİ.................................................... 103 5. ARAŞTIRMACI ÇOCUKLAR............................................................................... 106 ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME....................................................................... 108 6

1. YAŞADIĞIMIZ YER VE ÇEVREMİZDEKİ EKONOMİK FAALİYETLER.............. 112 2. ÇEVREMİZDEKİ MESLEKLER............................................................................ 118 3. EKONOMİK FAALİYETLER VE SOSYAL HAYAT............................................... 123 4. ÜRETİMİN SERÜVENİ VE TÜKETİM.................................................................. 125 5. YENİ FİKİRLER GELİŞTİRİYORUZ.................................................................... 129 6. BİLİNÇLİ TÜKETİCİ ................................................................................. 135 ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME....................................................................... 138 1. TOPLUMA HİZMET EDENLER............................................................................ 142 2. YAŞADIĞIMIZ YERDE YÖNETİM........................................................................ 147 3. TEMEL HAKLARIMIZ ......................................................................................... 151 4. BİZİ BİZ YAPAN SEMBOLLER............................................................................ 155 ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME....................................................................... 158 1. EKONOMİYE KATKIMIZ ...................................................................................... 162 2. İLETİŞİM VE ULAŞIMIN TİCARETE ETKİSİ........................................................ 166 3. BARIŞA GİDEN YOLCULUK................................................................................ 169 4. GEÇMİŞTEN GELECEĞE ARMAĞAN: ORTAK MİRAS...................................... 172 ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME........................................................................ 180 SÖZLÜK .......................................................................................................................... 182 KRONOLOJİ.................................................................................................................... 183 KAYNAKÇA..................................................................................................................... 184 CEVAP ANAHTARI.......................................................................................................... 190 TÜRKİYE HARİTASI........................................................................................................ 191 TÜRK DÜNYASI HARİTASI............................................................................................. 192 7

ORGANİZASYON ŞEMASI 1. ÜNİTE Ünite adı Ünite ile ilgili görseller 10 Ünite içerisinde yer alan konular KONULAR 1. ETKİN BİR VATANDAŞIM 2. OLAYLARIN ÇOK BOYUTLULUĞU 3. ROLLERİMİZ, HAKLARIMIZ VE SORUMLULUKLARIMIZ VAR 4. HAKLARIMLA VARIM Ünite içerisinde yer ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME alan değerler Bu ünitede çalışkanlık, vatanseverlik, duyarlılık, bilimsellik, aile birliğine önem verme, sorumluluk ve eşitlik değerleri işlenmiştir. NELER ÖĞRENECEĞİZ? ● Sosyal Bilgiler dersinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin bir vatandaşı olarak kendi gelişimimize katkısını fark edeceğiz. ● Yakın çevremizde yaşanan bir örnekten yola çıkarak bir olayın çok boyut- luluğunu açıklayacağız. Ünite ● Sahip olduğumuz hakların farkında olan bir birey olarak katıldığımız grup- larda aldığımız rollerin gerektirdiği görev ve sorumluluklara uygun davran- mayı öğreneceğiz. kazanımları ● Çocuk olarak sahip olduğumuz haklardan nasıl yararlandığımıza ve bu hakların ihlallerine örnekler vereceğiz. 11 8

Değerler eğitimine ait hangi unsurların verildiğini gösteren bölümdür. Konu başlığının altında bulunan hazırlık soruları ve ön çalışmaların yer aldığı bölümdür. Öğrendiklerinizi pekiştirecek ya da uygulamanızı sağlayacak etkinliklerin yer aldığı bölümdür. Farklı görüş ve düşüncelerinizi dile getirebileceğiniz soruların yer al- dığı bölümdür. Görseller ile çeşitli gazete, dergi ya da kitaplardan, metinlerden alınmış sorgulatıcı soruların yer aldığı bölümdür. Öğrendiklerinizle ilgili daha ayrıntılı bilgilere ulaşabileceğiniz çeşitli ki- taplardan alınan metinlerin yer aldığı bölümdür. HABER Konuyla ilgili gazete ve genel ağ haberlerinin yer aldığı bölümdür. Konu ile ilgili şiirlerin yer aldığı bölümdür. Her ünitenin sonunda kendinizi değerlendirebileceğiniz soruların yer al- dığı bölümdür. 9

1. ÜNİTE 10

KONULAR 1. ETKİN BİR VATANDAŞIM 2. OLAYLARIN ÇOK BOYUTLULUĞU 3. ROLLERİMİZ, HAKLARIMIZ VE SORUMLULUKLARIMIZ VAR 4. HAKLARIMLA VARIM ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME Bu ünitede çalışkanlık, vatanseverlik, duyarlılık, bilimsellik, aile birliğine önem verme, sorumluluk ve eşitlik değerleri işlenmiştir. NELER ÖĞRENECEĞİZ? ● Sosyal Bilgiler dersinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin bir vatandaşı olarak kendi gelişimimize katkısını fark edeceğiz. ● Yakın çevremizde yaşanan bir örnekten yola çıkarak bir olayın çok boyut- luluğunu açıklayacağız. ● Sahip olduğumuz hakların farkında olan bir birey olarak katıldığımız grup- larda aldığımız rollerin gerektirdiği görev ve sorumluluklara uygun davran- mayı öğreneceğiz. ● Çocuk olarak sahip olduğumuz haklardan nasıl yararlandığımıza ve bu hakların ihlallerine örnekler vereceğiz. 11

1. ETKİN BİR VATANDAŞIM Geçen yıl tanıştığınız Sosyal Bilgiler dersinde öğrendiğiniz konuların size sağladı- ğı katkılar neler olmuştur? Açıklayınız. Aşağıdaki öğrenciler Sosyal Bilgiler dersinin etkin bir vatandaş olarak kendilerine neler kazan- dırdığına ilişkin görüşleri bizimle paylaşmışlardır. Şimdi öğrencilerin bu görüşlerini okuyalım. Merhaba, ben Aslı. Sosyal Bilgiler dersinde çocuk olarak bizim de birçok hakkımızın olduğunu öğrendim. Üstelik sahip olduğumuz bu haklar hem ulusal hem de uluslararası belgelerle koruma al- tına alınmış. Örneğin okula gelerek eğitim hakkımızı, hastalandığımızda ise hastaneye giderek sağ- lık hizmeti veren kurumlardan yararlanma hakkımızı kullanmış oluyoruz. Merhaba, ben Alp. Okula başladığım günden itiba- ren Türk halkının Atatürk önderliğinde ülkemizi düşman- lardan kurtarmak için verdiği mücadele ile ilgili birçok şey öğrendim. Sosyal Bilgiler dersinde öğretmenimiz bu konuları bize ayrıntılı bir şekilde anlattı. Verilen mücade- lenin ne kadar büyük olduğunu ve bu mücadelede he- nüz bizim yaşlarımızda olan birçok çocuk kahramanın görev yaptığını öğrendim. Bu mücadelenin içinde olan tüm insanlara karşı büyük bir minnet borcumuzun oldu- ğunu; bu borcun da vatanımızı sevip çok çalışarak, onu daha güzel günlere taşıyarak ödeneceğini düşünüyo- rum. Aşağıda Millî Mücadele Dönemi’ndeki bu destansı direnişe ait Sakarya Savaşı Panoraması (Görsel 1.1) ve TBMM’nin açılışına ait bir fotoğraf (Görsel 1.2) yer al- maktadır. 1.1 Sakarya Savaşı Panoraması-Anıtkabir ve Kurtuluş 1.2 TBMM’nin açılışı 23 Nisan 1920-Ankara Savaşı Müzesi-Ankara 12

Merhaba, ben Çınar. Geçen yıl Sosyal Bilgiler dersinde öğretmenimiz, her birimize ayrı bir ülke ismi vererek bu ülkeler ile ilgili araştırma yapmamızı istedi. Araştırdığımız ülkelere ait hazırladığımız ödevleri bu ülkelere ait harita ve görseller ile zenginleştirdik. Sınıfta yirmi beş ayrı ülkeye ait sunumlar yapıldı. Küçük bir dünya turu yani. Bu sayede dünyanın farklı bölgelerinde kurulmuş devletlerin sosyal, kültürel yapıları ve ekonomik faaliyetleri hakkında bilgiler edindik. Bu toplumların kültürel unsurlarını, kendi kültürümüzle olan benzerlikler ve farklılıklar yönü ile ele aldık. Ben kardeş ülke Azerbaycan’ı araştırdım. Ulaştığım bilgiler Türkiye-Azerbaycan ilişkileri için kullanılan “iki devlet tek millet” sözünün ne kadar doğru olduğunu ortaya koyuyordu. Ödevimde kullandığım Azerbaycan halk oyunlarında giyilen kıyafetleri (Görsel 1.3) ve el sanatlarına ait örnekleri 1.3 Azerbaycan halk oyunları kıyafeti (Görsel 1.4) sizlerle paylaşıyorum. 1.4 Azerbaycan el sanatlarına ait bazı ürünler Arkadaşlarımızın verdiği bu bilgilerden de yola çıkarak Sosyal Bilgiler dersinin faydaları için şunları söyleyebiliriz: Sosyal Bilgiler dersi, ● Etkin bir vatandaş olmamıza yardımcı olur. ● Hak ve sorumluluklarımızı öğretir. ● Millet olma bilincimizi güçlendirir. ● Ülkemizi ve dünyamızı daha iyi tanımamızı sağlar. ● Sorun çözme becerimizi geliştirir. ● İçinde bulunduğumuz toplumla uyum içinde yaşamamızı sağlar. Öğrendiklerimi Uyguluyorum Sosyal Bilgiler dersinin, etkin bir vatandaş olarak gelişiminize diğer katkıları neler- dir? Örnekler veriniz. 13

2. OLAYLARIN ÇOK BOYUTLULUĞU “Herhangi bir olayın ortaya çıkması tek bir nedenle açıklanamaz.” ifadesinden ne anlı- yorsunuz? Açıklayınız. Çevremizde her gün çeşitli olaylar yaşanır. Bu olayların bazılarına tanık oluruz, bazılarını ise kitle iletişim araçlarından öğreniriz. Olayların birden fazla nedeni ya da sonucunun olmasına “çok boyutluluk” adı verilir. Örneğin yaşadığınız yerde bir üniversite açılması sizin yaşantınızı birçok yönden etkiler. Öncelikle üniversite okumak için ailenizden ayrılarak başka bir şehre gitmek zo- runda kalmazsınız. Bu durum ekonomik açıdan ailenizin bütçesini olumlu yönde etkiler. Aileniz- den ayrı kalmayacak olmanız hem sizi hem ailenizi mutlu eder. Bunun yanında üniversiteler, hem yaptığı harcamalar hem de bünyesinde çalışan personel sayesinde yaşadığınız yerin ekonomisi- ne de büyük katkılar sağlar. Üniversiteler kuruldukları kentin sanayi, tarım, hayvancılıkla uğraşan kuruluşlarıyla iş birliği yaparak, sahip oldukları bilgi birikimini bu kesimlere aktararak daha etkin ve verimli olmaları için önemli katkılar sağlayabilir. Olayların etkileri bazen olayın gerçekleştiği anda bazen de zaman içinde görülebilir. Örneğin yaşadığınız yerde meydana gelen kar yağışı, dolu fırtınası gibi çeşitli hava olayları eğitim-öğreti- min aksamasına, trafik kazalarına, tarım alanlarının zarar görmesine neden olabilir. Hava koşul- larının kötü olması nedeniyle eğitim ve öğretim faaliyetlerine ara verilmesi sizin okula gitmemeni- ze neden olarak sizi etkilerken tarım alanlarının zarar görmesi hem burada çalışan üreticiyi hem de buradan gelecek ürünleri bekleyen tüketiciyi etkiler. Kötü hava koşulları, sürücülerin dikkatsiz- liği gibi etkenler eklenince trafik kazalarına yol açabilir. Bu durum o yolu kullanan kişileri, trafik polislerini, yol çalışmalarını etkiler. Bazı olayların etkileri sadece olayın yaşandığı yerlerle de sı- nırlı kalmaz. Bir ilimizde tarım alanlarının zarar görmesi hem o ilde yaşayan kişileri hem de o ilden gelecek ürünleri bekleyen tüketiciyi, fabrikasında kullanmak üzere ham madde bekleyen sanayi- ciyi, dağıtım yapacak taşımacılık firmasında çalışan insanları da etkiler. Öğrendiklerimi Uyguluyorum Yandaki görseli inceleyerek trafik kazaları- nın nedenlerini ve sonuçlarını aşağıya yazı- nız. Nedenleri: ...................................................... ........................................................................ ........................................................................ ........................................................................ ........................................................................ Sonuçları: ..................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 14

Yaşadığımız olayların etkileri kimi zaman kendimizle ya da ülkemizle de sınırlı kalmaz, tüm dünyayı ve canlıları da etkiler. Günlük yaşamımızda alışveriş yaparken kullandığımız plastik tor- baların hem kendi yaşantımıza hem de çevremize etkilerini inceleyelim. Aşağıdaki metni okuyunuz. Metnin altındaki soruları cevaplayınız. HABER torbalarının üretimi, kese kâğıtlarına göre %40 daha az enerji gerektiriyor. Dünyada her yıl bir trilyon kadar plastik alışveriş torbası kullanılıyor. Çöpe atılan plastik torbaların önemli bir bölümü akarsulara ve denizlere ulaşıyor (Görsel 1.5); kentle- re, kentlerin dışındaki kırsal alanlara ve çöp alanla- rının çevresine yayılıyor. Sonuç olarak çöpe atılan 1.5 Denize bırakılmış plastik atıklar plastik torbalar hem büyük bir kirlilik oluşturuyor hem de çeşitli canlıların yaşamını tehdit ediyor. Uzmanlara göre çözüm, yeniden kullanılabilir malzemelerden yapılan alışveriş torbalarının yay- gınlaştırılması. Çeşitli yollardan çevreye yayılan Plastik torbaların kullanımı, 1990’lı plastik torbalar İrlanda, Tayvan, Güney Afrika ve yıllarda yaygınlaşmaya başladı. Ancak Avustralya gibi ülkelerde öyle büyük bir sorun bugün onlara el değmemiş doğal alan- hâline gelmiş ki bu ülkelerin bazılarında plastik larda bile rastlamak olası. Onları yaşamı- torba kullanımı yasaklanmış, bazılarındaysa bu mızın hemen her alanında kullanıyoruz. konuda ağır vergiler getirilmiş. İngiltere’de ve Plastik torbaların yaygın olarak kullanıl- ABD’nin kimi bölgelerinde de bu konu ile ilgili ça- ması, ucuzluğuna ve üretim sürecinin lışmalar yürütülüyor. kolaylığına dayanıyor. Plastik alışveriş www.bilimcocuk.tubitak.gov.tr (Düzenlenmiştir.) 1. Plastik torba kullanımının yaygınlaşmasının nedenleri nelerdir? 2. Plastik torba kullanımının yaygınlaşması diğer canlıların yaşamlarını nasıl etkiler? 3. Çevre kirliliği sorununa duyarlı davranan insanlar, bu sorunu gidermek için ne gibi çözüm önerileri getirmişlerdir? Olayların oluşumundaki unsurlar da tıpkı olayların etkileri gibi tek nedenle açıklanamaz. Örne- ğin günümüzde tüm canlı türlerinin yaşamını tehdit eden çevre kirliliğinin ortaya çıkmasının birçok nedeni vardır. Çevre kirliliğinin daha önce değindiğimiz plastik torba kullanımı dışında, fabrikalar- dan çıkan zehirli gazlar, atık sular, evsel ve kimyasal atıklar gibi birçok nedeni vardır. Olayların gerçekleşme nedenlerine ve bu olayların sonuçlarına çok yönlü bakıp bu neden ve sonuçlara yönelik incelemelerimizi, düşüncelerimizi, fikirlerimizi, çıkarımlarımızı bilimsel verilerle destekle- memiz olayları daha iyi anlamamıza yardımcı olur. 15

TEMA’nın (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koru- ma Vakfı) resmî genel ağ adresinden alınan aşağıdaki metni okuyunuz. Metinle ilgili olarak 17. sayfadaki soruları cevaplayınız. Varoluş Nedenimiz Toprak... Toprak...Toprak... Ülkemiz, yılda 743 milyon ton toprağını erozyonla kaybediyor. Oysa yaşam üreten bir santimetre top- rağın oluşması binlerce yıl sürüyor. Toprak, kaybetmeyi göze alamayacağımız kadar kıymetli bir varlık. Bize aşımızı, işimizi, sanayimize ham maddeyi toprak sağlıyor. Eğer toprağımızı kaybedersek hayatı- mızı da kaybederiz. TEMA’nın amacı, yaşama yani toprağa sahip çıkmak ve toprağı korumaktır. Ufkumuz, Geleceğe Bakışımız; Sürdürülebilir yaşam ilkesiyle başta topraklarımız olmak üzere doğal varlıkların korunması için bilim temelli çalışan, topraktan gelen toplumsal barışa inanan, halkla bütünleşen, ülkenin ve dünyanın gele- ceğinde söz sahibi olan, gönüllü, bilinçli, öncü, uluslararası ve saygın bir sivil toplum kuruluşu olmaktır. Amacımız; - Ülke topraklarımızı tehdit eden erozyon ve çölleşme tehlikesine dikkat çekmek ve bu mücadelenin bir devlet politikası hâline gelmesine katkı sağlamak, - Toprakla birlikte dünya üzerindeki ekosistemi oluşturan su, orman, biyolojik çeşitlilik gibi tüm doğal varlıkların korunması ve insan kaynaklı iklim değişikliğine dair politikaların ve toplumsal bilincin oluş- turulması için çalışmak, - Doğal ormanları korumak, ağaçlandırma çalışmaları yaparak topluma ağaç sevgisi aşılamak, - Tarım alanları, çayır ve meraları korumak, geliştirmek ve buraların amacı dışında kullanılmasını önle- mek, - Doğal varlıkların korunması ve bunların doğru şekilde yönetilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasına öncülük etmek ve destek vermektir. TEMA’nın Hedefi; Öncelikle ulusumuza, onun temsilcilerine, siyasal partilere ve hükûmetlere, resmî ve özel kuruluşlara, eğitim kurumlarına, basın yayın organlarına; toprak erozyonunun nedenlerini, vahim sonuçlarını ve ülkemizin çöl olma tehlikesini anlatmaktır. TEMA, bu hedef doğrultusunda; siyasi güçleri, doğal varlıkların yok edilmesi ve erozyon sorununa çare bulmadan iktidar olamayacaklarına inandırma çabasındadır. Bu nedenle başta erozyon sorunu olmak üzere çevre sorunlarına karşı duyarlı, bilinçli ve etkin bir kamuoyu oluşturulmaya çalışılmaktadır. TEMA, ülkemizin en değerli hazinelerinden birinin toprak olduğunun bilincindedir. Bu nedenle orman, çayır, mera ve tarım alanlarının, su ve bitki gen kaynaklarının korunması, erozyonun önlenmesi ile insan kaynaklı iklim değişikliği konularında belli bir devlet politikasının gerekli ve zorunlu olduğuna inanmakta- dır. Bu hedeflere ulaşmak ancak teknik yönden yeterli bir kadro, teşkilat ve mali imkânlarla mümkündür. Temel Değerlerimiz ● Güvenirlilik ve Saygınlık ● Şeffaflık ● Gönüllülük ● Yaratıcı Katılımcılık ● Siyasi Tarafsızlık ● Herkesi Kucaklama ● Bilimsellik www.tema.org.tr (Düzenlenmiştir.) 16

TEMA’nın kuruluş amaçları nelerdir? ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... 17

3. ROLLERİMİZ, HAKLARIMIZ VE SORUMLULUKLARIMIZ VAR Okulda ve evde sizden beklenen davranışlar nelerdir? Açıklayınız. İnsanların günlük yaşamda üyesi olduğu bazı grup ya da kurumlar, bu grup ya da kurumlarda da üstlendikleri bazı roller vardır. “Rol”, grup ya da kurumlarda üzerimize düşen görevdir. Örneğin okulda öğrenci; ailede çocuk, kardeş, abla, ağabey; okul takımında kaptan ya da kaleci olmak rollerimizden bazılarıdır. Aynı anda birden fazla rolümüz olabilir. Bu roller bize bazı haklar da sağ- lar. Haklarımızı bilip onları yerinde ve zamanında kullanmamız gerekir. Rollerimiz, davranışları- mız üzerinde de etkilidir. Grup içerisinde rolü olan bir kişinin yaptığı işlerin sonucunu üstlenmesi- ne “sorumluluk” denir. Rollerimizin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirip haklarımızı bilmemiz uygun davranışları sergilememize yardımcı olur. Bakalım arkadaşlarımız katıldıkları gruplarda aldıkları rollere ait hak ve sorumluluklara uygun davranışlar için neler söylüyorlar? Merhaba, ben Emir (Görsel 1.6). Gün içerisinde en fazla vakit geçirdiğimiz grup ailemizdir. Başta aile- miz olmak üzere üyesi olduğumuz diğer gruplarda kişisel zamanımızı planlarken zamanı nitelikli, kitle ile- tişim araçlarını bilinçli kullanmaya önem vermeliyiz. Evdeki işler, aile üyeleri arasında paylaştırılır. Bu paylaşım yapılırken herkese aile içindeki rolüne uygun görevler verilir. Bu görevler bizim sorumlulukları- mızı oluşturur. Sorumlulukların yerine getirilmesi aile birliği açısından son derece önemlidir. Bu sorumlu- luklarımızdan bazıları şunlardır: ● Ailedeki rollerimize uygun davranmak ● Derslerde başarılı olmak için gerekli olan çalışmaları yapmak ● Odamızı ve ortak yaşam alanlarını temiz tutmak Bununla birlikte bir birey olarak aile içinde sahip olduğumuz bazı haklar da vardır. Bu haklarımızdan bazıları ise şunlardır: ● Ailemizi ilgilendiren konularla ilgili fikirlerimizi söylemek ● Eğitimimiz için gerekli ihtiyaçlarımızın karşılanmasını talep etmek ● Sağlıklı bir birey olarak gelişmemize uygun bir ortamın hazırlanmasını istemek 1.6 Emir ve ailesi 18

1.7 Okuldaki hak ve sorumluluklarımızdan bazıları Merhaba ben Dilek. Ortaokula başladığımız ilk gün, Okuldaki Haklarımız: hepimizde ortaokul öğrencisi olmanın verdiği bir heye- ● Okulun işleyişi ve kuralları hakkında can vardı. Sınıf arkadaşlarımın çoğunu zaten eski bilgilendirilmek okulumdan tanıyordum. Okulun ilk günü aynı zamanda ● Güvenli ve sağlıklı bir okul ortamında sınıf rehber öğretmenimiz olan Sosyal Bilgiler öğretme- bulunmak nimiz ile “okuldaki hak ve sorumluluklarımız” konulu bir Okulun sunduğu sosyal ve kültürel etkinlik yaptık. Hepimiz söz alarak görüşlerimizi ifade ● faaliyetlere katılabilmek ettik. Arkadaşlarımızdan gelen bu görüşleri Merve, sınıf tahtasına “Haklarımız” ve “Sorumluluklarımız” başlıkları ● Sınıf başkanlığı seçiminde aday olabilmek altında yazdı (Görsel 1.7). Biz de renkli fon kâğıtlarını ve oy kullanabilmek açarak hepimizin ortak noktada buluştuğu unsurları bu ● Derslere etkin bir şekilde katılabilmek kâğıtlara yazdık. Daha sonra bunları sınıf panomuza ● Düşüncelerimizi özgürce ifade edebilmek astık. Öğretmenimiz bize dönüp “Çocuklar 5/A sınıfı öğrencileri olarak sizler, sınıf anayasasını hazırladınız. Ben de size yardımcı oldum. Unutmayın, haklarınızı Okuldaki Sorumluluklarımız: bilmeniz ve savunmanız da sizin bir sorumluluğunuzdur. Sizden gelen düşüncelerle oluşan bu unsurlara uymanız ● Okula zamanında gelmeliyiz. hem okuldaki uyum ve düzeni hem de sizin başarınızı ● Ödevleri zamanında yapmalıyız. artıracaktır.” dedi. Öğretmenimizin bu konuşmasından ● Bireysel farklılıklara saygı göstermeliyiz. sonra sınıfça, sınıf anayasasında yer alan tüm maddele- ● Okul ve sınıf eşyalarını korumalıyız. re uyacağımıza dair söz verdik. İşte 5/A sınıfı anayasa- ● Okul ve sınıf nöbetlerinde verilen görev- sından bazı maddeler: leri yerine getirmeliyiz. ● Okul kaynaklarını tasarruflu kullanmalıyız. ● Ortak kullanım alanlarını temiz tutmalıyız. ● Okul çalışanlarına ve tüm öğrencilere saygılı olmalıyız. 19

1.8 İzci grubu Merhaba, ben Ahmet. Ekip çalışmasının önemli olduğu gruplardan biri İzcilik Kulübü’dür. Ben de Belediye İzcilik Kulübü’nün bir üyesiyim. Grup üyeleri olarak zaman zaman doğa yürüyüşleri- ne çıkıp kamplar düzenliyoruz (Görsel 1.8). Yaptığımız çalışmaları önceden hazırladığımız bir plan dâhilinde gerçekleştiriyoruz. Bu planlama ile hem zamanı doğru kullanıyor hem de nitelikli vakit geçiriyoruz. Bu etkinlikler hem bireysel hem de grup olarak sorumluluk duygumuzu gelişti- rirken çevre bilinci kazanmamıza da yardımcı oluyor. Son etkinliğimiz Ilgaz’daydı. Liderimiz gru- bun önünde yürüyerek bölgeyi bize tanıttı. Bana verilen görev en arkada yürüyerek grubun dağıl- masını engellemekti. Sorumluluğumu eksiksiz bir şekilde yerine getirdim. Selin, kamp yerinin belirlenmesi ve çadırların kurulmasından, Ayşe ise öğle yemeğinin dağıtılmasından sorumluydu. Öğle yemeği sonrasında liderimiz çevreye zarar vermeyecek şekilde bir kamp ateşi yaktı ve bizi yaktığı ateşin etrafında topladı. Hep birlikte günün değerlendirmesini yaptık. Bundan sonraki et- kinliklerin neler olduğunu ve kampımızı daha verimli geçirebilmek için neler yapabileceğimizi ko- nuştuk. Grup üyeleri olarak bu konu ile ilgili fikirlerimizi özgürce söyleyebilmek en doğal hakkımız- dır. HABER Çevre gönüllüsü öğrenciler ormanlık alanın bü- yük bir bölümünü kısa sürede pırıl pırıl yaptı. Doğa- yı temizlemek için âdeta birbiriyle yarışıp kilolarca cam ve plastik ambalaj atığı toplayan öğrenciler (Görsel 1.9), büyüklerine “Bize temiz bir doğa, sağ- lıklı bir çevre bırakın.” diye seslendi. 1.9 Çevreyi temizleyen öğrenciler Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (19.04.2019). Yukarıdaki haberi vatandaş olma sorumluluğu açısından yorumlayınız. Dü- şüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 20

Kişisel zaman planlaması, zamanımızı etkili ve verimli bir şekilde kullanabilmek için önemlidir. Kişisel zamanımızı planlarken bir taraftan ders çalışmaya, ailemiz ve arkadaşlarımızla nitelikli zaman geçirmeye, yeterli uyumaya gerekli zamanı ayırabilmeli diğer taraftan oyun oynama, kitap okuma, kitle iletişim araçlarını kullanma gibi etkinlikleri gerçekleştirebilmeliyiz. Sosyal ve duygusal gelişimimiz için arkadaşlarımızla oyun oynamamız, ailemizle vakit geçirmemiz gerekir. Ayrıca bü- yüme çağında olduğumuz için yeterli ve düzenli uyumalıyız. Ders çalışmak ve kitap okumak ise hem zihinsel gelişimimizi destekler hem de bilgi birikimimizi artırır. Tüm bu faaliyetlere başlamadan önce yapacaklarımızı planlarsak zamanımızı verimli bir şekil- de değerlendirmiş oluruz. Bu planlamayı yaparken haklarımızı yeterince kullanabilmeli, sorumlu- luklarımızı ihmal etmeden yerine getirmeliyiz. Yani oyun oynama hakkımızı kullanırken ders çalış- ma sorumluluğumuzu da yerine getirmeliyiz. Ders çalışırken de oyun oynamayı, ailemiz ve arka- daşlarımızla vakit geçirmeyi unutmamalıyız. Öğrendiklerimi Uyguluyorum A. Kişisel ihtiyaçlarınızı ve farklı gruplardaki sorumluluklarınızı göz önüne alarak nitelikli bir günlük plan hazırlayınız. Bu planı hazırlarken dikkat ettiğiniz unsur- ları arkadaşlarınızla paylaşınız. Saat Yapacaklarım Önemi 7.00 - 7.30 Uyanma - kahvaltı Gün içerisinde dinç olmamı sağlar. B. Okul kurumunu esas alarak aşağıdaki kutucukları kendinize göre doldurunuz. Evdeki Haklarım Rollerim Sorumluluklarım ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... ................................................... 21

4. HAKLARIMLA VARIM “Çocuk hakları” kavramından ne anlıyorsunuz? Sizce bu kavram neden ortaya çıkmış olabilir? Çocuk hakları; dünya üzerindeki tüm çocukların (Görsel 1.10) din, dil, ırk, renk, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın sahip olduğu haklardır. Bu haklar, tüm çocukların sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetişebilmesi için önemlidir. Gelin şimdi bu hakların neler olduğunu ve nasıl ortaya çıktığını birlikte öğrenelim. Çocuk hakları kavramı tüm dünyada özellikle son elli yılda büyük bir önem kazanmış, devletler çocuk haklarının korunup geliştirilmesine yönelik önemli çalışmalar yapmıştır. 1.10 Dünya çocuklarını yansıtan bir görsel 22

Çocuk hakları “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme” ile belirlenmiştir. Çocuk Haklarına Dair Söz- leşme, 20 Kasım 1989’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda kabul edilmiştir. Sözleşmeye göre 18 yaşına gelene kadar her birey çocuk sayılır. Sözleşme; din, dil, ırk, renk, ülke ve cinsiyetine bakılmaksızın bütün çocukların haklarını tanımlar. Sözleşme ile çocuk haklarının korunması ve hiçbir ayrım gözetilmeden çocukların toplumsal yaşama etkin bir şekilde katılmaları amaçlanmak- tadır. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme pek çok ülke tarafından imzalanmıştır. Ülkemiz Çocuk Hak- larına Dair Sözleşme’yi 1990 yılında imzalamıştır. Sözleşmeyi imzalayan devletler çocuklar için ül- kelerindeki tüm koşulları sözleşmeye uygun hâle getirmekle sorumludur. Peki, böyle bir sözleşmeye neden ihtiyaç duyulmuş olabilir? Bu sorunun cevabı için aşağıdaki haberi okuyalım. Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne neden ihtiyaç duyuldu? Bu soruya Birleşmiş Milletler Ço- HABER cuklara Yardım Fonunun (UNICEF) basın sözcüsü Helga Kuhn (Helga Kohn) şöyle cevap veriyor: “Bir kere, çocuklar yetişkin insanlar değil. Yetişkinlerin her yaptığını yapamazlar. Onlar özel korumaya muhtaçtırlar. Bu nedenle de onları koruyacak özel bir çevreye ihtiyaçları vardır. Bundan ise yetişkinler sorumludur. Bu hakların uygulanmasını sağlayabilmek için de ço- cukların kendi haklarına sahip olduklarının önceden bilinmesi gerek.” Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (06.11.2009). “Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne neden ihtiyaç duyuldu?” sorusuna siz nasıl bir cevap verirdiniz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 1.11 UNICEF logosu Birleşmiş Milletlerin önemli bir birimi olan UNICEF (Yunisef) 190 ülkede güçlü bir varlığa sahip, dünyanın öncü çocuk hakları savunucusudur (Görsel 1.11). Birleşmiş Milletler tarafından onaylanan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme doğrultusunda uluslararası topluluğun çocuklara verilen sözleri yerine getirmesi için çaba gösterir. Çocukların refahını artırmak, tüm çocuklara iyi bir yaşam olanağını sunmak için çeşitli ortaklarla birlikte çalışır. UNICEF’in çalışmalarının büyük bir kısmı dünyanın yoksul bölgelerinde ve özellikle savaş ya da doğal afetler gibi acil durumlarda çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasıyla ilgilidir. Çocuklar sadece ailelerinin, yaşadıkları ülkelerin değil tüm dünyanın geleceğidir. Bu nedenle çocukların korunmaları, ihtiyaç- larının karşılanması, mutlu bir yaşam sürmeleri için sözleşmeyi imzalayan tüm devletler söz vermiştir. 23

Gelin şimdi çocuk olarak hangi haklara sahip olduğunuzu arkadaşlarınızın çalışmalarından öğrenelim. Merhaba, ben Ayşe. Arkadaşım Uras, Esma ve Çınar sahip olduğumuz hakları araştırdık. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de yer alan maddeler- den bazılarını görsellerle destekledik. Altlarına da gerekli açıklamaları yaza- rak sınıfta arkadaşlarımıza sunduk. İşte çalışmamızdan bazı bölümler: Taraf devletler, her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler. (Madde 6) Devletlerin aileyi ve aile yaşamını koruyacak tedbirler alması bu hakkın yaşatılması ile ilgilidir (Görsel 1.12). 1.12 Ailesiyle birlikte olan çocuklar Taraf devletler, çocuğun olabilecek en iyi sağlık düzeyine kavuşma, tıbbi bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini veren kuruluşlardan yararlanma hakkını tanırlar. Taraf devletler, hiçbir çocuğun bu tür tıbbi bakım hizmetlerinden yararlanma hakkından yoksun bırakılmamasını güvence altına almak için çaba gösterirler. (Madde 24) 1.13 Sağlık hakkından yararlanan çocuk Sağlıklı bireyler olarak yaşamımıza devam edebilmek için bu hak son derece önemlidir. Hastalandığımızda aile sağlık merkezleri ve hastanelere gitmemiz bu hakkın kullanımına örnek olarak gösterilebilir (Görsel 1.13). Taraf devletler, çocuğun eğitim hakkını kabul ederler ve bu hakkın fırsat eşitliği temeli üzerinde gerçekleştirilmesi için çalışırlar. (Madde 28) Eğitim-öğretim hakkı bizim en önemli haklarımızdan bi- ridir. Okulların varlığı bu hakla ilişkilendirilebilir (Görsel 1.14). 1.14 Eğitim hakkından yararlanan çocuk Taraf devletler çocuğun dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence (etkinliklerinde) bulunma ve kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını tanırlar. (Madde 31) Oyun oynamak bizim hem beden hem de zihinsel geli- şimimiz için son derece önemlidir. Belediyelerin parklar ya- parak bizler için güvenli oyun alanları oluşturması bu hakla ilişkilendirilebilir (Görsel 1.15). 1.15 Sanatsal faaliyetlere katılan çocuklar Prof.Dr. Emine Akyüz, Çocuk Hukuku s.60-82. (Düzenlenmiştir.) 24

Merhaba, ben Miray. Selim, Ufuk, Hanife ve Dilek ile dünyadaki çocuk hakları ihlallerini araştırdık. Savaş, doğal afet ve yoksulluk gibi pek çok nedene bağlı olarak dünyanın farklı bölgelerindeki arkadaşlarımızın en temel haklarını kullanmakta bile zorluk çektiğini gördük. Konuyla ilgili ulaştığımız haberleri derleyerek sınıf panosuna astık. İşte çalışma- mızdan bazı bölümler. Dünyanın birçok bölgesinde çocuklar yaşlarına uygun olmayan iş ortamlarında çalıştırılıyor (Görsel 1.16). Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), 12 Haziran Çocuk İşçiliğiyle HABER Mücadele Günü’nde, dünya üzerinde hâlâ milyonlarca çocuğun kötü koşullarda çalışmak zorunda olduğuna dikkat çekti. Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisinde düzenlenen basın toplantısında, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) yetkilisi Corinne Vargha (Korin Varga), “Dünyadaki Çocuk İşçiliği 2015” raporu hakkında bilgi verdi. Vargha, düşük gelirli ülkelerde çocukların yaklaşık yüzde 30’unun 15 yaşında çalışmaya başladığına ve 5 ila 14 yaş grubu arasında dünya genelinde 168 milyon çocuk işçi bulunduğuna dikkati çekti. Yaşları 15 ila 17 arasında değişen 47,5 milyon çocuğun ise tehlikeli işlerde çalıştığını ifade eden Vargha, çocuk işçi sayısındaki azalmanın bu yaş grubunu etkilemediğini söyledi. ILO yetkilisi Azfar Khan (Azfar Han) çocuk işçilerin sayısının yaklaşık 78 milyon ile en fazla Asya-Pasifik Bölgesi’nde olduğunu, Asya-Pasifik Bölgesi’ni, 59 milyon çocuk işçiyle Sahraaltı Afrika Bölgesi’nin izlediğini belirtti. Khan, çocuk işçilerin en çok tarım sektöründe çalıştırıldığını ifade etti. Gazete haberi, 13.06.2015 (Düzenlenmiştir.) Dünya’nın farklı bölgelerinde, çalışan çocuklar hangi haklarını kullanamamaktadır- lar? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 1.16 Çocuk işçiler 25

Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan iç savaşlar nedeniyle birçok çocuğun yaşamı tehdit altında. Savaşlar, doğrudan ya da dolaylı bir şekilde çocukların yaşamına farklı yönleri ile zarar vermektedir. Birleşmiş Milletler Suriye’de en fazla çocuk ölümünün 2016 yılında HABER yaşandığını açıkladı. UNICEF’in yayımladığı son rapora göre, Suriye’de çocuklara yönelik ciddi hak ihlal- leri yaşandı. Raporda en az 652 çocuğun hayatını kaybettiği belirtildi. Bu ölümlerin en az 255’inin okulda gerçekleştiği ifade edilirken birçok çocuğun savaşmaları için zorlan- dığı tespiti yapıldı. Rapora göre Suriye’de iç savaşın başladığı 2011 yılından itibaren 2,3 milyondan fazla çocuk Türkiye, Lübnan, Ürdün, Mısır ve Irak’ta mülteci konumunda (Görsel 1.17). Suriye’de kalan ve kuşatma altında yaşayan yaklaşık 280 bin çocuk ise insa- ni yardım götürülmesinin çok zor olduğu bölgelerde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Raporda, okulların üçte birinin yıkıldığı, geri kalanların ise barınak olarak ya da askerî amaç- larla kullanıldığı ortaya konuyor. Buna bağlı olarak Suriye’de 2 milyon çocuk okula gide- miyor. Gazete haberi, 13.03.2017 (Düzenlenmiştir.) 1.17 Mülteci Kampı-Şanlıurfa 26

Başta Afrika olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan birçok çocuk, yeterli beslenme olanaklarına sahip değil. Hatta yetersiz beslenmeye bağlı olarak (Görsel 1.18) yaşamlarını kaybeden çocuklar da var. HABER “Dünya Küresel Açlık Raporu” açıklandı. Raporda, “Açlıkla mücadeleye rağmen du- rum kötü.” deniyor. Rapora göre, dört çocuktan biri yetersiz besleniyor ve saatte üç yüz çocuk açlıktan ölüyor. Özellikle Afrika’daki bazı ülkelerde durumun daha da kötüleştiği belirtiliyor. Sadece rakam olarak algılanabilir ancak bu istatistikler gerçek. İngiliz Save The Children (Seyv Dı Çıldırın) (Çocukları Kurtarın) adlı insani yardım kuruluşunun ha- zırladığı “2011 Dünya Açlık Endeksi” raporunda da çarpıcı tespitler var. Rapor, dünyada açlığa karşı mücadele edilmesine rağmen, çocuklarda kronik yetersiz beslenmenin hâlâ büyük ölçüde görmezden gelindiğini gösteriyor. Gelecek on beş yılda yaklaşık yarım milyar çocuk açlık yüzünden, kalıcı hasar riskiyle karşı karşıya. Rapor, çocukların yetersiz ve yanlış beslenme oranlarına da dikkat çekiyor. Rapora göre iki yaşından sonra bunun etkilerini geri çevirmek neredeyse imkânsız. Son yirmi yılda küresel açlık endeksinde düşüş olsa da özellikle Afrika’daki bazı ülkelerde çocukla- rın beslenme durumu 1990’lara göre daha kötü. Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (16.02.2012). Açlık sorunu ile etkili bir mücadele için neler yapılabilir? Düşüncelerinizi arkadaş- larınızla paylaşınız? 1.18 Afrika’da yiyecek, içecek sırasındaki çocuklar 27

Aşağıdaki gazete haberini okuyunuz. Haberin altındaki soruları cevaplayınız. Mersin’de T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hiz- metler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Hakları Komitesi tarafından kentin işlek kavşaklarına çocuklardan alışveriş yapılmaması için uyarı afişleri asıldı (Görsel 1.19). Çocukları sokağın tehlikesinden korumak için çalıştıklarını belirten İl Çocuk Hakları Koordinatörü “Çocuklarımızı sokağın riskin- den korumak için herkesin yapacağı birçok 1.19 Mersin’de asılan uyarı afişleri şey vardır. Bunlardan en önemlisi trafik ışıklarında, caddelerde dilenen ya da cam silen çocuk- lara para vermemektir. Çünkü kendini ve sürücüleri trafikte tehlikeye atarak dilenen ya da cam silen çocuklar, zamanla sokağa bağımlı hâle gelip evlerinden ve okullarından kopuyor. Bu ise çocukların geleceğini karartmaktır.” dedi. Sokakta dilenen ve çalıştırılan birçok çocuğun aileleri tarafından dilendirildiğini ifade eden koordinatör, şunları söyledi: “Bu nedenle çocuklara destek olmak istiyorsak onlara para vererek değil onları yardım kuru- luşlarına yönlendirerek, onların eğitimlerine devamını sağlayarak destek olabiliriz. Mobil ekiple- rimiz aracılığı ile tespit ettiğimiz çocukların ailelerine devletimiz gerekli yardımı yapmaktadır. Çocukların yeri evleri, okul ve oyun merkezleridir. Bu konuda kamuoyu duyarlılığı oluşturmak amacıyla elli pankartı şehrin işlek noktalarına astık. Binlerce el ilanı ve broşürle kamuoyunu bil- gilendirmeyi hedefliyoruz. Amacımız geleceğimizin teminatı çocuklarımızı sokakta karşılaşacak- ları tehlikelerden korumak ve geleceklerini kazanmaları için onlara destek olmaktır.” Gazete haberi, 14.08.2017 (Düzenlenmiştir.) 1. Yapılan bu çalışma çocukların hangi haklarını korumaya yöneliktir? . ..................................................................................................................................... . ..................................................................................................................................... 2. Bu çalışmanın çocuklara ne gibi faydaları olabilir? . ..................................................................................................................................... . ..................................................................................................................................... 3. Sizin yaşadığınız bölgede çocuk haklarının korunmasına yönelik ne gibi çalışmalar yapılıyor? . ..................................................................................................................................... . ..................................................................................................................................... 28

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıdaki görsellerin yanına çocukların sahip olduğu haklardan hangisiyle ilişki- li olduğunu yazınız. 29

ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME A. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz. 1. Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesi, ülkemizde sanayinin en hızlı geliştiği yerlerden biridir. Otuz yıl önce- sinde küçük bir kasaba olan bölgede, bugün birçok fabrika vardır. Bu değişim insanların yaşamla- rını farklı şekillerde etkilemektedir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu olayın insanların ekonomik yaşamlarına olan etkisi- ne örnek olarak gösterilebilir? A) Bölgede yeni iş kollarının ortaya çıkması B) Bölgenin doğal ortamında değişikliklerin yaşanması C) Bölgedeki eğitim seviyesinin yükselmesi D) Bölgedeki canlı çeşitliliğinin azalması 2. Sosyal Bilgiler dersi sayesinde eleştirel düşünebilmeyi öğrenir, kendi kararlarımızı verebilmenin önemini anlar, ilgi ve yeteneklerimizin farkına varırız. Buna göre Sosyal Bilgiler dersinin bireye sağladığı faydalarla ilgili, I. İlgi ve yeteneklerimizin farkına varmamızı sağlar. II. Etkin ve üretken bir yurttaş olmamıza yardımcı olur. III. Teknolojinin gelişimine ayak uydurmamızı sağlar. yargılarından hangileri ne ulaşılabilir? A) Yalnız III. B) I ve II. C) I ve III. D) II ve III. 3. “Çocuk, düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahiptir. Bu hak ülke sınırlarına bağlı olmaksızın; yazılı, sözlü, basılı, sanatsal biçimde veya çocuğun seçeceği başka bir araçla her türlü haber ve düşüncelerin araştırılması, elde edilmesi ve verilmesi özgürlüğünü içerir.” Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Madde 13 Bu maddeye göre; I. Çocuklara tanınan bu hak tüm dünya ülkelerinde geçerlidir. II. Çocuklar istedikleri herhangi bir yolla düşüncelerini ifade edebilir. III. Çocukların özel hayatlarının gizliliği güvence altına alınmıştır. yargılarından hangilerine ulaşılabilir? A) Yalnız I. B) Yalnız II. C) I ve II. D) II ve III. 30

4. Bireyin içinde yaşadığı toplumun bir üyesi olma sürecine “sosyalleşme” denir. Bu süreçte birey, toplumun kültürel değerlerini öğrenir ve kendine has beceriler edinir. Buna göre; I. Sabah uyandığımızda ailemize “Günaydın.” demek, II. Kahvaltı bittikten sonra annemize “Eline sağlık anneciğim.” demek, III. Aile büyüklerimiz işe giderken onları güler yüzle uğurlamak davranışlarından hangileri sosyalleşmeye örnek olarak verilebilir? A) Yalnız III. B) I ve II. C) II ve III. D) I, II ve III. B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, verilen kavramlardan uygun olanı ile tamamlayınız. sağlık sonucu Sosyal Bilgiler on sekiz aile eğitim barınma 1. Tarihimizin ve kültürümüzün öğrenilmesinde ................................. dersi önemli bir yere sahiptir. 2. ........................................... toplumsal yapının en küçük kurumudur. 3. Devletimizin yeni okullar açması ............................... hakkının kullanılmasına yönelik bir çalışmadır. 4. Hastanelerin varlığı ................................... hakkı ile ilişkilendirilebilir. 5. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye göre, her birey .......................... yaşına kadar çocuk kabul edilir. 6. Bir olayın birden fazla nedeni ya da ................................... olabilir. C. Aşağıdaki eşleştirmelerden doğru olanların sonuna “D” yanlış olanların sonuna “Y” yazınız. Rol Sorumluluk 1 Çocuk Varsa kardeşi ile ilgilenmek ....... 2 Öğretmen Ders anlatmak ....... 3 Öğrenci Ödevlerini zamanında yapmak ....... 4 Sınıf başkanı Ödev vermek ....... Ç. Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız. 1. Sosyal Bilgiler dersinin etkin bir vatandaş olarak size sağladığı katkılar nelerdir? 2. Çevre kirliliği ve trafik kazalarının tek bir nedene bağlı olmaması neyin göstergesidir? 3. Kişisel zamanımızı planlama size ne gibi faydalar sağlar? 4. Ailenizde söz alıp düşüncelerinizi ifade ederek hangi hakkınızı kullanmış oluyorsunuz? 31

32

KONULAR 1. UYGARLIKLARI TANIYORUZ 2. ÜLKEMİZİN GÜZELLİKLERİ 3. ZENGİN KÜLTÜRÜMÜZ 4. ORTAK DEĞERLERİMİZ 5. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜRÜMÜZ ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME NELER ÖĞRENECEĞİZ? Bu ünitede estetik, kültürel mirasa duyarlılık ve saygı değerleri işlenmiş- tir. ● Somut kalıntılardan yola çıkarak Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının insanlık tarihine önemli katkılarını fark edeceğiz. ● Çevremizdeki doğal varlıkları ile tarihî mekân, nesne ve eserleri tanıyacağız. ● Ülkemizin çeşitli yerlerinin kültürel özellikleri ile yaşadığımız çevrenin kültü- rel özelliklerini karşılaştırarak bunlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları be- lirleyeceğiz. ● Kültürel ögelerin insanların bir arada yaşamasındaki rolünü analiz edeceğiz. ● Günlük yaşamdaki kültürel unsurların tarihî gelişimini değerlendireceğiz. 33

1. UYGARLIKLARI TANIYORUZ Aşağıdaki gibi bir zaman makineniz olsa hangi yıllara yolculuk yapmak isterdiniz? Neden? İnsanlar tarihsel süreç içerisinde zaman ölçüsü olarak çe- şitli takvimler kullanmışlardır. Binlerce yıl öncesine dayanan ilk takvim sistemleri, geliştirilerek günümüze kadar ulaştırılmıştır. Bilim insanları geçmişten günümüze kadar uzanan zaman sürecini hem araştırmayı hem de öğrenmeyi kolaylaştırmak amacıyla çağlara ayırmışlardır. Önemli bir olayla başlayıp ö- nemli bir olayla biten tarihteki en uzun zaman dilimine “çağ” adı verilir. Bu ayrımda esas alınan unsur yazının icadıdır. Ya- zının icadından önceki döneme “tarih öncesi çağlar” yazının icadından sonraki döneme ise “tarih çağları” adı verilmiştir. Hz. İsa’nın doğumu “milat” (başlangıç) olarak kabul edilmiş ve bu tarih 0 (sıfır) olarak alınmıştır. Hz İsa’nın doğumundan önceki yıllara milattan önce (MÖ), sonraki yıllara ise milattan sonra (MS) denilmiştir. Bu bölüm- de işlenecek olan İlk Çağ Anadolu uygarlıklarına ait bazı eserler Ankara’da bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir (Görsel 2.1). Müzecilik faaliyetleri insanlarda geçmiş uygarlıklara olan farkındalığı artırmaktadır. 8000 7000 6000 5000 4000 3200 3000 1000 1000 2000 ORTA YENİ YAKIN TARİH ÖNCESİ DEVİRLERİ İLK ÇAĞ ÇAĞ ÇAĞ ÇAĞ 0 375 1453 1789 MİLATTAN ÖNCE (MÖ) Yazının İcadı MİLATTAN SONRA Milat (Hz. İsa’nın doğumu) (MS) Tarih Şeridi 2.1 Anadolu Medeniyetleri Müzesi-Ankara 34

Anadolu Uygarlıkları Anadolu; elverişli iklim koşullarına, zengin su kaynaklarına yakın bereketli ovalara ev sahipliği yapması ve önemli ticaret yollarının geçtiği bir bölgede bulunmasından dolayı dünyanın en eski ve en önemli yerleşim merkezlerinden biri olmuştur. Konya yakınlarında bulunan Çatalhöyük, dünyanın bilinen eski yerleşim yerlerinden biridir. Son dönemlerde yapılan arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe de dünyanın bilinen en eski ibadet merkezlerinden biridir (Gör- sel 2.2). İlk Çağ’da Anadolu’da insanlık tarihine önemli katkılar sunan birçok uygarlık kurulmuştur (Harita 2.1). KARADENİZ ILAR YAL LİD EGE DENİZİ ANADOLU HİTİTLER LAR URARTU İYON FRİGLER LAR M EZ O PO Kıbrıs TA M AKDENİZ YA K Hititler (MÖ 2000 - MÖ 700) Renkler, uygarlıkların sınırlarını Frigler (MÖ 1200 - MÖ 676) göstermektedir. Sınırlar parantez İyonlar (MÖ 1200 - MÖ 546) 0 100 200 km içerisinde verilen tarihlere göre MISIR düzenlenmiştir. -Urartular (MÖ 900 - MÖ 600) Lidyalılar (MÖ 700 - MÖ 547) Harita 2.1 Anadolu Uygarlıkları haritası 2.2 Göbeklitepe-Şanlıurfa 35

Aşağıdaki metni okuyunuz. Metinle ilgili verilen soruyu cevaplayınız. Konya ilinin Çumra ilçesine bağlı Küçükköy’ün yakınlarında bulunan Çatalhöyük, MÖ 7400 yılların- da kurulmuştur (Görsel 2.3). En kalabalık olduğu dönemde yaklaşık 8000 kişinin yaşadığı tahmin edi- len köy, o yıllarda dünyanın en büyük yerleşim yer- lerinden biriymiş. Köyün ilk sakinleri buraya yerleşti- ğinde Konya Ovası’nda bataklık ve küçük göller varmış. Çatalhöyük kurucuları ovada buldukları el- verişli bu alana, kerpiçten evler yaparak yerleşmiş- lerdir. Çatalhöyük 2012 yılında UNESCO (Yunesko) Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır. 2.3 Çatalhöyük-Konya Gülay Sert, Keşfedin Anadolu Uygarlıkları, s.21 (Düzenlenmiştir.) Çatalhöyük’ün hangi özellikleri, yerleşim yeri olarak tercih edilmesinde etkili olmuştur? Şimdi İlk Çağ Anadolu uygarlıklarını inceleyelim. Hititler İlk Çağ’da Anadolu’da kurulmuş olan en güçlü devlettir. Merkezî krallıkla yönetilen Hititlerin başkenti Çorum’un Boğazköy ilçesinde bulunan Hattuşaş şehriydi. Hitit krallarına yönetimde “Ta- vananna” adı verilen kraliçe yardımcı olurdu. Soylulardan oluşan “Pankuş” meclisi de krallara yönetimde yardımcı olan bir kurumdu. Hititler, Mısırlılar ile yaptıkları savaş sonunda dünyanın ilk yazılı antlaşması olarak bilinen Ka- deş Antlaşması’nı MÖ 1280 yılında imzalamışlardır (Görsel 2.4). Hitit kralları, tanrılarına hesap vermek amacıyla kendi dönemlerindeki olayları “Anal” adı verilen yıllıklara yazdırmışlardır. Anallar tarih yazıcılığının ilk örnekleridir. 2.4 Kadeş Antlaşması tableti (İstanbul Arkeoloji Müzesi) 36

Mimari alanda ileri giden Hititler büyük barajlar yapmışlardır. Ayrıca başkentleri Hattuşaş’a büyük tapınaklar yapıp şehirlerinin etrafını surlarla çevir- mişlerdir. Aslanlı Kapı (Görsel 2.5) ve İvriz kabart- maları Hititlerden günümüze ulaşan en önemli eser- lerdir. Frigler İlk Çağ Anadolu uygarlıklarından biri de Frig- 2.5 Hattuşaş Aslanlı Kapı-Çorum lerdir. Friglerin başkenti Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Gordion şehridir. Şehri, Frig Kralı Gordios kurmuştur. Frigler en parlak dönemlerini Kral Midas zamanında yaşamışlardır. Friglerin temel geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Frigler dokumacı- lık, mobilyacılık ve maden işçiliğinde çok ileri gitmiş- lerdir. “Fibula” (Görsel 2.6) adı verilen çatal iğneyi Frigler icat etmiştir. Evlerin tabanlarını renkli taşlarla süslemişlerdir. Frig kilimleri ve mobilyaları Ana- dolu’nun birçok pazarında satılmıştır. Friglerden gü- 2.6 Fibula (Anadolu Medeniyetleri Müzesi-Ankara) nümüze ulaşan en önemli eserler Kral Midas Tümülüsü ve Kral Midas Anıtı’dır (Görsel 2.7-2.8). 2.7 Kral Midas Tümülüsü-Polatlı-Ankara 2.8 Kral Midas Anıtı-Eskişehir Friglerde kral ailesi ve asil zenginler öldükten sonra üzeri büyük toprak tümseklerle örtü- lü, ardıç ve sedir ağacı gibi kütüklerle yapılmış mezar odalarını içeren tümülüslere gömülü- yorlardı. Bu tarzda yapılmış odaların ağaç yapıları işçiliği ileri bir teknik göstermektedir. Çok defa toprağa geniş uzun çukurlar kazılıyor, çukurun içine tahtadan odalar yapılıyor ve çuku- run etrafı moloz taşlarla dolduruluyordu. Ölü, tahta odaya yerleştirildikten ve ölü hediyeleri üzerine konulduktan sonra üstüne çatı örtülüyor ve çatının üzerine büyük taş yığını konulu- yordu. Bunun üzerine de toprak veya kil yığılmak sureti ile tümülüs yapılıyordu. Sayıları yüze yaklaşan ve bugün yirmi beş kadarı kazılan tümülüslerin mezar odalarındaki ölü hedi- yelerinin zenginliği ve çeşitliliği gömülen kişinin önemini belirtmektedir. Gordion’dan başka en önemli Frig Tümülüsleri Orta Anadolu’nun güney batısında Afyon, Eskişehir yöresinde ve Ankara civarında bulunmuştur. Prof. Dr. Veli Sevin, Anadolu Arkeolojisi, s. 198-201. (Düzenlenmiştir.) 37

İyonlar İlk Çağ’da Ege kıyılarında şehir devletleri hâlinde kurulmuş bir uygarlıktır. Efes, Milet, Foça ve İzmir’de kurulan bu şehir devletlerine “polis” adı verilmiştir. İyonlar kuruldukları bölgenin coğrafi konumuna bağlı olarak deniz ticareti ile uğraşmışlardır. Ekonomik olarak oldukça zengin bir uy- garlık olan İyonlarda bu durum sosyal ve kültürel yapıyı da etkilemiştir. Farklı uygarlıklarla yaşa- nan kültürel alışveriş ve siyasi baskının da olmamasına bağlı olarak İyonlar, bilim ve sanat alanın- da çok ileri gitmişlerdir. Bu dönemde Hipokrat tıp, Pisagor matematik, Herodot tarih, Diyojen ise felsefe alanında yaptığı çalışmalar ile insanlığa katkı sağlamıştır. İyonlar, Fenikelilerden öğrendik- leri alfabeyi geliştirerek günümüzde kullanılan Latin alfabesinin oluşumuna katkı sağlamışlardır. Arte- mis Tapınağı ve Efes Antik Kenti, İyonlardan günümüze ulaşan en önemli eserlerdir (Görsel 2.9). 2.9 Efes Antik Kenti-İzmir Urartular İlk Çağ’da Doğu Anadolu Bölgesi’nde kurulmuş bir uygarlıktır. Merkezî bir krallıkla yönetilen Urartuların başkenti bugünkü adı Van olan Tuşpa’dır. Kuruldukları bölgenin coğrafi özelliklerine bağlı olarak tarım, hayvancılık ve madencilikle uğraşmışlardır. Mimari alanda ileri giden Urartular, şehirlerinin etrafını sağlam surlarla çevirmişlerdir. Akarsuların önlerine yaptıkları bentlerde biriken suyu, kanallar ile şehirlerine ve tarım alanlarına getirmişlerdir. Urartulardan günümüze kadar ula- şan eserlerden biri de Van Kalesi’dir (Görsel 2.10). 2.10 Van Kalesi-Van 38

Taş işlemeciliğinde de ile- KARADENİZ ri giden Urartular, ölülerini kaya mezarların içine gün- EGE DENİZİ Ankyra lük eşyaları ile birlikte göm- (Ankara) Sardes K l Yolu ra müşlerdir. Bu durum, Urar- Efesos Miletos ANADOLU MÖ 547 -M Ö5 tularda ölümden sonra ya- 46 şamın devam ettiği inancı- Kıbrıs Kra l Yo nın olduğunu gösterir. AKDENİZ lu Lidyalılar Anpan (Anzan) Persepolis K İlk Çağ’da Anadolu’nun batısında Gediz ve Mende- 0 100 200 km res Irmakları arasındaki be- Kral Yolu reketli ovalarda kurulmuş- Harita 2.2 Kral Yolu haritası (MÖ 6. yy) tur. Merkezî krallıkla yöneti- len Lidyalıların başkenti, Manisa yakınlarındaki Sard şehridir. Tarım ve hayvancılıkla da uğraşan Lidyalıların en önemli geçim kaynağı ticarettir. Takas yoluyla ticarette zorlanan Lidyalılar parayı icat etmiş, maden işlemeciliğinde ileri gitmişlerdir. (Görsel 2.11). Paranın icadı ticaretteki zorlukla- rın aşılmasını ve ticaretin gelişmesini sağlamıştır. Lidyalılar ticari gelirlerini artırmak için, Sard şehrinden başlayıp Mezopotamya’ya kadar uzanan Kral Yolu’nu açmışlardır(Harita 2.2). Kral Yo- lu, devletler arasındaki ticareti geliştirmiş ve uygarlıklar arasındaki kültürel etkileşimi artırmıştır. 2.11 Lidya parası ve takıları (Anadolu Medeniyetleri Müzesi-Ankara) Mezopotamya Uygarlıkları Toros Dağlarından baş- KARADENİZ layıp Basra Körfezi’ne ka- dar uzanan Dicle ve Fırat EGE DENİZİ Nehirleri arasında kalan ANADOLU bölgeye Mezopotamya adı verilmiştir. Uygun iklim ko- M EZ BAB O şulları, Dicle ve Fırat Nehir- PO İLLE TA leri tarafından sulanan be- Kıbrıs M YA R AKDENİZ SÜ reketli toprakları ve ticaret ME yolları üzerinde bulunması RL E ASURLAR R nedeniyle İlk Çağ’da bu bölgede birçok devlet ku- rulmuştur. Bunlardan en K Renkler, uygarlıkların sınırlarını SÜMERLER (MÖ 3500 - MÖ 2000) göstermektedir. Sınırlar parantez önemlileri Sümerler, Asur- BABİLLER (MÖ 2105 - MÖ 338) 0 100 200 km içerisinde verilen tarihlere göre düzenlenmiştir. ASURLAR (MÖ 2000 - MÖ 612) lar ve Babillerdir (Harita Harita 2.3 Mezopotamya Uygarlıkları haritası 2.3). 39

Bilim, sanat, eğitim gibi alanlarda önemli çalışmalar yapan ve insanlık tarihine önemli katkılar sunan bu uygarlıklar; Anadolu, Mısır ve Hindistan uygarlıklarını etkilemiştir. Şimdi bu uygarlıkları inceleyelim. Sümerler Mezopotamya’da kurulmuş ilk uygarlıktır. Site adı verilen şehir devletleri hâlinde yaşamışlardır. Ur, Uruk, Lagaş ve Eridu gibi siteler (şehirler) bu devletlerden bazılarıdır. Bu sitelerin başında “patesi” ya da “ensi” adı verilen bir kral bulunurdu. Sümerlerin insanlık tarihine en büyük katkısı yazıyı icat etmeleridir. Kil tabletler üzerine yazılan yazıların şekilleri çiviye benzediği için bu yazı “çivi yazısı” olarak adlandırılmıştır. Sümerlerin icat ettiği çivi yazısı İlk Çağ Anadolu uygarlıkların- dan bazıları tarafından da kullanılmıştır (Görsel 2.12). 2.12 Sümer Çivi Yazısı Örneği-Irak Yazının icadı insanların yaşamlarını hangi alanlarda kolaylaştırmıştır? Düşün- celerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Sümerler, şehir devletlerinin tam ortasına “zig- gurat” adı verilen çok katlı tapınaklar inşa etmiş- lerdir (Görsel 2.13). Şehirler bu zigguratların etra- fına kurulmuştur. Piramide benzeyen bu yapıların en üst katı gözlemevi (rasathane) olarak kullanıl- mıştır. Ay’ı, gezegenleri ve yıldızları gözlemleyen Sümerler ay yılı esasına dayanan takvimi icat etmiş, ayrıca Ay ve Güneş tutulmalarını hesapla- mışlardır. Günümüzde Ramazan ve Kurban Bay- ramlarının tarihleri ay takvimine göre belirlenir. Zigguratlar aynı zamanda okul ve tüketim fazlası malların saklandığı depo olarak da kullanılmıştır. 2.13 Ziggurat-Irak Sümerler tekerleği icat ederek ulaşım ve ticaretin gelişmesini sağlamışlardır. 40

Babiller Mezopotamya’da kurulan önemli uygarlık- lardan biri de Babillerdir. Merkezî krallıkla yö- netilen Babillerin başkenti Babil şehridir. Babil şehri binaları ve mimarisi ile bilinir. Şehre ma- vi sırlı tuğlalardan yapılmış, üzerinde yazı ve resimlerin bulunduğu İştar Kapısı’ndan girilir- di (Görsel 2.14). Babil Kulesi ve Asma Bahçe- leri de bu şehirde bulunurdu (Görsel 2.15). Babiller en parlak dönemlerini, ünlü hüküm- darları Hammurabi zamanında yaşamışlardır. Hammurabi, Sümer kanunlarını daha sistem- 2.14 İştar Kapısı (Temsilî)-Irak li bir şekilde düzenlemiş ve “Hammurabi Ka- nunları” olarak bilinen, Mezopotamya’nın en gelişmiş yasalarını hazırlamıştır. Bu yasalar “kısasa kısas” esasına dayanırdı. Bu esasa göre işlenen suç, işleyene aynen uygulanırdı. Temel geçim kaynakları tarım ve ticaret olan Babiller, tıp ve astronomi alanında çok ileri gitmişlerdir. 2.15 Babil’in Asma Bahçeleri (Temsilî)-Irak Aşağıdaki metni okuyunuz. Metnin altındaki soruyu cevaplayınız. Hammurabi Kanunlarında yer alan maddelerden bazıları şunlardır: ● Bir kişi başka bir kişinin özgürlüğünü kısıtlayacak harekette bulunursa aynı ceza ona verilir. ● Birini suçlayan, ispata mecburdur. İspat etmezse ölüm cezasına çarptırılır. ● Bir kişi başkası için bina yapıyorsa, bina tamamlanmamış olsa bile, duvarı yıkıl- mışsa inşaatı yapan kişi kendi imkânlarıyla duvarı daha sağlam bir şekilde yap- mak zorundadır. Coşkun Can Aktan, Hak ve Özgürlükler Antolojisi, s.39. (Düzenlenmiştir) Hammurabi Kanunlarının bu kadar sert olması neyle açıklanabilir? Düşüncelerinizi arka- daşlarınızla paylaşınız. 41

Asurlar Mezopotamya’da kurulan bir diğer uygarlık ise Asurlardır. Merkezî krallıkla yönetilen Asurların başkenti Ninova’dır. Geniş sınırlara ulaşmış bir im- paratorluk kuran Asurlar egemenliklerini koruyabil- mek için güçlü bir ordu kurmuşlardır. Haberleşmeyi sağlamak için de posta teşkilatını oluşturmuşlardır. Diğer Mezopotamya uygarlıkları gibi Asurlar da mi- mari ve süsleme alanında (Görsel 2.16 - 2.17) çok gelişmiştir. Kral II. Sargon, pişmiş tuğladan yapıl- mış, iç ve dış cephesi resimlerle süslenmiş yüzler- ce odası olan büyük bir saray yaptırmıştır. Asurlar 2.16 Asur Kabartması-Irak su ihtiyacını karşılamak için barajlar yapmışlardır. Asurların en önemli geçim kaynağı ticarettir. Asurlu tüccarların ticaret için geldikleri yerlerden biri de Anadolu’dur. Kayseri Kültepe’de bulunan Kaniş Karum, Asurların Anadolu’daki ticaret mer- kezidir. Bu ticari faaliyetler sayesinde Anadolu halkı Asurlardan yazıyı öğrenmiştir. Asurlar eğitim ve bilime de önem vermişlerdir. Asur kralları eğitim ve bilimi geliştirmek amacıy- la önemli çalışmalara öncülük etmişlerdir. Aşağıdaki metni okuyunuz. Metnin altındaki soruları cevaplayınız. MÖ VII. yüzyılda tahta çıkan Asur kralı Asurbanipal okumaya meraklıydı. Okuma yazma bilen ender krallardan biriydi. Tarihte bilinen ilk kütüphaneyi de o kurdu. Onun saray kütüphanesinde edebiyat, tıp, hukuk, tarih ve dualar içeren tabletler bulunmuş- tur. Asurbanipal hem kral hem askerî bir lider hem de bilim insanıydı. Bulunan bu tabletlerde kralın çivi yazısını nasıl öğrendiği, Sümerce ve Babilce yazılmış tabletleri okuyabildiği, matematik problemlerini çözebildiği anlatılmaktadır. Çiğdem Maner, Tarih Canavarı Mezopotamya, s.54-55. (Düzenlenmiştir.) 1. Asurbanipal’in bu çalışması insanlık tarihine hangi alanlarda katkı sağlamış olabilir? 2. Verilen metinden hareketle Asurlar için diğer kültürlerden etkilenmiştir denilebilir mi? Neden? 2.17 Asur kabartması-Irak 42

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıdaki uygarlıkların insanlığa katkılarını altlarındaki kutucuklara yazınız. Hititler Frigler İyonlar Urartular Lidyalılar Sümerler Babiller Asurlar 43

2. ÜLKEMİZİN GÜZELLİKLERİ Yaşadığınız çevrede yerli ve yabancı turistlerin görmek için geldikleri yerler nere- lerdir? Doğada insan etkisi olmadan oluşan vadi, göl, deniz, plato gibi gezip görülebilecek unsurların tü- müne “doğal varlık” adı verilir. Ülkemiz doğal varlıklar bakımından son derece zengindir. Bu doğal varlıklar her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilir. Doğal varlıkları koruyup bu noktada duyarlı dav- ranmak etkin bir vatandaş olarak hepimizin görevidir. Yer altından çıkan sıcak suların teraslardan akma- sıyla oluşan Pamukkale Travertenleri, Denizli ilinin Pamukkale ilçesinde bulunur (Görsel 2.18). Şifa kay- nağı olan kaplıcaları ve travertenlere çok yakın olan Hierapolis Antik Kenti ile Pamukkale, her yıl binlerce turistin uğrak yeri olmaya devam etmektedir. 2.18 Pamukkale Travertenleri-Denizli 44

Trabzon’da bulunan Uzungöl, ülkemizin en önem- li doğal varlıklarından biridir (Görsel 2.19). Vadinin ortasında bulunan göl, yamaçlardan düşen kayaların Haldizen Deresi’nin önünü kapatmasıyla oluşmuş- tur. Uzungöl; turistik pansiyonları, yürüyüş alanları, doğal manzarasıyla gezi ve konaklama için tercih edi- len bir yerdir. 2.19 Uzungöl-Trabzon K Harita 2.4 Türkiye Doğal Varlık ve Tarihî Eser Haritası Ülkemizin en önemli doğal varlıklarından biri de Nev- şehir ili sınırlarında bulunan Göreme Tarihî ve Millî Parkı’dır. Geçmişte aktif birer volkan olan Erciyes ve Hasan Dağlarından çıkan ve zamanla sertleşen tüflerin rüzgâr ve suların aşındırmasıyla ortaya çıkardığı kaya şekilleri, peribacaları olarak bilinir (Görsel 2.20). UNES- CO Dünya Miras Listesi’nde yer alan bölge çok eski bir yerleşim merkezi olup tarihî eserler bakımından da son derece zengindir. 2.20 Peribacaları-Nevşehir 45

Geçmişte yaşamış insan topluluklarına ait kalıntıların bulunduğu yapı ve alanlara “tarihî mekân” adı verilir. Birçok uygarlığa ev sahipliği yapan ülkemiz, tarihî mekânlar bakımından da oldukça zengindir. Şimdi bu tarihî mekânlardan bazılarına göz atalım. İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunan Efes Antik Kenti, UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’nde yer almaktadır. Çok köklü bir geçmişe sahip olan antik kent; şehir merkezi, antik tiyatro ve Celsus (Selsus) Kütüphanesi (Görsel 2.21) kalıntılarıyla her yıl binlerce turist tarafından zi- yaret edilmektedir. 2.21 Celsus Kütüphanesi-İzmir 1996 yılında UNESCO Dünya Miras Liste- si’ne alınan Hattuşaş (Görsel 2.22) Çorum ilimi- zin Boğazkale ilçesinde bulunur. Hitit İmpara- torluğu’nun başkenti olarak yüzyıllar boyunca Anadolu’nun çok önemli bir merkezi olmuştur. Geniş bir alana yayılan bu bölgede yapılan ar- keolojik kazılarda birçok esere ulaşılmıştır. Böl- ge her yıl gerek yerli gerekse yabancı çok sayı- da turist tarafından ziyaret edilmektedir. 2.22 Hattuşaş-Çorum Geçmişte yaşamış insanların farklı alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamak için yaptıkları ve günü- müze kadar ulaşan han, köprü, cami, kilise gibi yapıların tamamına “tarihî eser” adı verilir. Ana- dolu, dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri olup birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bu uygarlıklardan günümüze kadar ulaşan kale, cami, medrese, köprü, heykel, han, hamam, antik kent gibi tarihî eserler ile ülkemiz bir açık hava müzesi gibidir. Şimdi gelin bu tarihî eserler- den bazılarına göz atalım. Çanakkale Şehitler Abidesi, Çanakkale’de Gelibolu Yarımadası’nda bulunur (Görsel 2. 23). Abide, Türk tarihinin önemli savaşlarından biri olan Çanakkale Muharebelerinde şehit dü- şen askerlerimizi simgelemekte ve onların anı- sını yaşatmaktadır. 1960 yılında yapımı ta- mamlanan abidenin mimarı Doğan Erginbaş bu eseri “Tüm coğrafyalardan gelen şehitleri- mizin toplu bir şekilde göğe yükselişini temsil etmektedir.” şeklinde ifade etmiştir. 2.23 Çanakkale Şehitleri Abidesi-Çanakkale Öğrendiklerimi Uyguluyorum Yaşadığınız yerdeki tarihi mekanları araştırarak arkadaşlarınızla paylaşınız. 46

2.24 Selimiye Camii-Edirne 2.25 Balıklı Göl-Şanlıurfa Mimar Sinan’ın 80 yaşında yaptığı ve “usta- Şanlıurfa’nın en çok turist çeken yeri olan lık eserim” dediği Selimiye Camii, Edirne’de Balıklı Göl, Hz. İbrahim Peygamber’in ateşe bulunur (Görsel 2.24). Cami, Osmanlı Padişa- atıldığında düştüğü yer olarak bilinmektedir hı II. Selim’in emriyle yaptırılmıştır. Yapının dı- (Görsel 2.25). Kutsal olduğuna inanılan gölün şı gibi içi de ince bir sanat örneğidir. içinde balıklar ve çevresinde tarihî yapılar bu- lunmaktadır. 2.26 Sümela Manastırı-Trabzon 2.27 Nemrut Harabeleri-Adıyaman Sümela Manastırı, tarihî dokusu ile Trab- Adıyaman sınırları içerisinde bulunan Nemrut zon’un en önemli yerlerinden biridir (Görsel Dağı Millî Parkı’nda, Kommagene Krallığı’ndan 2.26). Deniz seviyesinden 1.150 metre yük- kalma antik bir kent bulunur (Görsel 2.27). Kral seklikte bir dağ yamacına yapılan Manastır, Antiochos’un (Antiyokos) ataları ve tanrıları adı- Hristiyan dünyası açısından önemli bir merkez- na yaptırdığı devasa heykeller bu millî parkta dir. Her yıl gerek yerli gerekse yabancı binlerce binlerce yıldan beri zamana meydan okumakta- turiste ev sahipliği yapmaktadır. dır. 47

Geçmişte yaşamış uygarlıklardan kalan alet ve araçlara “tarihî nesne” adı verilir. Arkeolojik kazılar sonucunda ulaşılan kap kacak, vazo, takı, kılıç ve tarım aleti gibi araçlar tarihî nesnelere örnek olarak gösterilebilir. Tarihî nesneler müzelerde sergilenir. Ülkemizdeki müzelerde sergilenen tarihî nesnelerden bazıları şunlardır: 2.28 Kaşıkçı Elması (Topkapı Sarayı Müzesi- 2.29 Hitit Güneş Kursu (Anadolu Medeniyetleri İstanbul) Müzesi-Ankara) Topkapı Sarayı Müzesi’nde sergilenen 86 Hitit Güneş Kursu, Hitit uygarlığı ve sana- kırat ağırlığındaki Kaşıkçı Elması (Görsel 2. tının simgesi kabul edilen bir nesnedir (Gör- 28) dünyada en çok bilinen 22 elmas arasın- sel 2. 29). Güneşi simgeleyen dairesel biçi- da yer alır. Elmasın şeklinin kaşığa benze- min etrafına yerleştirilmiş ögelerden oluşur. mesinden dolayı elmasa bu isim verilmiştir. Günümüzde Anadolu Medeniyetleri Müze- si’nde sergilenmektedir. Öğrendiklerimi Uyguluyorum 1. Yaşadığınız çevrenin tarihî eserlerini ve doğal güzelliklerini anlatan bir broşür hazırlayınız. 2. Aşağıdaki tarihî eserlerden ya da doğal varlıklardan çevrenizde bulunanlara “✓” işareti koyup karşılarına isimlerini yazınız. Tarihî Cami Mağara Göl Medrese Türbe Tarihî Kilise Yayla Kale Han Orman 48

3. ZENGİN KÜLTÜRÜMÜZ Kültür kavramından ne anlıyorsunuz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Bir toplumun geçmişten günümüze taşıdığı gelenek, görenek, örf ve âdetler gibi manevi değer- ler ile yemek, kıyafet, halk oyunları gibi maddi unsurların tamamına “kültür” adı verilir. Ülkemiz binlerce yıllık geçmişe uzanan zengin bir kültüre sahip Anadolu coğrafyasında kurulmuştur. Ye- mekler, halk oyunları, el sanatları, kıyafetler, müzik aletleri, oyunlar ve türküler bu muhteşem kültürel dokunun birer parçasıdır. Kültürel değerler, bir milleti millet yapan ve yarınlara taşıyan en önemli unsurlardan biridir. Kültürel değerlerimizin birçoğu ülke genelinde aynı olsa da coğrafi özelliklere bağlı olarak fark- lılıklar gösterebilir. Gelin şimdi kültürümüzdeki bu benzerlik ve farklılıklara birlikte göz atalım. Kültürümüzün en önemli ögelerinden biri geleneksel yemeklerimizdir (Görsel 2.30). İklim ve coğrafi özellikler geleneksel yemeklerin ülkemiz genelinde farklılık göstermesine neden olmuştur. Örneğin ülkemizde balıkçılığın en çok yapıldığı Karadeniz kıyılarında yemek kültürü balık çeşitle- rine dayanır. Hamsi tava ve hamsili pilav bunlardan bazılarıdır. Ilıman bir iklime sahip olan ve zeytin üretimi yapılan İzmir, Aydın ve Muğla gibi şehirlerimizde ise yemek kültürü zeytinyağlı seb- ze yemeklerine dayanır. Zeytinyağlı fasulye, enginar, börülce bunlardan bazılarıdır. Buğday ülke- mizde en çok iç bölgelerimizde yetiştirilir. Bu yüzden Ankara, Konya, Kayseri gibi illerimizde göz- leme, bazlama, yufka, mantı gibi ürünler çokça tüketilir. Hayvancılığın yaygın olarak yapıldığı yerlerde ise et yemekleri ön plana çıkar. Şanlıurfa ve Mardin kebapları, büryan bunlardan bazıla- rıdır. Hamsi Tava Enginar Mantı Kebap 2.30 Geleneksel yemeklerimiz 49

Ülkemizde farklılık gösteren başka bir kül- türel öge de halk oyunlarımızdır. Trabzon, Ri- ze, Artvin gibi şehirlerimizde oynanan “horon”, bölge insanının hareketli yaşamını yansıtır (Görsel 2.31). Kemençe eşliğinde oynanan oyunda erkekler mintan, kara cepken ile zıp- ka adı verilen bir pantolon giyerler. Giydikleri ayakkabıya ise sapuk adı verilir. Kızlar üç etek, peştamal ve şalvar giyerler. Başlarına süslü bir tepelik takarlar. Tepeliğin üzerine ise işle- meli bir yaşmak bağlarlar. 2.31 Horon Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Diyarbakır gibi şehirlerimizde oynanan yö- resel oyuna “halay” adı verilir (Görsel 2.32). Halayda erkekler geniş bir pantolon üzeri- ne cepken giyerler. Başlarına poşu, belleri- ne şal takarlar. Kızlar ise üç etek ve şalvar giyerler. Başa takılar ile süslenmiş fes ta- karlar. Fesin üzerine oyalı bir yemeni bağ- larken bellerine ise kemer takarlar. 2.32 Halay Ege kıyılarında oynanan halk oyununa ise “zeybek” adı verilir (Görsel 2.33). Zeybek, tek kişi ile oynandığı gibi grup hâlinde de oynanabilir. Zeybek oynayanların başındaki kişiye “efe” adı verilir. Oyun, grupla oynandığında oyuncular çember şeklinde dizilir. Eller, baş hizasına gelecek şekilde kollar yukarıya doğru kaldırılır. Oyun, büyük adımlar ve ağır hareketlerle oynanır. Oyuncu- lar diz altına kadar şalvar, üstüne işlemeli cepken giyerler. Başlarına, fes üstüne sarılmış işlemeli bir börk takarlar. Ayaklarına ise yün çorap ve çizme giyerler. 2.33 Zeybek 50

Geleneksel el sanatlarımız da kültürel bir zenginliğimiz olup bölgeler arasında farklılık gösterir. Bu farklılığın oluşmasında hem doğal kaynaklar hem de ihtiyaçlar etkili olmuştur. Gümüşün ince bir şekilde işlenmesi esasına dayanan telkâri sanatı (Görsel 2.34), Mardin ili- mizle özdeşleşmiştir. Günümüzde özellikle Midyat ilçesinde bu alanda çalışmalarına de- vam eden birçok işletme vardır. Kolye, bilezik, küpe, broş, anahtarlık gibi ürünler telkâri sana- tının en güzel örneklerindendir. 2.34 Telkâri işçiliği Pişirilmiş killerin ince bir ustalıkla boyanması esasına dayanan çinicilik (Görsel 2.35), Türk sa- natında önemli bir yer tutar. Çinicilik denildiğinde akla gelen ilk yerlerden biri İznik’tir. İznik’te üreti- len çiniler birçok cami, saray, medrese, türbe gibi eserin duvarlarını süslemiştir. Özellikle İstanbul ve Bursa’da yer alan Türk-İslam mimarisine ait eserlerde İznik’te üretilen çiniler kullanılmıştır. 2.35 Çinicilik Halıcılık, Türklerin en eski sanat dallarından biri olup zaman içerisinde gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Dünyanın en eski halılarından biri olan Türklere ait Pazırık Halısı yaklaşık 2.300 yıllıktır (Görsel 2.36). Halıcılık birçok bölgemizde yapılıyor olmasına rağmen kullanılan ham maddeye göre bölgeler arasında farklılık göstermektedir. Örneğin Kocaeli’ye bağlı Hereke’de halılar ipekten dokunur. Muğla’ya bağlı Milas’ta ise halıcılıkta kök boyaları ile renklendirilen yün iplikler kullanılır (Görsel 2.37). 2.36 Pazırık Halısı [Hermitage (Ermitaj) 2.37 Halı dokuma Müzesi St.Petersburg] Öğrendiklerimi Uyguluyorum Çevrenizde hangi geleneksel el sanatları yapılmaktadır? Araştırınız. 51

Dinî bayramlarımız olan Ramazan ve Kur- ban Bayramlarında aileler, akrabalar, komşu- lar bir araya gelir. Küçükler büyükleri ziyaret eder, küskünler barışır. Bayramlarda insanlar en güzel kıyafetlerini giyerler. Gelen konuklar için yemekler yapılır. El öpen çocuklara harç- lıklar, hediyeler verilir (Görsel 2.38). Milletçe kutladığımız bu bayramlar, toplumdaki birlik ve beraberlik ruhunu güçlendirir. Sevgi, saygı, yardımlaşma ve dayanışmayı artırır. 2.38 Büyüklerinin bayramını kutlayan bir çocuk Millî bayramlarımız, Millî Mücadele Dönemi’nde kazandığımız önemli başarıları simgelemektedir. Her yıl ülkemizde coşku ile kutlanan bu bayram- lar birlik ve beraberliğimizi güçlendirip geleceğe umutla bakmamızı sağlar. Bu bayramlar arasın- da, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayra- mı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı (Görsel 2.39), 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı yer alır. 2.39 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bay- ramı Töreni Bu bayramlar dışında 21 Mart tarihinde kutlanan Nevruz Bayramı ve 6 Mayıs tarihinde kutla- nan Hıdırellez Bayramı gibi mevsimlik bayramlarımız da bulunmaktadır. Düğünlerdeki bazı uygulamalarda farklılık- lar görülse de ülkemizin her yerinde düğünler aynı coşku ile kutlanır. Kına geceleri düzenle- nir (Görsel 2.40). Gelen konuklar için hazırlık- lar yapılır. Davul zurna eşliğinde oyunlar oy- nanıp halaylar çekilir. Misafirlere ikramda bu- lunulup eğlenceler tertip edilir. Yeni çifte hedi- yeler verilip çiftin mutlu olmaları için dua edilir. Gelen davetliler arasındaki kaynaşma ve mut- luluğun paylaşılması toplumdaki birlik ve be- raberliği güçlendirir. 2.40 Kına gecesi 52

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıda iki ayrı şehrimize ait kültürel unsurların özelliklerini araştırarak ulaştığınız bilgileri ilgili kutucuklara yazınız. Bu bilgileri benzerlik ve farklılıkları açısından arkadaşlarınızla paylaşınız. İZMİR Düğünler El Sanatları Geleneksel Kıyafetler ARTVİN Düğünler El Sanatları Geleneksel Kıyafetler 53

4. ORTAK DEĞERLERİMİZ “Mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır, acılar paylaşıldıkça azalır.” sözünden ne anlıyorsu- nuz? Aşağıdaki gazete haberini okuyunuz. Haberin altındaki soruları cevaplayınız. Daha önce evlerinde başsağlığı dileklerini kabul eden vatandaşlar, artık ölüm acısını paylaşmaya gelenleri taziye evlerinde ağırlıyor. Sivil toplum kuruluşları, hayırseverler ve belediyelerce yaptırılan taziye evlerinin sayısında büyük bir artış oldu. Dicle Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Rüstem Erkan, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada “Köylerde vatandaşların daha çok, cami avlusunda taziyeleri kabul ettiğini; göçler, nüfus artışı ve çok katlı yapılaşmalar ile birlikte bu geleneğin kentlerde sürdürülemez olduğunu; bu sorunu çözebilmek için iyi bir uygulama olarak taziye evlerinin ortaya çıktığını söyledi. Gazete haberi, 27.11.2014 (Düzenlenmiştir.) 1. Taziye evlerinin toplumdaki birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu üzerindeki etkileri neler olabilir? 2. Kültürel ögelerimizdeki başka hangi unsurlar toplumun birlik ve beraberlik ruhunu güçlendirir? 2.41 Asker uğurlama 2.42 Halk ozanı Neşet Ertaş Türk kültüründe askerliğe büyük bir önem Türkülerimiz de ortak kültürümüzün önem- verilir. Halk arasında ordu “peygamber oca- li bir parçasıdır. Türklere ait anlamına gelen ğı” olarak adlandırılır. Asker uğurlamaları da türkü; milletimizin acılarını, mutluluklarını, toplumdaki birlik ve beraberliği artıran kültü- sevinçlerini, hüzünlerini ve yaşanmışlıkları- rel ögelerimizdendir (Görsel 2.41). Askere nı yansıtır. Halkımızın içtenliğinin ifadesi ve gidecek Mehmetçiklerin ellerine kınalar yakı- ortak duygularımızın yansıması olan türkü- lır. Askere gidecek kişi için yemekler verilir. ler toplumsal birliğimizi güçlendirir. Neşet Eş, dost ve akrabalar bu yemeklere katılarak Ertaş bu alandaki en önemli isimlerden biri- gurur ve mutluluğu paylaşırlar. dir (Görsel 2.42). 54

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nda mücadele ettiği cephelerden biri de Hicaz-Yemen Cephesi’dir. Anadolu’nun farklı yerlerinden Yemen’e giden askerlerin birçoğu burada şehit düşmüştür. Bu cephede yaşanan acılar ve kaybedilenlere duyulan özlem Yemen Türküsü’ne konu olmuştur. Havada bulut yok bu ne dumandır. Mahlede ölüm yok bu ne şivandır. Şu yemen elleri ne de yamandır. Adı Yemen’dir, gülü çimendir. Giden gelmiyor, acep nedendir? (...) Remzi Oktar, Şarkılar Bizi Söyler, s.138 (Kısaltılmıştır.) Öğrendiklerimi Uyguluyorum Siz de Çanakkale Türküsü’nü araştırarak bu türküyü millî birlik ve beraberliğimiz açısından değerlendirip yazınız. Çanakkale Şehitler Abidesi Rölyef-Çanakkale 55

5. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜRÜMÜZ Ankara Etnografya Müzesinin genel ağ sayfasını ziyaret ederek sitedeki görselleri inceleyiniz. Verilen görselleri günümüzle karşılaştırınız. Karşılaştırdığınız görsel- lerin günümüzle bir farklılık oluşturup oluşturmadığını söyleyiniz. İnsan yaşamında meydana gelen değişim ve teknolojideki gelişmeler, kültürel unsurların da değişmesine yol açar. Geleneksel seyirlik oyun- larımız da bu değişimlerden payına düşeni al- maktadır. “Gölge oyunu” ve “orta oyunu” seyirlik oyunlarımızdan bazılarıdır. “Karagöz ve Hacivat” (Görsel 2.43) olarak da bilinen gölge oyunu, geri- den ışıkla aydınlatılmış bir perde arkasında hare- ket ettirilen resimlerin gölgelerinden yararlanıla- rak oynatılan bir oyundur. İzleyiciler perdenin kar- şısına yerleşir. Oyunda bir konu olsa da metne bağlı kalınmaz. Doğaçlamaya dayanan oyun 2.43 Karagöz ve Hacivat müzik ve danslarla da renklendirilir. Geleneksel oyunlarımızdan orta oyunu ise sahne, perde ve dekor kullanmadan halkın ortasında oynanan bir halk tiyatrosudur. Bu oyunlarda güldürü unsuru diyologlardaki yanlış anlaşılmalara dayandırılır. Günümüzde seyirlik oyunların yerini evdeki televizyonlarımız, sinema ve tiyatro salonları almıştır. Kültürümüzün önemli unsurlarından biri de mutfaktır. Dünyanın en ünlü birkaç mutfağından biri olan Türk mutfağı; çeşit ve lezzet, yiyecek hazırlama ve pişirme teknikleri, mutfak araç ve gereçleri ile düğün, taziye, asker uğurlama vb. özel gün yemekleri açısından çok zengindir. “Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig’de 11. yüzyılın ziyafet türleri olarak altı çeşit yemekten bah- HABER setmekte ve bu ziyafetlere gidilmesi gerektiği görüşünü çok açık bir şekilde ifade etmektedir. Bu yemekler; düğün yemeği (küdenke aş), sünnet yemeği (sünnet aşı), ad san alma yemeği (ad aşı), doğum yemeği (togum aşı), arkadaş yemeği (koldaş aşı) ve ölü yemeğidir (yoğ = yuğ aşı). Yusuf Has Hacip, ziyafetlerde ikram edilen yiyecek ve içeceklerin görgü kuralları çerçevesinde yenmesi gerektiğini belirtmekte “Arkadaş, kardeş, uzak ve yakın, herkesin hakkını gözet ve onları yemeğe davet et ve davet edildiğin yere git, gönüllerini kırma; onları sevindir ve kendin de sevin ey oğul...” demektedir. www.ayk.gov.tr (Düzenlenmiştir.) Günümüzde bu geleneklerden hangileri devam etmektedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 56

Anadolu kültürünün önemli özelliklerinden bir diğeri de misafirperverliktir. Kapıyı çalan herkes Tanrı misafiri olarak kabul edilip en iyi şekilde ağırlanmaya çalışılır. Misafir ağırlamada özellikle yemeklere ve yemeklerin sunumuna büyük bir önem verilir. Önceden mutfaklarda bakırdan yapılmış tencere ve tabaklar kullanılırken (Görsel 2.44) günü- müzde çelik ya da teflon tencereler ve porselen tabaklar kullanılmaktadır. “Tatlı ye, tatlı söyle.” atasözünü hepiniz duymuşsunuzdur. Kültürümüzde bayramlarda, düğünlerde, kız isteme gibi özel günlerde konuklara tatlı ikram edilir (Görsel 2.45). 2.44 Eski bir sofra sunumu 2.45 Baklava Eskiden konuklara geleneksel tatlımız olan lokum ve Türk kahvesi (Görsel 2.46) ikram edilir- ken günümüzde daha çok şeker ve çikolata ikram edilmektedir. Günümüzde ikram geleneğimiz- deki süreklilik devam ederken ikram ettiğimiz ürünlerde değişim yaşanmıştır. 2.46 Lokum ve Türk kahvesi Öğrendiklerimi Uyguluyorum Kültürümüzü yansıtan bir konuda, sözlü tarih çalışması yaparak değişen veya aynı kalan unsurları tespit edip arkadaşlarınızla paylaşınız. 57

ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME A. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz. 1. Merkezî bir krallıkla idare edilen Friglerin başkenti Gordion’dur. Temel geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup bu durum onların dinî yaşamlarını da etkilemiştir. Öyle ki en büyük tanrıları toprak ve bereket tanrıçası Kibele’dir. Yukarıdaki paragrafta Friglerin hangi yönüne ait bir bilgi verilmemiştir? A) Siyasi B) Sanat C) Ekonomik D) Dinî 2. “Merhaba. Ben Ahmet. Antalya’da çalışan bir turist rehberiyim. Dünyanın farklı bölgelerinden ül- kemize gelen turistlere bölgemizdeki doğal ve tarihî güzellikleri gezdirip onlar hakkında bilgiler veriyorum.” Buna göre, Ahmet Bey rehberliğini yaptığı turist gruplarını aşağıdaki yerlerden hangisine götürüyor olamaz? A) Manavgat Şelalesi B) Aspendos Tiyatrosu C) Alanya Kalesi D) Selimiye Camii 3. Selim, Karadeniz’deki kültürel özellikler ile Ege’deki kültürel özellikleri araştırıp ulaştığı bilgileri “Farklılıklar” ve “Benzerlikler” başlıkları altında toplamıştır. Buna göre, Selim’in ulaştığı aşağıdaki kültürel unsurlardan hangisi “Benzerlikler” başlığı altında yer alır? A) Halk oyunları B) Yöresel yemekler C) Dinî bayramlar D) Yöresel kıyafetler 4. Tarihte Günümüzde Kapı tokmağı Zil Görselde verilenler üzerinden aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz? A) Tarihten günümüze kullandığımız eşyalar değişebilmektedir. B) Teknolojinin gelişmesi yaşam şartlarının değişimine neden olmaktadır. C) İhtiyaçların karşılanmasında farklı araçlar kullanılmıştır. D) Kültürel değerler geçmişten günümüze aynı kalmıştır. 58

5. Dinî bayramlarımızdaki; I. küçüklerin, büyükleri ziyaret etmesi, II. küskünlerin barışması, III. bayrama özel yemek ve tatlıların yapılması uygulamalarından hangileri birlik ve beraberliğimizin güçlenmesinde olumlu bir etkiye sa- hiptir? A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) I, II ve III B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, verilen kavramlardan uygun olanı ile tamamlayınız. ziggurat doğal varlıklar Pazırık lokum çinicilik süreklilik tarihî eser 1. Türk kültürü tarih boyunca değişim ile birlikte ................................. göstermiştir. 2. ................................. insan müdahalesi olmadan kendiliğinden oluşur. 3. Sümer şehir devletlerinin ortasında ............................ adı verilen çok katlı binalar bulunurdu. 4. ................................. İznik ile özdeşleşen geleneksel bir el sanatımızdır. 5. ................................. Halısı, Türk dokuma sanatının en eski örneğidir. 6. Geleneksel tatlılarımızdan biri de ................................dur. C. Aşağıdaki tabloyu örnekteki gibi tamamlayınız. Doğal Varlık Tarihî Eser Bulunduğu Şehir 1. Uzungöl ✓ Trabzon 2. Peribacaları 3. Selimiye Camii 4. Balıklı Göl 5. Celsus Kütüphanesi Ç. Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız. 1. Yazının icadı insanların yaşamına hangi alanlarda katkı sağlamıştır? 2. Şehrinizde bulunan tarihî eser ve doğal varlıklara örnekler veriniz. 3. Ülkemizdeki kültürel çeşitliliğin zengin olmasında etkili olan unsurlar nelerdir? 4. Dinî ve millî bayramların sosyal yaşam üzerindeki etkileri nelerdir? 59

60

KONULAR 1. HARİTALAR NE DİYOR? 2. İKLİMİN YAŞAMIMIZA ETKİSİ 3. NÜFUS VE YERLEŞME 4. NEDEN OLDU? 5. DOĞAL AFETLER VE ETKİLERİ ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME Bu ünitede doğal çevreye duyarlılık, dayanışma, sorumluluk ve tasarruf değerleri işlenmiştir. NELER ÖĞRENECEĞİZ? ● Haritalar üzerinde yaşadığımız yer ve çevresinin yeryüzü şekillerini genel olarak açıklayacağız. ● Yaşadığımız çevrede görülen iklimin, insan faaliyetlerine etkisini günlük ya- şantımızdan örnekler vererek açıklayacağız. ● Yaşadığımız yer ve çevresindeki doğal ve beşerî özelliklerin nüfus ve yer- leşme üzerindeki etkilerine örnekler vereceğiz. ● Yaşadığımız çevrede etkili olan afetlerin ve çevre sorunlarının oluşum ne- denlerini sorgulayacağız. ● Doğal afetlerin toplum hayatı üzerindeki etkilerini örnekler ile açıklayacağız. 61

1. HARİTALAR NE DİYOR? Kitabınızdaki 64 ve 65. sayfalarda bulunan haritayı inceleyiniz. Sizce bu haritada kullanılan renkler neleri ifade ediyor olabilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla pay- laşınız. Yeryüzünün tamamının veya bir kısmının belirli bir oranda küçültülerek düzlem üzerine aktarılmasına “harita” adı verilir. Farklı amaçlar için çizilmiş farklı harita türleri vardır. Ulaşım için yolları gösteren yol haritaları, doğal varlıkları ve tarihî eserleri gösteren turizm haritaları, maden kaynaklarını gösteren maden haritaları bunlardan bazılarıdır. Haritalarda kullanılan özel işaretler vardır. Bu işaretler ve bunların ne anlama geldiği, haritaların işaretler bölümünde (lejant) işlenir. Sınırları belirli bir alanda dağ, ova, plato, akarsu gibi yeryüzü şekillerini gösteren haritalara “fiziki harita” adı verilir. Fiziki haritalarda kullanılan renklerin ne anlama geldiğini öğrenmeye ne dersiniz? Yükselti ve Derinlik Basamakları Deniz ile karanın birleştiği yerde yükselti “0 (sıfır)” metre olarak kabul edilir. Fiziki haritalarda deniz, göl, akarsu gibi su kütleleri mavi renkle gösterilir. Denizlerdeki derinlik arttıkça mavinin tonu koyulaşır. Deniz seviyesine yakın, yükseltinin az olduğu yerler yeşil ve yeşilin tonları ile gösterilir. Yükselti artmaya başladıkça yeşilin yerini sarı renk alır. Yükseltinin çok fazla olduğu yerler (1.000 metre ve üstü) kahverengi ile gösterilir. Yükselti arttıkça kahverenginin tonu koyulaşır. Haritalardaki küçültme oranına “ölçek” adı verilir. Diğer bir ifade ile ölçek, yeryüzündeki gerçek uzunluğun haritada kaç cm ile gösterildiğini ifade eder. Şimdi gelin fiziki haritalarda gördüğümüz yeryüzü şekillerini yakından inceleyelim. 3.1 Göl-Borçka Karagöl (Artvin) 3.2 Plato-Perşembe Platosu (Ordu) Karalar içindeki çukurlarda birikmiş durgun Akarsular tarafından derin bir biçimde yarılmış, su kütlelerine “göl” adı verilir (Görsel 3.1). çevrelerine göre yüksekte kalan düzlüklere “plato” adı verilir (Görsel 3.2). 62

3.3 Vadi-Ayder (Rize) 3.4 Ova-Trakya Ovası (Edirne) Akarsuların yataklarını aşındırarak oluşturduğu Çevrelerine göre alçakta kalan, akarsular yeryüzü şekillerine “vadi” adı verilir (Görsel 3.3). tarafından yarılmamış geniş düzlüklere “ova” adı verilir (Görsel 3.4). 3.5 Dağ- Ağrı Dağı (Ağrı) 3.6 Akarsu- Manavgat Köprülü Kanyon (Antalya) Çevr esine göre daha yüksek ve tabandan Yeryüzünde, belirli bir yatak içinde, eğim zirveye kadar eğimli yamaçları olan yeryüzü boyunca sürekli veya zaman zaman akan şekillerine “dağ” adı verilir (Görsel 3.5). sulara “akarsu” adı verilir (Görsel 3.6). 3.7 Ada-İstanbul adaları (İstanbul) 3.8 Körfez-Kemer (Antalya) Etrafı sularla çevrili kara parçasına “ada” adı Denizin karanın içine doğru sokulduğu büyük verilir (Görsel 3.7). su girintilerine “körfez” adı verilir (Görsel 3.8). 3.9 Boğaz-İstanbul Boğazı (İstanbul) İki denizi birbirine bağlayan su geçitlerine ise “boğaz” adı verilir (Görsel 3.9). 63

Bozcaada İstanbul Boğazı Terme Ovası Ihlara vadisi Gökova Körfezi Beyşehir Gölü Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıdaki soruları verilen haritaya göre defterinize cevaplayınız (Harita 3.1). 1. Yaşadığınız yerdeki dağ, ova, plato, göl ve akarsuları yukarıdaki fiziki haritadan bulup defterinize yazınız. 64

Giresun Dağları Çoruh Nehri K Harita 3.1 Türkiye fiziki haritası Şanlıurfa Platosu 2. Haritaya göre yükseltinin en fazla olduğu yerler nerelerdir? Bu yargıya nasıl ulaştınız? 3. Haritaya göre yükseltinin en az olduğu yerler nerelerdir? Bu yargıya nasıl ulaştınız? 4. Haritaya göre ülkemizde batıdan doğuya doğru gidildikçe yeryüzü şekillerinde nasıl bir değişim yaşanmaktadır? Bu yargıya nasıl ulaştınız? 65

2. İKLİMİN YAŞAMIMIZA ETKİSİ İnsanların televizyon, gazete ya da genel ağdan hava durumu tahminlerine bakma- larının nedenleri ne olabilir? Belirli yerde ve kısa bir süre içinde etkili olan atmosfer tabakasındaki gelişmelere “hava durumu” adı verilir. Yaşadığımız bölgede hava durumu hep aynı olmaz. Kimi zaman güneşli, kimi zaman yağmurlu, kimi zaman sıcak, kimi zaman soğuk olur. Bu durum günlük yaşamımızı çeşitli yönleri ile etkiler. İnsanlar hava olaylarından olumsuz yönde etkilenmemek için hava durumunu takip ederler. Örneğin, hava soğuk olacaksa daha kalın kıyafetler giyerken yağmurlu olacaksa yanlarına şemsiye alırlar. Hava durumu ulaşım üzerinde de etkilidir. Havanın fırtınalı, rüzgârın çok şiddetli olduğu günlerde deniz ulaşımındaki seferler iptal edilebilir. Ya da buzlanmanın olacağı günlerde araç sahipleri lastiklerine zincir takarlar. HABER 3.10 AFAD yetkililerinin kurtarma çalışmaları Türkiye’nin doğusunda tipiyle birlikte etkili olan kar yağışı, ulaşımı olumsuz etkiledi. Ge- ce başlayan ve etkisini artırarak sürdüren kar yağışı ve tipi nedeniyle Erzincan-Sivas kara yolundaki Sakaltutan ile Kızıldağ Geçitlerinde ulaşım yaklaşık altı saat durdu. Çok sayıda yolcu otobüsü, akaryakıt istasyonlarında beklemek zorunda kaldı. Tırlar kayma riskine kar- şı yola devam edemezken kara yolları ve polis ekipleri, iş makinesi desteğiyle yoğun çalışma yürüttüler. İş makinelerinin yoğun çalışması ve kar yağışının etkisini azaltması sonucu Sa- kaltutan ile Kızıldağ Geçitlerinde ulaşım kontrollü olarak yapılmaya başladı. Kar yağışının etkili olduğu Muş’ta da yüz seksen köy yolu ulaşıma kapandı. Dün akşam, şehir merkezine gitmek için yola çıkan Alaniçi Köyü’ne ait iki minibüs ise tipi nedeniyle mahsur kaldı. İhbar üzerine bölgeye İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ile İl Özel İda- resi ekipleri sevk edildi (Görsel 3.10). Ekipler, içerisinde çocukların da bulunduğu toplam yirmi dört yolcu için kurtarma çalışması başlattı. Tekerlerine zincir takılan minibüsler, iş makinelerine bağlanan halatlar ile çekildi. Kurtarılan iki minibüse AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri şehir merkezine kadar eşlik etti. Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (31.01.2020). 66

Hava durumu ekonomik faaliyetler üzerinde de etkilidir. Balıkçılar hava durumunu takip ederek avlanmaya çıkarlar. Yine çiftçiler de ekim ve hasat işlemlerinde hava durumunu göz önünde bulundururlar. Aşağıdaki metni okuyunuz. Metnin altındaki soruyu cevaplayınız. HABER Yağışların yüzde 50 azaldığı Trakya’da, çiftçilerin kuraklık endişesi Trakya’da son yılların en kurak mev- simi yaşanıyor. Meriç Nehri’nde ku- raklık nedeniyle adacıklar oluşurken endişe içerisinde olan çiftçiler yağış bekliyor. Edirne Meteoroloji Mühen- disleri Odası İl Temsilcisi geçen yıla oranla Edirne, Tekirdağ ve Kırkla- reli’de yağışların yüzde 50 azaldığı- 3.11 Meriç Nehri’nde oluşan kum adacıkları na dikkat çekti. Türkiye’nin önemli bir tarım bölgesi olan Trakya’da yaşanan kuraklık, çiftçileri kaygılan- dırıyor. Çiftçilerin sulamada kullandığı Meriç ve Tunca nehirleri kuruma noktasına geldi. Meriç Nehri’nde kuraklık nedeniyle kum adacıkları oluşurken (Görsel 3.11 ) su çekilmesi ne- deniyle Tunca Nehri’nin yatağının genişlediği görüldü. Aynı şekilde komşu iller olan Kırkla- reli ve Tekirdağ’da da aynı ölçümler yapıldı. Yine 2019’un son üç ayında Kırklareli’de bu azal- manın yüzde 35 olduğunu, Tekirdağ’da ise yüzde 61 olduğunu görüyoruz. Trakya’da yaşanan iklim olayları, ekonomik faaliyetleri ne şekilde etkileyebilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (25 Ocak 2020). Doğuda Kar Cefası, Batıda Güneş Sefası HABER Türkiye’nin doğu illeri karla mücadele ederken Tekirdağlılar güneşli havanın tadını çıkartıyor. Termometrelerin hava sıcaklığını 15 derece ölçtüğü Tekirdağ merkeze bağlı Süleymanpaşa’da bahardan kalma günler yaşayan vatandaşlar, güneşli havanın keyfini çıkartıyor. Kasım ayında böylesine sıcak bir ha- va ile karşılaşmanın güzel olduğunu ifade eden vatandaşlar, bu fırsatı 3.12 Tekirdağ merkez parkta oturarak değerlendirdiklerini söyledi. Kimi vatandaşlar açık alanda kahvaltı yaparak güneşli havanın tadını çıkarırken kimi vatandaşlar da güneşli günleri sahil boyunda yürüyerek geçiriyor (Görsel 3.12). Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (25.11.2017). 67

Haberde de görüldüğü gibi ülkemizde aynı zaman dilimi içerisinde farklı hava olayları görüle- bilmektedir. Belirli bir bölgede sıcaklık değerleri, rüzgâr, yağış gibi hava olaylarının uzun yıllardaki ortalamasına “iklim” adı verilir. Bu durum ülkemizde farklı iklim tiplerinin görüldüğünü gösterir. Ülkemizde birbirinden farklı özelliklere sahip üç ayrı iklim tipi görülür (Harita 3.2). Bu iklim tipleri insanların yaşamlarını farklı şekillerde etkiler. Şimdi gelin bu iklim tiplerini ve bu iklim tiplerinin insanların yaşamlarını nasıl etkilediğini inceleyelim. Harita 3.2 Türkiye iklim haritası Karasal İklim Ülkemizde denizden uzak iç kesimlerde görülen iklim tipidir (Harita 3.3). Bu iklimin etkili olduğu yerlerde yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve karlı geçer. Ülkemizde görülen iklim tipleri içerisin- de en geniş alanda etkili olan iklim tipidir. 3.13 Bozkır-Aksaray Harita 3.3 Karasal iklim haritası Karasal iklimin görüldüğü yerlerde bitki örtüsü, ilkbahar yağmurları ile yeşeren, yaz sıcaklığı ile kuruyan bozkırlardan oluşur (Görsel 3.13). 68

3.14 Buğday tarlası-Konya 3.15 Kışın kardan kapanan bir yol-Erzurum Karasal iklimin görüldüğü yerlerde en çok yetişti- Karasal iklimin görüldüğü yerlerde kışın kar rilen tarım ürünü; yetişme döneminde yağmur, yağışı ve buzlanma görülür. Bu durum ulaşımı olgunlaşma döneminde kuraklık isteyen buğday- olumsuz yönde etkiler (Görsel 3.15). dır (Görsel 3.14). Karasal iklimin görüldüğü köy- lerde konut yapımında kerpiç daha çok kullanılır (Görsel 3.16). Kerpiçten yapılan evler yazın serin, kışın ise sıcak olur. 3.16 Kerpiç evler-Şanlıurfa Öğrendiklerimi Uyguluyorum Karasal iklimin hayvancılık faaliyetleri üzerindeki etkisini araştırarak ulaştığınız bilgileri aşağıdaki boşluğa yazınız. ......................................................................................................................... 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 69

Akdeniz İklimi Ülkemizde Ege, Marmara ve Akdeniz kıyılarında görülen iklim tipidir (Harita 3.4). Bu iklimin etkili olduğu yerlerde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlı geçer. 3.17 Maki bitki örtüsü-Muğla Harita 3.4 Akdeniz iklimi haritası Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde bitki örtüsü; kı- sa boylu, yaz sıcağına dayanıklı “maki” adı verilen çalı ve ağaçlardan oluşur (Görsel 3.17). 3.18 Sera-Mersin 3.19 Taş evler-İzmir Bir ürünün kendi mevsimi dışında yetiştirilme- Akdeniz ikliminin görüldüğü köylerde konut yapı- sine “seracılık” adı verilir (Görsel 3.18). Akde- mında taş daha çok kullanılır (Görsel 3.19). Kı- niz ikliminin görüldüğü yerlerde kışların ılık şın hava ılık geçtiği için ısınma sorun oluşturmaz. geçmesi seracılık faaliyetlerini geliştirmiştir. Yazın ise taş evler daha serin olur. 3.20 Sahil Şeridi-Antalya Akdeniz ikliminin görüldüğü bölgelerde yaz mevsiminin uzun sürmesi ve sıcaklık değerle- rinin yüksek olması kıyı (Görsel 3.20) turizminin gelişmesini sağlamıştır. 70

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Akdeniz ikliminin tarım faaliyetleri üzerindeki etkisini araştırarak ulaştığınız bilgi- leri aşağıdaki boşluğa yazınız. Yazınızı görsellerle destekleyiniz. ......................................................................................................................... 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 71

Karadeniz İklimi Ülkemizde Karadeniz’in kıyı kesimlerinde etkili olan iklim tipidir. (Harita 3.5) Bu iklimin etkili olduğu yerler her mevsim ılık ve bol yağışlı geçer. 3.21 Orman-Artvin Harita 3.5 Karadeniz iklimi haritası Karadeniz iklimi her mevsim bol yağış alır. Buna bağlı olarak bitki örtüsü gür orman- lardan oluşur (Görsel 3.21). 3.22 Yağmur yağarken-Artvin 3.23 Çay bahçesi-Rize Karadeniz ikliminde her mevsim yağışlı oldu- Ilıman bir iklim ve her mevsim bol yağış isteyen ğundan şemsiye ve yağmurluk çok kullanılır çay, ülkemizde, Rize ve çevresinde yetiştirilir (Görsel 3.22). (Görsel 3.23). 3.24 Ahşap evler-Rize Karadeniz ikliminin görüldüğü köylerde bitki örtüsüne bağlı olarak konut yapımında daha çok ahşap kullanılır (Görsel 3.24). 72

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Karadeniz ikliminin turizm faaliyetleri üzerindeki etkisini araştırarak ulaştığınız bil- gileri aşağıdaki boşluğa yazınız. Yazınızı görsellerle destekleyiniz. ......................................................................................................................... 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 0............................................................................................................................. 73

3. NÜFUS VE YERLEŞME İnsanlar, hangi özelliklere sahip alanlara yerleşmeyi tercih eder? İnsanlar, tarih boyunca ihtiyaçlarını kolayca karşılayabilecekleri alanları yerleşim yeri olarak seçmişlerdir. Bu tercihlerinde doğal ve beşerî unsurlar etkili olmuştur. Ülkemizde nüfus dağılımı; iklim, yeryüzü şekilleri ve su kaynakları gibi doğal unsurlar ile ulaşım, tarım, turizm, eğitim ve tica- ret gibi beşerî unsurlara bağlı olarak farklılık göstermektedir. Sınırları belirli bir alan (köy, ilçe, il, bölge, ülke vs.) içerisinde yaşayan insan sayısına “nüfus” adı verilir. Dünyada olduğu gibi ülke- mizde de nüfus dağılımı da farklılık göstermektedir. Şimdi gelin bu unsurların ülkemizde nüfus dağılımını nasıl etkilediğini birlikte inceleyelim. Doğal Unsurlar Yeryüzü şekilleri: Yeryüzü şekillerinin sade oldu- ğu yerler yerleşme için uygundur. Ova ve platoların geniş yer kaplamasına bağlı olarak ülkemizde Bursa, Adana (Görsel 3.25), Konya ve Samsun gibi illerimiz- de nüfus fazladır. Dağlık ve engebelik alanlar ise eko- nomik faaliyetlerin yapılmasını zorlaştırır. Yeryüzü şe- killerinin engebeli olduğu Hakkâri, Muş ve Artvin gibi illerimizde nüfus azdır. 3.25 Adana İklim: Yerleşmeyi etkileyen önemli faktörlerden biri de iklimdir. Ülkemizde denize kıyısı olan yerlerde ikli- min daha yumuşak olması bu yerlerdeki nüfusu artır- mıştır. Buna karşın karasal iklimin çok sert geçtiği Tunceli, Hakkâri (Görsel 3.26) ve Iğdır gibi şehirleri- mizde ise nüfus azdır. 3.26 Hakkâri-Yüksekova Su kaynakları: Su, insan yaşamının devamı için en temel kaynaklardan biridir. Bu yüzden tarihin ilk dönemlerinden itibaren insanlar su kaynaklarının çev- resini yerleşim alanı olarak tercih etmişlerdir. Sakarya Nehri’nin kenarına kurulan Sakarya (Görsel 3.27); Ceyhan ve Seyhan Nehirlerinin kenarlarına kurulan Adana’da nüfusun fazla olmasında su kaynaklarının da etkisi vardır. 3.27 Sakarya 74

Bitki Örtüsü: Orman varlığı bakımından zengin olan yerlerde nüfus azdır. Gür bitki örtüsü ulaşımı, ta- rımı ve konut yapımını olumsuz yönde etkiler. Trab- zon, Rize (Görsel 3.28) ve Giresun’un kırsal alanla- rında nüfusun az olmasında bitki örtüsü de etkilidir. Orman varlığı bakımından zengin yerlerde yerleşime uygun arazinin azlığı nedeniyle dağınık yerleşme gö- rülür. 3.28 Rize’de bir köy Beşerî Unsurlar Tarım: İklimin uygun olduğu su kaynaklarına ya- kın ovalar tarım için elverişlidir. Çukurova, Konya Ovası (Görsel 3.29), Bafra ve Çarşamba Ovaları bu yerlere örnek olarak gösterilebilir. Tarımsal faaliyet- lere bağlı olarak üretilen ürünlerin sanayide ham madde olarak kullanılması bu bölgelerde tarıma bağlı sanayiyi de geliştirmiştir. 3.29 Konya Ovası Ulaşım: Ulaşım birçok beşerî faktör üzerinde etkili olan bir unsurdur. Ulaşım imkânlarının geliştiği yerler- de sanayi ve ticaret de gelişmiştir. Bu durum iş imkânlarını artırdığı için ulaşımın geliştiği yerlerde nü- fus da fazla olur. İstanbul (Görsel 3.30), Bursa, İzmir, Mersin ve Adana’da nüfusun fazla olmasında ulaşım imkânlarının gelişmiş olması da etkilidir. Ulaşım imkânlarının gelişmediği Ağrı, Şırnak, Kastamonu ve Artvin’de ise nüfus azdır. 3.30 İstanbul Sanayi ve Madencilik: Sanayi tesisleri ham mad- de kaynaklarına yakın ve ulaşım imkânlarının geliştiği yerlere kurulmuştur. Sanayi tesislerinin fazla olduğu ve madenciliğin geliştiği yerlerde iş imkânları fazladır. Bu duruma bağlı olarak dışarıdan alınan göçler nüfu- su artırmıştır. Ülkemizde Zonguldak’ta (Görsel 3.31) madenciliğe; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kayse- ri gibi şehirlerimizde sanayiye bağlı olarak nüfus faz- ladır. 3.31 Zonguldak/Ereğli 75

Hizmet Sektörü: Eğitim, sağlık, ulaşım, bankacı- lık, turizm gibi faaliyetler hizmet sektörü içerisinde yer alır. Dışarıdan göç aldıkları için hizmet sektörünün geliştiği yerlerin nüfusları da fazladır. Antalya (Görsel 3.32), Ankara, Eskişehir, İstanbul ve İzmir gibi şehirle- rimizde nüfusun fazla olmasında hizmet sektörü de etkilidir. 3.32 Antalya Öğrendiklerimi Uyguluyorum Yukarıda ülkemizdeki farklı iki şehir yerleşimi gösterilmiştir. İki şehir arasındaki bu farklılığın oluşma nedenleri nelerdir? Aşağıdaki boşluğa yazınız. ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 2. Aşağıdaki soruları, Türki- ye’nin illere göre nüfus dağı- lımı tablosuna göre (Görsel 3.33) cevaplayınız. 1. Ülkemizde nüfusu 500.000’den fazla olan şehirlerin genel özellikleri neler olabilir? ............................................ ............................................ ............................................ ............................................ ............................................ 2. Yaşadığınız şehrin nüfus aralığını tablodan bularak aşağıya yazınız. ............................................ 3.33 İllere göre nüfus dağılımı ............................................ ............................................ 76

Dünya üzerindeki bütün canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri ve ihtiyaçlarını karşılayabilme- leri için hava, su ve toprağın oluşturduğu doğal ortam çok önemlidir. İnsanoğlu, tarih boyunca hayat şartlarını iyileştirmek ve ihtiyaçlarını karşılamak için doğal ortam üzerinde değişiklikler yap- mıştır. Şimdi bu değişikliklerden bazılarına göz atalım. 3.34 Cinciva Tarihî Osmanlı Köprüsü (Rize) 3.35 Borçka Barajı (Artvin) İnsanlar; ulaşımı kolaylaştırmak için yol, köprü ve İnsanlar, ihtiyaç duydukları enerjiyi ve suyu karşılamak viyadükler yaparlar (Görsel 3.34). için akarsu üzerine barajlar yaparlar (Görsel 3.35). 3.36 Tarla-Pamuk tarlası (Adana) 3.37 Demir çelik fabrikası (Ereğli) İnsanlar, ihtiyaç duydukları besin maddelerini üretmek İnsanlar, doğadan çıkardıkları madenleri işleyerek için toprağı işleyerek tarım yaparlar (Görsel 3.36). çeşitli ürünler elde ederler (Görsel 3.37). 3.38 Şehir (Bursa) 3.39 Liman (İstanbul) İnsanlar, barınmak için doğal çevre üzerinde İnsanlar, ticaret ve ulaşım için deniz kıyılarına konutlar yaparlar (Görsel 3.38). limanlar yaparlar (Görsel 3.39). Doğal kaynakların sınırsız olmadığını göz önünde bulundurarak bu kaynakları bilinçli kullanmak ve doğal çevreyi değiştirirken diğer canlılara ve doğaya zarar vermemek hepimizin sorumluluğudur. Doğal ortamı çevreye zarar vermeden değiştirmek mümkün müdür? Düşüncele- rinizi örneklendirerek arkadaşlarınızla paylaşınız. 77

4. NEDEN OLDU? Çevremizde yaşanan doğal afetler ve çevre sorunları bir tesadüf müdür? Merhaba, Ben Miray. Öğretmenimiz bize derste doğal afetler ve çevre sorunları hakkında bir belgesel izletti. Bu belgeselde anlatılanlara göre can ve mal kaybına neden olan deprem, sel, erozyon, çığ gibi olaylara “doğal afet” adı veriliyormuş. Doğal kaynakların aşırı ölçüde ve yanlış kullanılması nedeniyle doğal dengenin bozulmasına ise “çevre sorunları” deniliyormuş. Bu belgeseli izledikten sonra öğretmenimiz, doğal afetler ve çevre sorunları çeşitlerini nedenleriyle araştırmamızı istedi. Ulaştığımız bilgileri görsellerle destekleyerek sınıf panomuza astık. Şimdi doğal afetlerden bazılarını yakından inceleyelim. 3.40 Depremde yıkılan binalar (Yalova) 3.41 Sel suyunun sürüklediği taşıt (Antalya-Olimpos) Deprem (Görsel 3.40), yer kabuğunun al- Sel (Görsel 3.41), eriyen kar suları ve aşırı tındaki hareketlere bağlı ani sarsıntı olup can yağışlara bağlı olarak oluşur. Eğimli alanlar- ve mal kayıplarına neden olur. Aşağıda Afet dan akan bu sular, toprakla birlikte her şeyi sü- ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) rükler. Sel felaketi, ülkemizin tamamında görü- tarafından hazıranan Türkiye Deprem Tehlike lüyor olmakla birlikte akarsu yataklarına yerle- Haritası verilmiştir. (Harita 3.6). şimin fazla olduğu yerlerde daha sık görülür. En büyük Yer İvmesi Düşük Yüksek Tehlike 0,0 0,1 0,2 0,3 0,4 0,5 Tehlike 50 Yılda Aşınma Olasılığı %10 Harita 3.6 AFAD, 2018 Türkiye Deprem Tehlike Haritası Tekrarlanma Periyodu 475 Yıl 78

3.42 Çığ anı (Kafkasya-Rusya) 3.43 Heyelan yaşanan bir karayolu (İspanya) Çığ (Görsel 3.42), kar yağışının fazla ol- Heyelan (Görsel 3.43), eğimin fazla ol- duğu bölgelerde kar kütlelerinin koparak duğu yerlerde aşırı yağışlara bağlı olarak aşağı doğru akmasıdır. Yuvarlandıkça bü- toprağın aşağı doğru kaymasıdır. Karade- yüyen ve geçtiği yerlere zarar veren çığ ül- niz kıyısındaki yerlerde yaşanan aşırı ya- kemizde yükselti ve kar yağışının yoğun ol- ğışlar ve eğimli arazi heyelanların yaşan- duğu yerlerde görülür. masına neden olmaktadır. 3.44 Erozyona uğramış bir bölge (Ukrayna) 3.45 Hortum anı (ABD) Hortum (Görsel 3.45), ani hava değişimle- Erozyon (Görsel 3.44), toprağın üst bö- rine bağlı olarak oluşan, kendi ekseni etrafın- lümündeki verimli kısmın rüzgâr ve akarsu- da dönerek hareket edebilen, yüksek hızlara lar ile taşınmasıdır. İklim ve bitki örtüsünün ulaşabilen ve yıkıcı etkileri olan şiddetli bir cılız olması erozyon üzerinde etkilidir. Ülke- rüzgâr çeşididir. Son yıllarda ülkemizin farklı mizde erozyonun en yoğun görüldüğü yer- yerlerinde oluşan hortumlar yerleşim yerlerine ler, karasal iklimin etkili olduğu yerlerdir. ve tarım alanlarına zarar vermektedir. Aşağıdaki haberi okuyunuz. Haberle ilgili soruyu cevaplayınız. Türkiye’deki doğal afetlerin %61’ini deprem %15’ini erozyon, %14’ünü sel, %5’ini heyelan, %4’ünü orman yangını, %1’ini çığ oluşturuyor. 20. yüzyılın başından bu ya- na meydana gelen doğal afetlerde yaklaşık 100 bin insan hayatını kaybetmiş, 175 bin insan yaralanmış, yaklaşık 650 bin konut yıkılmış ya da ağır hasar görmüştür. Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (10.02.2018). Farklı doğal afetlerin yaşandığı ülkemizde, doğal afetlerin zararlarını azaltmak için neler yapılabilir? 79

Aşağıda verilen görseldeki çevresel sorunların oluşumunda etkili olan unsurlar nelerdir? Düşüncelerinizi görselin yanındaki boşluğa yazınız. ................................................................... 0....................................................................... 0....................................................................... 0....................................................................... 0....................................................................... 0....................................................................... 0....................................................................... 0....................................................................... İnsanlar, yaşamlarını devam ettirebilmek için ihtiyaç duydukları unsurları doğadan karşılarlar. Bazı ihtiyaçlarını karşılamada doğal kaynakları doğrudan kullanırken bazılarında ise doğal kay- nakları değiştirerek kullanırlar. Doğal kaynakların aşırı ya da bilinçsizce kullanımı doğadaki den- geyi bozar ve çevre sorunlarının yaşanmasına neden olur. Bu sorunlar dünyadaki tüm canlıların yaşamlarını tehdit eder. İnsanların çeşitli faaliyetleri, çevre sorunlarının yaşanmasındaki en önemli faktördür. Örneğin ormanlık bölgelerde tarla açma, çarpık kentleşme ve tesis yapımı ormanlara zarar verir. Bu sorunların yaşanmaması ya da yaşanan sorunların azaltılmasında bilinçli davranı- lıp doğaya karşı duyarlı olunması çok önemlidir. Gelin şimdi doğal dengeyi bozan çevre sorunlarından bazılarını yakından inceleyelim. Farklı gazların bileşiminden oluşan atmosfer, dünyayı yaşanabilir bir gezegen hâline getirmiş- tir. Ulaşım araçları, fabrika ve konutlardan çıkan zararlı gazlar, sanayi faaliyetleri hava kirliliğine neden olmuştur. Bu değişim beraberinde küresel ısınmayı getirmiştir. Orman yangınları (Görsel 3.46) insanlara bağlı kusur ve ihmaller ile yıldırım düşmesi gibi doğal nedenlere bağlı olarak oluşan bir çevre sorunudur. Orman yangınları yaz aylarının çok sıcak geçtiği Ege ve Akdeniz kıyılarında daha çok yaşanır. 3.46 Orman yangını yaşanan bir bölge 80

Suyun doğal yapısını bozacak zararlı mad- delerin suya karışmasıyla su kirliliği oluşur. Sa- nayi atıkları, kimyasal ilaçlar, suni gübreler ve evsel atıklar su kirliliğinin oluşmasının başlıca nedenleri arasında yer alır (Görsel 3.47). Doğa- ya karışan atık sular, tüm canlıların yaşamını olumsuz yönde etkiler. 3.47 Doğaya karışan atık su Toprak, insanların yaşamlarını devam ettire- bilme adına yaptıkları birçok ekonomik faaliyete kaynak oluşturur. Toprağın niteliğini ve yapısını bozan zararlı maddelerin (Görsel 3.48) toprağa karışmasıyla toprak kirliliği oluşur. Su ve hava- daki kirlilik doğrudan toprak üzerinde de etkili olur. Ayrıca bilinçsiz kullanılan tarım ilaçları, sa- nayi atıkları ve evsel atıklar da toprak kirliliği üzerinde etkilidir. 3.48 Doğaya bırakılmış katı atıklar İçinde bulunduğumuz dönemde ortaya çı- kan kirlilik türlerinden biri de gürültü kirliliğidir. Ulaşım araçları (Görsel 3.49), sanayi kuruluş- ları ve inşaat çalışmaları vb. nedenler gürültü kirliliğine yol açar. Bu kirlilik, insanları hem fi- ziksel hem de ruhsal yönden olumsuz bir şekil- de etkiler. 3.49 Taşıtlar gürültü kirliliğine neden olur. Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazarak arkadaşlarınızla paylaşınız. 1. Yaşadığınız yerin özellikleri hangi doğal afetin ortaya çıkmasında etkili olmuştur? 2. Yaşadığınız yerde görülen çevre sorunları hangileridir? Bu sorunlara karşı ne gibi önlemler alınabilir? 81

5. DOĞAL AFETLER VE ETKİLERİ Doğal afetlere maruz kalan insanlar hangi duyguları hisseder? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Hiç beklenmedik bir anda meydana gelen deprem, çığ, sel ve heyelan gibi doğal afetler can ve mal kayıplarına neden olur ve insanların yaşamlarını farklı alanlarda etkiler. Depremler, can ve mal kayıplarına neden olur. Deprem sonrası birçok konut kullanılamaz du- ruma gelir (Görsel 3.50). Eğitim, ulaşım, sağlık gibi alanlarda sorunlar yaşanır. Depreme maruz kalan insanlarda korku, endişe ve çaresizlik durumları oluşur. Dayanışma ve iş birliği, bu sorunla- rın azaltılması ve yaşanılan acıların paylaşılmasında önemli bir yere sahiptir. HABER 17 Ağustos 1999 Depremi 3.50 Marmara depreminden bir fotoğraf 17 Ağustos 1999 sabahı, yerel saatle 03.02’de gerçekleşen, Koca- eli/Gölcük merkezli deprem ağır (Görsel 3.50) kayıplara neden ol- du. 7,5 büyüklüğünde gerçekleşen deprem, büyük çapta can ve mal kaybına yol açtı. 17 Ağustos depremi, tüm Marmara Bölgesi’nde ve Ankara’dan İzmir’e kadar geniş bir alanda hissedildi. Yaklaşık 16 milyon insan, bu depremden değişik düzeylerde etkilendi. Bu ne- denle bu deprem Türkiye’nin yakın tarihini derinden etkileyen en önemli olaylardan biridir. Bu, gerek büyüklük gerek etkilediği alanın genişliği gerekse se- bep olduğu maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük dep- remlerinden biridir. Deprem, Türkiye’nin önemli bir sanayi bölgesi olan Marmara Bölgesi’nde meydana gelmiş ve çok geniş bir coğraf- yayı etkilemiş olması nedeniyle ülkede büyük sıkıntılara neden ol- muştur. Yapılan araştırmalar sonucunda 17.480 ölüm vakası, 23.781 yaralı, 505 engelli birey tespit edilmiştir. Bu depremde ayrıca 285.211 konut da hasar görmüştür. Gazete haberi, 17.08.2017 (Düzenlenmiştir.) 82

Orman yangınları sadece doğal güzelliklerimizin yok olması anlamına gelmez. Yangınlarda birçok canlının yaşam alanı da yok olur. Yangınlar çevre sorunlarını beraberinde getirirken yangın sonucunda ormana bağlı ekonomik faaliyetler de yapılamaz hâle gelir. İzmir’de 7 Dönümlük Zeytinlik Arazi Kül Oldu HABER İzmir’in Dikili ilçesindeki zeytinlik alanda, henüz belirlenemeyen bir ne- denden çıkan yangında 7 dönümlük zeytinlik alan kül oldu (Görsel 3.51). Yangın, cumartesi saat 16.00 sıralarında Bademli Mahallesi İskelesi’nin ar- kasında bulunan zeytinlik alanda çıktı. Bölgeden yükselen dumanları gören çevredekiler durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. 3.51 Yanan zeytinlik İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek çevredeki vatandaşların da yardımıyla alevleri söndürdü. Yangında herhangi bir can kaybı olmazken 7 dönümlük zeytinlik alan alevlerden etkilendi. Yangının kesin çıkış nedenini belirlemek için başlatılan soruşturma sürüyor. Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (05.09.2017). Türkiye’nin yaşadığı en büyük sorunlardan biri olan erozyon, insanların yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir. Daha önce tarım yapılabilen birçok arazimiz bugün erozyon nedeniyle kul- lanılamaz hâle gelmiştir. Erozyonun yaşandığı bölgelerde doğal yaşam da olumsuz yönde etki- lenmektedir. HABER Erozyon Savaştan Beter Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğ- retim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Aşkın, Ana- dolu topraklarında erozyonun (Görsel 3.52) giderek arttığını belirterek “Toprak sadece savaşlarla kaybedilmez. En büyük kayıp erozyon ile olandır.” dedi. Prof. Dr. Tayfun Aşkın, Türkiye’de her 3.52 Erozyona uğramış bir bölge yıl 1 milyar 400 milyon ton toprağın eroz- yon sebebiyle kaybedildiğini söyledi. Bu miktarın 500 milyon tonunun tarım toprağı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Aşkın “1 milyar 400 milyon ton toprağın kamyon kasasında taşındığı düşünülürse 30 bin kamyona denk düşüyor. Bu tablo bile erozyonun Türkiye açısından korkunç boyutunu anlatmaya yeter.” diye konuştu. Gazete haberi, 29.08.2015 (Düzenlenmiştir.) 83

Çığ felaketi; ulaşımı, eğitimi ve ekonomik faaliyetleri olumsuz yönde etkiler. Tokat Erbaa Yolu Çığ Düşmesi Sonucu Kapandı HABER 3.53 Gökalp beldesi yolu Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Gökalp beldesi yolu (Görsel 3.53), Yayla mevkisinde çığ düşmesi sonucu ulaşıma kapandı. Sabah saatlerinde Erbaa’ya gitmek için bu yolu kullanan vatandaşlar yolun kapandığını görünce durumu yetkililere bildirdi. Gökalp beldesi ekipleri ile İl Özel İdaresine bağlı ekipler Yayla mevkisine giderek burada çalışma başlattı. Yaklaşık 2 saat süren çalışma sonrası yol tekrar trafiğe açıldı. Gazete haberi, 03.02.2017 (Düzenlenmiştir.) Sel felaketi; çevre kirliliğine, maddi zarara ve can kayıplarına neden olur. Rize’de Sel Felaketi HABER 3.54 Gürpınar’da selde sürüklenen bir kamyon Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı Gürpınar köyünde sağanak yağmurun ardından oluşan sel nedeniyle (Görsel 3.54) çöken evin enkazı altında kalan 1 kişi öldü. Enkazdan 1 kişi de yaralı olarak çıkarıldı. Selden dolayı mahsur kalan 10 kişiyi kurtarmak için ise bölgeye arama, kurtarma ekipleri sevk edildi. Rize’de şiddetli yağış nedeniyle Çamlıhemşin ve Hemşin ilçelerinde bazı yollarda toprak kaymaları meydana geldi. Ulaşımdaki aksamalar yüzünden iki ilçede taşımalı eğitime bir gün ara verildi. Gazete haberi, 28.09.2017 (Düzenlenmiştir.) Doğal afetler, toplum hayatının başka hangi alanlarını olumsuz yönde etkiler? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 84

Doğal afetlerin yıkıcı etkileri insanlarda derin izler bırakır. Yaşanan üzüntü, endişe, korku ve çaresizlik; türkü, şarkı ve şiirlerimizde yer alır. Büyük halk ozanı Âşık Veysel (Görsel 3.55), sel felaketini işlediği “Kızılırmak Seni Seni” adlı şiiri ile bunun en güzel örneklerinden birini vermiştir. Kızılırmak Seni Seni Bahar gelir gudurursun Kızılırmak seni seni Ne uyursun ne durursun Kızılırmak seni seni Gelin yedin, kızlar yedin Nice ela gözler yedin Seksen doksan yüzler yedin Kızılırmak seni seni Genç de yersin, koca yersin Gündüz yersin, gece yersin Hâkim benden sormaz dersin Kızılırmak seni seni 3.55 Âşık Veysel (...) Âşık Veysel ŞATIROĞLU, Dostlar Beni Hatırlasın, s.65. (Kısaltılmıştır.) Öğrendiklerimi Uyguluyorum Doğal afetlerin insan yaşamı üzerindeki etkilerini konu alan bir şiir bularak yan tarafa yazınız. 85

ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME A. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz. 1. Türkiye fiziki haritasına bakan Serhat incelediği bir bölgenin genelde yeşil renk ve bu rengin tonla- rından olduğunu görür. Buna göre, Serhat’ın incelediği bölge için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A) Yükseltisi azdır. B) Yeryüzü şekilleri sadedir. C) Genel olarak 0–500 metre arası yükseltiye sahiptir. D) Platolar geniş yer kaplar. 2. Akdeniz ikliminin hâkim olduğu yerlerde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılıman ve yağışlıdır. Kış mevsi- minin ılık geçmesine bağlı olarak seracılık faaliyetleri yoğun olarak yapılmaktadır. Yaz mevsimi sıcak geçtiği ve uzun süreli olduğu için yılda birden fazla ürün alınan yerler vardır. Bu parçada iklimin aşağıdakilerden hangisine olan etkisinden söz edilmiştir? A) Turizme B) Sanayiye C) Tarıma D) Hayvancılığa 3. Ova ve plato gibi düz alanlar tarım, sanayi ve ulaşım gibi ekonomik faaliyetleri yapmak için daha uygundur. Örneğin; düz bir alana sahip olan Adana, Konya ve Bursa gibi illerimizin nüfusu fazla iken dağlık ve engebeli arazi üzerine kurulmuş yerleşim birimlerinde nüfus daha azdır. Buna göre, verilen bilgilerde nüfusun dağılışında etkili olan faktörlerin hangisi vurgulanmış- tır? A) Bitki örtüsü B) İklim şartları C) Yeryüzü şekilleri D) Toprak yapısı 4. Deprem ülkemizde can ve mal kaybına neden olan doğal afetlerden biridir. Halk arasında zelzele olarak da bilinen deprem yer kabuğunun altındaki hareketlere bağlı olarak oluşur. Aşağıdakilerden hangisi depremin yıkıcı etkisini azaltmak için yapılan çalışmalardan biri de- ğildir? A) Konutları inşaat yönetmeliklerine uygun yapmak B) Konutları yumuşak zemin ve fay hatları üzerine yapmak C) Konut yapımında dayanıklı ve kaliteli malzeme kullanmak D) Uygun olmayan bölgeleri yerleşime kapatmak 86

5. Barış, ara tatilde ziyaret amacıyla dayısının yaşadığı şehre gitmiştir. Buraya çok kar yağdığını gören Barış, yolculuğu esnasında bazı yerlerde dağların yamaçlarından kayan kar kütlelerinin yolları kapa- dığına tanık olmuştur. Buna göre, Barış’ın gittiği yerde aşağıdaki doğal afetlerden hangisi yaşanmaktadır? A) Sel B) Çığ C) Heyelan D) Deprem B. Aşağıdaki ifadeler doğru ise ifadelerin başına “D”, yanlış ise “Y” yazınız. Yanlış olan cümle- lerin doğrularını altlarına yazınız. 1. ( ) Ülkemizde denizlerden uzak iç kesimlerde Akdeniz iklimi görülür. ....................................................................................................................................................... 2. ( ) Doğal afetler, insanların yaşamlarını olumsuz yönde etkiler. ....................................................................................................................................................... 3. ( ) Ülkemizde nüfusun en fazla olduğu il Ankara’dır. ....................................................................................................................................................... 4. ( ) Ülke, şehir ve ilçe sınırlarını fiziki haritalara bakarak öğrenebiliriz. ....................................................................................................................................................... 5. ( ) Doğal afetler engellenemez olsa da alınacak önlemler doğal afetlerin etkilerini azaltabilir. ....................................................................................................................................................... 6. ( ) İklim, bitki örtüsü ve su kaynakları nüfusun dağılışını etkileyen beşerî özellikler arasında yer alır. ....................................................................................................................................................... C. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere, verilen kavramlardan uygun olanı yazınız. iklim ova ahşap karasal iklime deprem vadi 1. Belirli bir bölgede sıcaklık değerleri, rüzgâr, yağış gibi hava olaylarının uzun yıllardaki ortalama- sına ....................... denir. 2. Akarsular tarafından yarılmamış, çevresine göre düz olan yeryüzü şekillerine ................. denir. 3. Karadeniz ikliminin etkili olduğu kırsal yerleşimde konut yapımında daha çok ..................... kulla- nılır. 4. Akarsuların yataklarını aşındırması ile oluşan yeryüzü şekillerine .............................. denir. 5. Buğday .......................................... uyum sağlamış bir tarım ürünüdür. Ç. Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız. 1. Fiziki haritalarda yükselti basamaklarının gösteriminde hangi renkler kullanılır? 2. İklim, insan yaşamını hangi alanlarda etkiler? 3. İnsanların doğal ortamı değiştirmeleri ile ilgili beş örnek veriniz. 87

88

KONULAR 1. TEKNOLOJİNİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 2. CEBİMİZDEKİ KÜTÜPHANE 3. ÖNCE GÜVENLİK 4. BİLİM İNSANLARI VE ORTAK ÖZELLİKLERİ 5. ARAŞTIRMACI ÇOCUKLAR ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME NELER ÖĞRENECEĞİZ? Bu ünitede sorumluluk, bilim etiği, duyarlılık, dürüstlük, çalışkanlık ve saygı değerleri işlenmiştir. ● Teknoloji kullanımının sosyalleşme ve toplumsal ilişkiler üzerindeki etkisini tartışacağız. ● Sanal ortamda ulaştığımız bilgilerin doğruluğunu ve güvenilirliğini sorgula- yacağız. ● Sanal ortamı kullanırken güvenlik kurallarına uyacağız. ● Buluş yapanların ve bilim insanlarının ortak özelliklerini belirleyeceğiz. ● Yaptığımız çalışmalarda bilimsel etiğe uygun davranacağız. 89

1. TEKNOLOJİNİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Eskiden uzaktaki arkadaş, dost ve akra- balarımıza mektup yazar, onlardan da mek- tup beklerdik. Mektubun gitmesi de gelmesi de günler alırdı. Şimdi ise cep telefonu ile yollanan kısa mesajlar var. Sizce teknolojide yaşanan gelişmeler insan ilişkilerini nasıl etkilemiştir? Gelişen teknolojiyle birlikte artık hayatı- mızın neredeyse tamamını teknolojik ci- hazlar üzerinden yürütüyoruz. Mutfakta kul- landığımız araç gereçlerin çoğu, çamaşır ve bulaşık makineleri, televizyon, bilgisayar ve telefon teknolojisini birleştiren akıllı tele- fonlar ve daha aklımıza gelmeyen birçok ürün... Teknoloji, günlük hayatımızı birçok alanda kolaylaştırıyor, her an her şeye ula- şabilmemize imkân tanıyor ve zamandan tasarruf etmemizi sağlıyor. Teknoloji saye- sinde insanlar, artık tüm dünyada yaşanan 4.1 Görüntülü konuşma yapan bir çift gelişmelerden anında haberdar olabiliyor. Televizyon, radyo, genel ağ gibi kitle iletişim araçlarıyla sorunlar daha büyük kesimlere duyurulabiliyor, aynı anda daha çok kişi bilinçlendiriliyor ve amaca giden yolda daha hızlı adımlarla ilerleme sağlanabiliyor. Teknoloji ile birlikte mesafeler kısaldı, iletişim arttı. Uçak ya da hızlı trenler sayesinde sizden uzaktaki yakınlarınıza birkaç saat içinde ulaşabiliyorsunuz. Tanıdıklarınızla görüntülü konuşmalar yapabiliyorsunuz (Görsel 4.1). Teknolojinin olumlu yönleri olmakla birlikte özellikle sosyal yaşam üzerinde olumsuz etkileri de bulunmakta. Sanal ortam üzerinden sağlanan iletişim, zaman içinde yüz yüze iletişimi zayıflattı. Sosyal medya üzerinde yüzlerce arkadaşı olan bireyler, günlük hayatta yalnız kalabiliyor. Önceden evlerde akşam çay kahve eşliğinde aile bireyleri arasında hoş sohbetler yapılırdı. Günümüzde ise tablet, TV ve bilgisayar ekranına kilitlenildiği için aile içi ilişkiler de bu olumsuzluktan nasibini aldı. 90

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıdaki görseller ve metinden hareketle teknoloji kullanımının sosyalleşmeyi ve toplumsal ilişkileri nasıl etkilediğini verilen bölüme yazınız. Yazdıklarınızı arkadaş- larınızla paylaşınız. Teknoloji, hayatımızı kolaylaştırıyor; diğer taraftan da bizi kolaycılığa alıştırıyor. Bay- ram, doğum günü, yılbaşı gibi özel günler için birileri tarafından hazırlanmış mesajlardan gönderiveriyoruz. Değer verdiğimiz insanların ziyaretlerine gitmek yerine sosyal medya üzerinden onları takip ediyoruz. Seslerini duymaya gerek görmeden mesajla gideriveri- yoruz hasretimizi. Sevgimizi, mutluluğumuzu hatta öfkemizi iki nokta, parantez ve emoji- lerle anlatıyoruz. Hatta aynı evin içinde yaşadığımız kardeşimiz, anne ya da babamızla haberleşmek için bile mesaj yazıyoruz. Uzun süredir görüşemediğimiz arkadaşlarımızla sosyal medya aracılığıyla görüşüyoruz. Önce masanın, sonra kendimizin fotoğraflarını çekip sosyal medyaya koyuyoruz. Bilgimizi, fikirlerimizi başka insanlarla paylaşmak tabii ki güzel ama yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, gezdiğimiz ve gördüğümüz her şeyi payla- şıyoruz. Neredeyse sosyal medyada paylaşmak için bunları yapıyoruz. Eskiden arkadaş sofralarında ekmeğimizi paylaşıyorduk şimdi çektiğimiz öz çekimleri... (Yazar tarafından bu kitap için yazılmıştır.) ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ 91

2. CEBİMİZDEKİ KÜTÜPHANE Siz de aşağıdaki düşünce balonuna cevabını merak ettiğiniz bir soru yazınız. Günlük yaşamımızda merak ettiğimiz herhangi bir konuya ya da öğrenmek istediğimiz bilgiye genel ağ aracılığı ile ulaşabiliyoruz. İhtiyaç duyduğumuz bilgiyi araştırmak için arama motorla- rına anahtar kelimeyi yazmak yeterli oluyor. Birkaç saniyede önümüze o konu ile ilgili yüzlerce belki binlerce site açılıyor. Genel ağ erişiminin bu kadar yaygın ve kolay olmadığı zamanlarda araştırma yapmak daha zor oluyordu. Geçmişte bilgiye ulaşmak günümüzdeki kadar hızlı ve kolay olmuyordu. Örneğin annenizin sizin sevdiğiniz pastanın tarifine ulaşmak için tarif defteri- ne, yemek kitabına bakması ya da komşusuna sorması gerekiyordu. Ev ödeviniz için Anadolu medeniyetlerini araştırmanız gerekiyorsa kitap, dergi veya ansiklopedilere başvurmanız gereki- yordu. Hatta bu araştırmaları yapabilmeniz için okulunuzdaki ya da yaşadığınız yerdeki kütüp- hanelere gitmeniz lazımdı. Günümüzde bilgiye ulaşmak hem hızlandı hem kolaylaştı ama bu kez zorlaşan başka bir durum söz konusu oldu. Ulaşılan bilgiler içinde araştırdığımız konuyla ilgi doğru ve güvenilir kaynakları bulabilmek zorlaştı. 92

Günümüzde, bulunduğumuz yerden telefonumuz ya da bilgisayarımız aracılığı ile araştırma yapabilmekteyiz. Arama motoruna yazdığınız bir kelime ile ilgili olarak önünüze yüzlerce hatta binlerce sonuç gelmektedir. Aşağıdaki örnekte olduğu gibi Anadolu medeniyetleri ile ilgili bir araş- tırma yapmak istiyorsunuz. Arama motoruna Anadolu yazdığınızda bile yüz binlerce sonuç karşı- nıza çıkmaktadır (Görsel 4.2). Bu sonuçların arasında üniversite, müze gibi kuruluşların yanı sıra birçok ticari firmayla ilgili bilgiyle de karşılaşabilirsiniz. Yaklaşık 381.000.000 sonuç bulundu (0,55 saniye) 4.2 Arama motoru Örneğin arama motoruna “Anadolu uygarlıkları” yazarsanız 1 saniyeden az bir sürede binlerce sonuç karşınıza çıkmaktadır (Görsel 4.3). Yaklaşık 95.500 sonuç bulundu (0,52 saniye) 4.3 Arama motoru Bir önceki sonuca göre daha az sayıda bir sonuç çıkmakla beraber aranan bilgiye yine de ula- şılamamıştır. Çıkan tüm siteleri tek tek tıklayıp incelemek çok da mümkün değildir. Görüldüğü gibi genel ağın bize ulaştırdığı bilgi yığını içinden araştırdığımız konu ile ilgili, doğru ve güvenilir bilgi- lere ulaşmak hiç kolay değildir. Genel ağ üzerindeki bilgilerin tamamı derlenip toparlanmış, kont- rolden geçirilmiş bilgiler değildir. Kişinin karşılaştığı bu bilgi yığını içerisinden gerekli ayıklama ve sorgulamaları yaparak güvenilir bilgi kaynaklarına en kısa sürede ulaşması gerekmektedir. Bunca bilginin arasından hangi bilginin ne kadar güvenilir olduğuna nasıl karar vereceğiz? İşte size bu noktada dikkat etmeniz gereken unsurlar: İLGİLİ OLANA ERİŞİM İÇİN ● Karşımıza çıkan sonuçların azaltılması, gereksiz ve ilgisiz sonuçların hızlıca elenmesi için arama yapacağınız anahtar kelime ya da kelimeleri tırnak işareti (“ ”) içerisine alabilirsiniz. ● Arama yaparken aranan bilginin niteliğine göre sınıflandırma yapmak yani görseller, haber- ler, haritalar kısmından arama yapmak işinizi kolaylaştırır. GÜVENİLİR OLANA ERİŞİM İÇİN ● Uzun süredir yayın yapan ve bu süre içinde toplumun güvenini kazanan genel ağ sitelerini tercih edin. ● Genel ağ sitelerinin uzantıları da bu konuda bize bazı ipuçları verebilir. Devlet kurumlarına ait “gov” ya da eğitim kurumlarına ait “edu” uzantılı sitelerin daha güvenilir bilgiler içerdiğini unutmayın. 93

● Bilgiyi araştırırken tek bir bilgi kaynağına bağlı kalmayın. Bilginin birden fazla kaynakta aynı şekilde yer alıp almadığını kontrol edin. ● Paylaşılan bilginin ve verilen genel ağ sitesinin güncellenme tarihini kontrol edin. Bilgi gün- cel mi, içerik bilimsel mi yoksa popüler ögeler ve reklamlar içeriyor mu? Dikkat edin. ● Genel ağda bilgiler doğrudan veya dolaylı yollarla çeşitli kaynaklardan elde edilir. Bu yüzden genel ağ üzerinden ulaşılan bilgilerin kaynağına dikkat edilmelidir. “Söylenenlere göre...”, “Uzmanların belirttiği gibi...” ya da “Bilim insanlarının yaptığı son araştırmaya göre...” gibi kaynağı belirsiz haber ve bilgilendirmelere karşı şüpheyle yaklaşılmalıdır. Beslenmeyle ilgili, iki ayrı kaynaktan alınan bilgileri okuyunuz. Bilgilerle ilgili soru- ları altta verilen boşluklara yazınız. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri kapsamında Sağlıkta ve Hastalıkta Beslenme Sempozyum Dizisi’nde yayımlanan “Çocukluk Çağında Beslenme: Okul Çocuğunun Beslenmesi” konulu makalesinde Prof. Dr. Özlem Durmaz Süoğlu çocukluk çağında beslenme ile ilgili bilgiler vermektedir. Okul çocuğu, hâlen büyüme döneminde- dir. Büyüme gereksinimleri ve fiziksel aktivi- te, vücut yapısı okul çocuğunun besinsel ge- reksinimlerini belirler. Bu yaş grubunda ço- cukların gereksinim duyduğu besinlerin (Görsel 4.4) özellikleri erişkinlerle aynı ol- makla birlikte gereksinim duyulan miktarda önemli farklılıklar gösterir. Özellikle hızlı bü- yüme dönemlerinde iştah artar; büyüme ya- vaşladığında ise öğünlerde alınan besin mik- 4.4 Bazı besin grupları tarları ve ara öğünlerde atıştırma azalır. Karbonhidrat ve yağlar, büyüme ve fiziksel aktivite için enerji sağlar. Protein, vücut dokularını oluşturmakta, bu dokuların devamlılığını ve gereğinde onarımını sağlamakta olup sağlıklı büyüme açısından özellikle önemlidir. Okul çocuklarının her gün 2-3 porsiyon et, balık ya da kümes hayvanları gibi protein içeriği yüksek besinleri tüketmesi sağlanmalıdır. Süt ve süt ürünleri de iyi birer protein kaynağıdır. Çocukluk döneminde alınan çeşitli vitamin ve mineraller de büyüme ve gelişmeyi destek- ler. Çocukluk çağında alınan kalsiyum miktarı, kemik ve diş gelişimi açısından önem taşır. Küçük çocuklarda süt ve süt ürünlerinden ya da koyu yeşil yapraklı sebzelerden alınan kalsi- yum genellikle günlük gereksinimi karşılar. Et, balık, kümes hayvanları, demirle zenginleşti- rilmiş ekmek ve tahıllar en iyi demir kaynaklarıdır. www.ctf.istanbul .edu.tr (Düzenlenmiştir.) 94

Göz ardı etmeniz gereken sağlıklı beslenme efsaneleri Beyaz gıdaların kilo alımına neden olabileceğini ya da peynirin kalbinize zarar vere- bileceğini hiç duydunuz mu? Bunun gibi göz ardı etmeniz gereken sağlıklı beslenme efsanelerini paylaşıyoruz. Doğru bildiğiniz yanlışlar ile beslenmenize dikkat etmeden yaşıyorsunuz. Bu yanlışlar sağlığınıza zarar verebilir. Bunun için besin tüketiminde dikkat etmeniz gereken unsur- lardan bazıları şunlardır: Küçük öğünler metabolizmayı yavaşlatır. Zayıf ve ince insanlar sık sık ve düzenli yemek yediklerini söylerler. Ancak uzmanlara göre, metabolizmanın sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam etmesi için her iki saatte bir yemek yememiz gerektiği anlayışı gerçekte bir efsanedir. Her saat başında ya da günün belirli saatlerinde yemek yemenin kilo kaybı üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Hatta düzen- li atıştırma vücudumuzun ihtiyaçları gözetilmezse kilo alımına neden olabilir. Gazete haberi, 10.01.2018 (Düzenlenmiştir.) 1. Birinci kaynağın güçlü ve zayıf yanlarını yazınız. .............................................................................................................................. .............................................................................................................................. 2. İkinci kaynağın güçlü ve zayıf yanlarını yazınız. .............................................................................................................................. .............................................................................................................................. 3. Hangi kaynaktaki bilgi daha güvenilirdir? Neden? .............................................................................................................................. .............................................................................................................................. 4. Hangi kaynaktaki bilgiler bilimsel verilere dayanmaktadır? Neden? .............................................................................................................................. .............................................................................................................................. 5. Hangi kaynaktaki bilgiler popüler unsurlardan oluşmaktadır? Neden? .............................................................................................................................. .............................................................................................................................. 95

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıdaki haber metnini okuyunuz. Metinle ilgili soruyu cevaplayınız. Genel ağda yapılan her 20 ara- madan birinin sağlık odaklı oldu- ğunu gösteren bir araştırmaya gö- re, sağlıkla ilgili bilgi ihtiyacı için genel ağ kullananların oranı %78. Doktora gitmeden genel ağdaki bilgilerle hastalığına teşhis koyan da var, tedavisine başlayan da. Hastalığa tanıyı hekim yerine ge- nel ağda dolaşan yanlış bilgiler a- racılığıyla koyanlar, sağlıklarını tehlikeye atıyor. “Genel ağ doktorluğu” denilen yöntemle birçok kişinin doktora gitmeden hastalığına teşhis koyarak tedavi sürecine başladığı belirtiliyor. Uzmanlar, şifayı genel ağlar- daki sağlık sitelerinde ya da forumlarda arayanların en ufak rahatsızlıklarında bile kendilerine “kanser” teşhisi koyabildiklerini söylüyor. İnternet Geliştirme Kurulu Başkanı genel ağda sağlık konusunda oluşturulan bilinçsiz içe- riğin vatandaşları yanlış yönlendirdiğini belirterek “Bilgi kirliliğine karşı bilinçli tüketiciler, bilinçli genel ağ kullanıcıları olmalıyız. Genel ağda yer alan içeriklerin büyük bir kısmı kulla- nıcılar tarafından oluşturulmuş verilerdir. Genel ağ, pek çok konuda bilgiye erişimin en hızlı yolu olsa da bilinçli bir genel ağ kullanıcısı, orada yer alan içeriğe koşulsuz inanmadan önce içeriğinin sorgulanması gerektiğini bilir. Sağlık konusunda yer alan içeriklerin de her geçen gün arttığını gözlemliyoruz. Ancak alanında uzman olmayan kişilerin paylaştığı bilgiler, kul- lanıcıların hayatını riske atabiliyor.” diye konuştu. EN YANLIŞ BİLGİLER FORUM SİTELERİNDE Genel ağ güvenliği konusunda çalışmalar yapan Adli Bilişim Uzmanı ise şu bilgileri verdi: “Genel ağ ortamındaki bilgi kirliliğinin en riskli boyutunun sağlık alanında olduğu tüm dünya ülkeleri tarafından kabul ediliyor. Genel ağda bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi çok zor. Sağlık alanında en yanlış bilgilerin forum sitelerinde olduğu biliniyor.” Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (28.09.2015). Haberde genel ağ kullanımının sağlık alanındaki etkisi nasıl yorumlanmıştır? Aşağıdaki boşluğa yazınız. ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 96

Kitap, gazete, dergi, radyo, televiz- yon, genel ağ gibi iletişim ve kitle iletişim araçlarının tümüne “medya” adı verilir (Görsel 4.5). Kitle iletişim araçları yoluyla elde edi- len mesajları alma, çözümleme bu me- sajları değerlendirme ve iletme becerisi- ne ise “medya okuryazarlığı” adı verilir. Medya okuryazarlığı, medya aracılığı ile 4.5 Medyaya ait unsurlar edinilen bilgilerin eleştirel bakış açısı ile in- celenerek değerlendirilmesine yöneliktir. Medya okuryazarı ulaştığı bir haberin genel ağda yer alan resmi bir sitede mi, yerel bir haber sitesinde mi yer aldığını veya televizyonda alt yazı olarak mı geçtiğini göz önünde bulundurur. Bir arkadaşının kişisel sosyal medya sayfasından paylaştığı ileti ile il valiliği ya da ulusal bir haber sitesi iletilerinin güvenirliğini karşılaştırır. Aşağıda bilinçli bir medya okuryazarının dikkat etmesi gereken unsurlara yer verilmiştir. İyi Bir Medya Okuryazarı İhtiyacının farkına varır. İhtiyacını giderecek bilginin niteliklerini belirler. Bilginin bulunduğu yeri saptar. Bilgiye ulaşır. Bilgiyi değerlendirir. Bilgiyi kullanır. Bilgiyi paylaşır. Hediyetullah Aydeniz, Bilinçli Medya Kullanımı s.23. (Düzenlenmiştir.) 97

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Sosyal medyadan kar yağışı nedeniyle okulların tatil olduğu haberini okudunuz. Kar yağışı nedeni ile okulların tatil olup olmadığını merak ediyorsunuz. Bilinçli bir medya okuryazarı olarak verilen basamakları takip edip basamakların bazılarında boş bırakılan yerleri tamamlayınız. 1. Kar yağışı nedeniyle okullar tatil edildi mi? 2. Kar yağışı nedeni ile okulların tatil edilip edilmediği bilgisini bulmam gerekiyor. Bu bilgiyi nereden bulabilirim? 3. Arkadaşlarım, komşularım ya da ailemdeki hangi kişiden bu bilgiye ulaşabilirim? 4. Başka hangi kaynaktan bu bilgiye ulaşılabilir? 5. 5 ayrı kaynaktan gerekli bilgiye ulaştım. (TV, genel ağ, ............................................) 6. Alt yazı geçen kanal, ulusal kanal mı, yerel kanal mıydı? 7. Genel ağ sitesi resmî miydi? Resmî site ise bilgi güncel miydi? ................................. 8. Edindiğim bilgilere ve değerlendirmelerime göre yarın okullar .................................... 9. Kimlere haber vermeliyim? 10. Nasıl? 98

3. ÖNCE GÜVENLİK Sizce görselde anlatılmak istenen nedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşı- nız. Günümüzde bilgisayar ve genel ağ, sadece yetişkinlerin değil çocukların da oldukça sık kul- landığı iletişim araçlarıdır. Birçok anne baba, bilgiye daha çabuk ve etkin bir şekilde ulaşmak için çocuklarına bu tür imkânları sunmak istemektedir. Türkiye’de genel ağ kullanımı hızlı bir şekilde yaygınlaşmaktadır. Özellikle çocuklar ve gençler teknolojik gelişmelere yoğun ilgi göstermektedir. Genel ağ; dünyada yaşanan gelişmelerden haberdar olmaları, öğrenmeleri ve eğlenmeleri için çocuklara bir ortam sunar. Bunun yanında genel ağ, güvenli kullanılmadığında çocukların yasal olmayan, şiddet içeren sitelere erişimini sağlamakta ve tehlikeli insanlarla iletişime geçmelerine neden olarak çeşitli risklerle karşı karşıya kalmalarına da ortam hazırlamaktadır. Öğrendiklerimi Uyguluyorum Yukarıdaki görsellerden hareketle bilinçsiz genel ağ kullanımının neden olabilece- ği tehlikeleri sıralayınız. ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ 99

4.6 Genel ağın güvenli kullanılmaması bazı tehlikelere yol açabilir. Uçsuz bucaksız bir alan olarak ifade edilen genel ağın, güvenli kullanılmaması bazı tehlikeler- le karşılaşılmasına neden olabilir (Görsel 4.6). Peki, bu tehlikeler nelerdir? Bu tehlikelere karşı hangi önlemler alınabilir? Şimdi bunları inceleyelim. Günümüzde yaygın olarak faydalandığımız sosyal ağları kullanırken dikkatli olmamız gerekir. Bu ağlar üzerinde arkadaş gibi görünen kötü niyetli insanlar bize ait adres, telefon, şifre gibi kişisel bilgilerimizi isteyebilir. Daha sonra bize ait bu bilgilerle sosyal medya ve genel ağ ortamında bizim kimliğimizle hareket edebilirler. “Kimlik hırsızlığı” adı verilen bu olayda kötü niyetli insanlar bize ait bu bilgilerle farklı suçlar işleyebilirler. Kimlik hırsızlığına karşı genel ağ ortamında, tanımadığı- mız insanlarla iletişime geçmemeli, kişisel bilgilerimizi hiçbir şekilde paylaşmamalıyız. Günümüz- de gelişen teknolojiye bağlı olarak sanal ortam üzerinden işlenen birçok suç vardır. Emniyet Ge- nel Müdürlüğüne bağlı olarak çalışan Siber Suçlarla Mücadele ekipleri bu alandaki suç ve suçlu- lara karşı mücadele etmektedir. 4.7 Mesafeli alışveriş yapan tüketiciler Genel ağın hayatımızın her alanında yer alması günümüzde alışveriş alışkanlıklarını da etkile- miş, “mesafeli alışveriş” (Görsel 4.7) kavramını hayatımıza sokmuştur. Peki, nedir mesafeli alışve- riş? Kredi kartı ve havale gibi ödeme yöntemleriyle genel ağ üzerinden yapılan alışverişlere mesa- feli alışveriş adı verilir. Rahat, güvenilir ve daha ucuz olması nedeniyle günümüzde mesafeli alışve- riş giderek yaygınlaşmaktadır. Fakat art niyetli insanlar, mesafeli alışverişlerde de karşımıza çık- maktadır. Güvenlik unsurlarına dikkat edilmeden yapılan alışverişlerde kart bilgilerini ele geçiren bu insanlar kart sahibi gibi hesaptan para çekmekte ya da kartla alışveriş yapmaktadırlar. İnsanlara büyük bir kolaylık sağlayan, paradan ve zamandan tasarruf ettiren mesafeli alışverişlerde nelere dikkat edilmelidir? Şimdi bununla ilgili haberi okuyalım. 100

Mesafeli alışverişlerde satın alma işleminden önce aşağıdaki unsurlara dikkat etmeliyiz. HABER 1. Mağazaları kıyaslayın: En iyi teklifler için kıyaslama sitelerini veya bir arama motorunu kullanın. Bir çevrimiçi satıcının fiyatları diğerlerine göre alışılmadık biçimde düşükse sah- te ve düzmece bir sitede olabileceğinize dair işaretler arayın. Sitede imla hataları mevcut mu? T.C. kimlik numaranız veya doğum tarihiniz gibi istenmemesi gereken bilgileri sizden istiyor mu? İstiyorsa satın alma işlemi için başka bir satıcı aramaya bakın. 2. E-satıcı için kontroller yapın: E-satıcının gerçek bir adresi ve telefon numarası olduğun- dan emin olun. Site hakkında kuşkunuz varsa bir temsilcisinin olup olmadığını anlamak için telefon numarasını arayın. Ayrıca, şirketin ne kadar zamandır faaliyette olduğu, müş- teri hizmetleri politikaları, garanti, onarım veya iade gibi hizmetler sunup sunmadığı gibi bilgileri araştırın. 3. Müşteri eleştirilerini okuyun: Bir mesafeli satıcıyı soruşturmaya yönelik başka önemli bir adım da müşteri eleştirileri hakkında arama yapmaktır. Şirket hakkında çok sayıda şikâyet olduğu takdirde dikkatli olun. 4. Ödeme ekranı: Ödeme ekranında “http” yerine “https” yazmasına ve alışveriş yaptığınız sitenin SSL sertifikası olup olmadığına mutlaka dikkat edin. Bu sertifika, kredi kartı bilgi- lerinizin şifrelenmesini ve başkaları tarafından kopyalanmasını engeller. Yani alışveriş yaptığınız genel ağ sitesi kesinlikle kartınızın tüm bilgilerini göremez. 5. Ödemenizi kredi kartı ile yapacaksanız: 3D güvenlik yöntemini kullanmanız yararlı olur. Bu şekilde kredi kartınızın istenmeyen bir şekilde kullanılmasını engellemiş olursunuz. Bu işlem, kartınızdan para çekilmeden önce cep telefonunuza tek kullanımlık bir onay şifresi yollanmasını sağlar. Bu şifreyi ödeme ekranında doğrulamazsanız alışveriş tamamlanmaz. www.turktelekomguvenlik.com (Düzenlenmiştir.) 101

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıdaki haber metnini okuyunuz. Metinle ilgili soruları cevaplayınız. Genel ağdan telefon aldı kulaklık geldi. Zonguldak’a bağlı Kilimli ilçesinde çiçek, parfüm ve oyuncak satarak geçimini sağla- yan M.K, piyasa değeri yaklaşık iki bin lira olan bir cep telefonunun genel ağdaki bir alış- veriş sitesinde yüz liraya satıldığını görüp sipariş verdi. M.K, Kilimli PTT şubesine gelen kargosunu yüz lira ödeyerek teslim aldı. Bu tür alışverişlerde bazen başka ürünlerin gön- derildiğini okuyan ve aynı durumla karşılaşabileceğini düşünen M.K, kutuyu video kaydı eşliğinde açtı. Kutuyu açtığında ise telefon yerine bilgisayar kulaklığı ile karşılaştı. M.K, polise gidip dolandırıldığını söyleyerek şikâyette bulundu. Cumhuriyet Savcılığı- nın 1,5 yıl süren soruşturması sonucunda site sahibine “basın ve yayın araçlarının sağla- dığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık” suçlamasıyla 2 yıldan 7 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. M.K, birçok kişinin kendisine “Bundan bir şey çıkmaz, bir şey olmaz. Yüz lira için uğ- raşmaya değmez.” dediğini fakat kendisinin bundan vazgeçmediğini ifade edip “Ben şikâyetçi olmazsam, sen şikayetçi olmazsan bu tür kişiler, birçok vatandaşı bu şekilde do- landırır.” dedi. Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (27.02.2016). 1. M.K’nin mesafeli alışverişte yaptığı hatalar nelerdir? ................................................................................................................................... 2. Ürünü aldıktan sonra M.K’nin izlediği yolu “bilinçli vatandaş” kavramına göre değer- lendiriniz. ................................................................................................................................... 3. Basın yayın kuruluşlarının mesafeli alışveriş üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri nelerdir? ................................................................................................................................... 102

4. BİLİM İNSANLARI VE ORTAK ÖZELLİKLERİ Bir bilim insanı olsanız hangi alanda çalışmak isterdiniz? Neden? İnsanlar, tarih boyunca daha iyi şartlarda yaşayabilmek için sürekli bir arayış içinde olmuşlar- dır. Yaşam standartlarını yükseltmek, karşılaştıkları sorunlara çözüm bulabilmek amacıyla yaptık- ları çalışmalar sayesinde birçok buluşa imza atmışlardır. Buluş; yeni bir düşünce, yöntem ya da aygıt üretmektir. Buluşlar ya bir sorundan ya da meraktan ortaya çıkar. Buluşların ortaya çıkışında geçmiş yaşantılar, hayal gücü, merak ve çalışma azmi etkili olur. Evrene ya da yaşama ait olayların belirli bir bölümünü konu olarak seçen deneye ve gözleme dayanan yöntemlerle sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgiler bütününe “bilim” denir. Bilimsel bilgiye ulaşmak için belirli bir düzen içerisinde çalışan kişilere ise “bilim insanı” adı verilir. Günümüzdeki buluşların çoğu daha önce yapılan çalışma, birikim ve aletlerin geliştirilmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki metni okuyunuz. Metinle ilgili aşağıdaki soruyu cevaplayınız. Prof. Dr. Aziz Sancar (Görsel 4.8). Nobel ödü- lünü alması ile ilgili yaptığı bir konuşmasında; Yıllar önce benim bölümümde çalışan bir mes- lektaşım, “Çok çalışacağım, Nobel’i alacağım.” dedi. Ona dedim ki “Biz araştırmalarımızı Nobel’i kazanmak için yapmıyoruz. Ben sade- ce meraklıyım ve bir şeyleri keşfetmek istiyo- rum. Ben ülkemi çok seviyorum ve ülkem için bir şeyler yapmak istiyorum. Nobel almak için araştırma yapacağım, demeyin; insanlık için, 4.8 Prof. Dr. Aziz Sancar toplum için bir şeyler yapacağım deyin.” Prof. Dr. Orhan Bursalı, Bilim Teknoloji ve Toplum sayı 73 s.27. (Düzenlenmiştir.) Prof. Dr. Aziz Sancar’ın bu anlatımına göre, bilim insanlarını çalışmaya yönelten unsurlar nelerdir? Yazınız. ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ 103

Gelin şimdi yaptığı çalışmalar ile bilim dünyasına yön veren bilim insanlarından bazılarını birlikte öğrenelim. El-Cezeri El-Cezeri (Görsel 4.9) 12 ve 13. yüzyıllarda yaşamış ve gü- nümüzde otomasyon olarak bilinen bilimin temellerini at- mıştır. Fikirlerini de “Kitabü’l-Hiyel” diğer bir adıyla “Hayal- ler Kitabı” adlı eserinde toplamıştır. O, buluşlarını resim ve çizimlerle (Görsel 4.10) detaylı biçimde açıklamış bir ustadır. El-Cezeri, bilim ve sanatı birleştirerek düşüncelerini ifade etmiş ve günümüze kadar gelen eserler bırakabilmiştir. El- Cezeri’nin en önemli özelliği hayal gücü ve üretkenliğini kullanarak bunları sanat yoluyla ifade edebilme becerisine sahip olmasıdır. 4.9 El-Cezeri Fatma Emel Ertük, Gonca Yayan, Bilim ve Sanatı Birleştiren İki Usta s.453. (Düzenlenmiştir.) 4.10 El-Cezeri’nin filli saati Leonardo da Vinci (Leonardo da Vinsi) Sezgisi güçlü, hayal gücü yüksek, meraklı ve sentezci bir bilim insanı olan Leonardo da Vinci (Görsel 4.11) 1452-1519 yıl- ları arasında yaşamış; resim, mimari, mühendislik (Görsel 4.12) ve tıp gibi farklı alanlarda çalışmıştır. Leonardo da Vin- ci doğada var olan düzeni fark etmiş; su dalgalarından ağaç, hayvan ve insan gövdelerine kadar pek çok unsuru gözlem- lemiştir. Döneminde tıp bilimine temel olan çizimleri günü- müzde hâlâ kullanılmaktadır. Fatma Emel Ertük, Gonca Yayan, Bilim ve Sanatı Birleştiren İki Usta (s.461-463). 4.11 Leonardo (Düzenlenmiştir.) da Vinci 4.12 Leonardo da Vinci’nin bir çizimi Gazi Yaşargil Tıp alanında yaptığı çalışmalar ile insanlığa büyük bir katkı sağlayan bilim insanlarımızdan biri de Gazi Yaşargil’dir (Görsel 4.13). Her konuyu araştıran, soru soran, sebep sonuç ilişkileri- ni irdeleyen özelliği ile dikkat çeken Yaşargil, disiplinli çalış- masıyla önemli başarılara imza atmıştır. Mikrocerrahi alanın- 4.14 Gazi Yaşargil ça- lışmalarını paylaşırken da yaptığı çalışmalar ile (Görsel 4.14) gerek ülkemizde gerekse yurt dışında pek çok ödüle layık görülmüştür. www.acikerisim.tbmm.gov.tr (Düzenlenmiştir.) 4.13 Prof. Dr. Gazi Yaşargil 104

Marie Curie (Meri Küri) Polonya asıllı kimyager ve fizikçidir. Madam Curie olarak da bilinir (Görsel 4.15). Gençlik yıllarında yaşadığı Varşova’da ilk ve orta eğitimini tamamladı. Marie, 1904 yılında dokto- rasını vererek Fransa’da, gelişmiş bilim alanında doktora unvanı alan ilk kadın oldu. Aynı yıl radyoaktivite konusun- daki araştırmalarından dolayı, kocası ve Becquerel (Bekihu- el) ile paylaştığı Nobel Fizik Ödülü’nü alarak tarihte Nobel Ödülü alan ilk kadın oldu. 1908’de Sorbonne’daki ilk kadın profesör de oldu. 1911 yılında radyum ile polonyumun keşfi 4.16 Marie Curi’nin ve araştırmadaki (Görsel 4.16) rolünden dolayı Nobel Kimya çalışmalarını gösteren Ödülü’ne layık görüldü. Böylece tarihte iki Nobel ödülüne sa- temsilî bir resim hip ilk kişi oldu. Hâlen iki Nobel ödülüne sahip tek kadındır. Genel ağdan düzenlenerek alınmıştır (09.11.2016) 4.15 Marie Curie Bilim insanlarının yaşamlarıyla ilgili bilgileri okudunuz. Bizler de soru soran, araştıran, keşfe- den, gözlem yapan, olaylarla ilgili yorumlarda ve tahminlerde bulunan, kanıta dayalı düşünebilen ve farklı bakış açılarına sahip bireyler olabiliriz. Böylece araştıran, eleştiren, inceleyen, günlük yaşamda karşılaştığı problemleri çözmede bilimsel metodu kullanabilen, dünyaya bir bilim insanının bakış açısıyla bakabilen insanlar olabiliriz. Öğrendiklerimi Uyguluyorum Okuduğunuz bilgilerden hareketle, buluş yapanların ve bilim insanlarının ortak özelliklerini tespit ederek “✓” ile işaretleyiniz. Meraklıdırlar. Çalışkandırlar. Çabuk Bencildirler. pes ederler. Araştırmacıdırlar. Üretkendirler. Çok yönlüdürler. Gayretlidirler. 105

5. ARAŞTIRMACI ÇOCUKLAR Öğretmenlerinizin verdiği araştırma görevlerini hazırlarken nelere dikkat edi- yorsunuz? Açıklayınız. Birçok çocuğun doğal merakı onları araştırma yapmaya iter. Merak ettiğiniz ya da öğrenmek is- tediğiniz konu ile ilgili yapmanız gereken ilk şey o konuyu araştırmaktır. Bu konu merak ettiğiniz bir sporcu ya da okulda verilen bir araştırma görevi olabilir. Bu durumda araştırmaya nereden başla- mak gerekir? Günümüzde araştırmalarda başvurulan ilk kaynak genel ağdır. Genel ağ bize oldukça büyük imkânlar sunmakla beraber bazen yetersiz ya da eksik kalabilir. Araştırma yapacağımız en önemli yerlerden biri de kütüphanelerdir. Kütüphanelerde kitaplar, sözlükler, ansiklopediler ve atlas- lar bulunur. Bunun yanında belirli bir alanda, uzmanlar tarafından yazılmış makaleleri içeren haf- talık, aylık, üç aylık gibi düzenli aralıklarla, belirli bir ad altında yayımlanan süreli yayınlar ve çe- şitli elektronik kaynaklar mevcuttur. Gelin şimdi ülkemizdeki en önemli kütüphanelerinden biri olan Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi (Görsel 4.17) ile ilgli bilgileri inceleyelim. • Kütüphanede 2.000.000 basılı kitap, 12.500 basılı dergiye ait 2.000.000’a yakın, süreli yayın HABER sayısı mevcuttur. Ayrıca, erişim sağlanan 46 adet veritabanı içeriğinde; 550.000 e-kitap, 6.500.000 elektronik tez ve 60.000’e yakın e-dergiye ait 120.000.000 makale, rapor vb. bu- lunmaktadır. • Araştırma Kütüphanesi yaklaşık 20.000 adet kitaptan oluşan koleksiyonu ile hizmet ver- mektedir. • Nadir Eserler Kütüphanesinde yaklaşık 50.000 adet nadir eserden oluşan koleksiyon bulun- maktadır. • Gençlik Kütüphanesi 12.000 adet kitaptan oluşan koleksiyonu ile 10-15 yaş arasındaki genç- lere hizmet vermektedir. • Nasreddin Hoca Çocuk Kütüphanesi, 25.000 adet kitaptan oluşan koleksiyonu ile 5-10 yaş arasındaki çocuklara hizmet vermektedir. • Ses ve Görüntü Kütüphanesi, 1.800 m2lik 10.000 adet görsel-işitsel materyalden oluşan ko- leksiyona sahiptir. • Süreli Yayınlar Salonu, 1.550 adet güncel dergi ve gazeteden oluşan koleksiyona sahiptir. Süreli Yayınlar Salonunda bulunan dokunmatik ekranlardan katalog taraması yapılabilmek- tedir. Bu ekranlardan 120 ülkeden, 60 dilde 7.000’in üzerinde dergi ve aynı gün erişim imkânı bulunan günlük gazeteler ve bu yayınların 90 günlük arşivlerine tam sayfa özgün baskısıyla ulaşılabilmektedir. • Referans Bölümünde sözlükler, ansiklopediler, yıllıklar, almanaklar, atlaslar, rehberler gibi danışma kaynağı olarak nitelendirilen eserler yer almaktadır. https://www.mk.gov.tr (Düzenlenmiştir.) 4.17 Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi 106

Niçin yazdıklarımın hepsi yanlış? Hepsini kelimesi kelimesine genel ağdan aldım. Araştırma yaparken başka insanların çalışmalarından da faydalanabiliriz. Bu çalışmalara kü- tüphane ya da genel ağdan ulaşabiliriz. Bulduğumuz bilgileri konumuza göre bir eleme sürecin- den geçirir ve bir rapor hazırlarız. Genel ağdan bulduğumuz bilgileri kopyalayıp yapıştırarak araş- tırmamızı yaparsak bilimsel etiğe uygun davranmamış oluruz. Bir araştırmacı olarak araştırmamı- zı rapor hâline getirirken dikkat etmemiz gereken unsurlar şunlardır: ● Araştırmamızı kendi ifadelerimizle yazmak, başka bir yerden “Kopyala, yapıştır.” yapmamak ● Başkasının fikirlerini kendi fikrimiz gibi sunmamak ● Bütün bilgi ve fikirleri tek bir kaynaktan almamak ● Bir kitapta yer alan cümlelerin aynısını aldığımızda tırnak işareti (“ ”) kullanarak kimden aldığı- mızı belirtmek ● Bilgisinden ve fikirlerinden faydalandığımız yazar ya da bilim insanlarını kaynakça bölümünde göstererek, kaynakça bölümüne; yazarın adı - soyadı, kitabın ya da derginin adı, yayınevi, basıldığı yer ve basım tarihini yazmak Araştırmamızı farklı kaynaklardan yararlanarak ve yukarıda belirttiğimiz hususları da dikkate alarak yaparsak araştırmamızı bilimsel etiğe uygun şekilde tamamlamış oluruz. Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıdaki cümleleri tamamlayınız. Bir konuyu araştırırken birden fazla kaynaktan yararlanırım çünkü ............................ ........................................................................................................................................ Araştırdığım konularda yararlandığım eserleri mutlaka kaynakça bölümünde gösteririm. Çünkü bunu yapmadığımda ............................................................................. ........................................................................................................................................ 107

ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME A. Aşağıda verilen çoktan seçmeli soruların doğru cevaplarını işaretleyiniz. 1. Teknolojinin birçok alanda faydalarının yanı sıra toplumda olumsuz etkileri de vardır. Aşağıdakilerden hangisi teknolojinin olumsuz etkisine örnek verilebilir? A) Hastalıkların kısa sürede teşhis ve tedavi edilmesi B) Teknoloji düşkünlüğü nedeniyle bireyler arasındaki iletişimin zayıflaması C) Uzaktaki insanlarla tek tuşla görüntülü konuşma imkânının olması D) Yazı, kâğıt ve matbaanın yaygınlaşmasıyla bilgi birikiminin artması 2. Ülkemizde son on yılda genel ağ kullanımı artmıştır. Buna bağlı olarak siber suçlarda da artış yaşanmıştır. Genel ağ kullanıcılarının bu tür sorunlar yaşamamaları için; I. bilgisayarlara antivirüs programları yükleme, II. güvenli olmayan site ve sayfalara girmeme, III. güvenilir şifre ve parolalar kullanma unsurlarından hangilerine dikkat etmeleri gerekir? A) I ve II. B) I ve III. C) II ve III. D) I, II ve III. 3. Elvin’e, öğretmeni “Doğru ve güvenilir bilgi nasıl elde edilir?” konusunu genel ağdan araştırıp gelmesini söyler. Araştırma sonucunda öğretmeni ödevde “bilgi hatalarının çok fazla olduğunu” söyler. Buna göre Elvin’in yaptığı hata aşağıdakilerden hangisidir? A) Sanal ortamda karşılaştığı bilgileri sorgulamamıştır. B) Araştırmasında ansiklopediden yararlanmıştır. C) Ödevini zamanında teslim etmemiştir. D) Medya konusunda yeterli bilgiye sahiptir. 4. Bilimsel bilgiye ulaşmak için sistematik olarak çalışan kişilere “bilim insanı” denir. Bilim insanların- da olması gereken bazı özellikler vardır. Aşağıdakilerden hangisi bilim insanlarında olması gereken özelliklerden değildir? A) İsim yapma gayreti göstermek B) Yeniliklere açık olmak C) Risk almaktan korkmamak D) Araştırmacı olmak 108

5. Ebru, öğretmenin verdiği ödevi araştırırken yararlandığı tüm kaynakları ödevinin son bölümünde belirtmiştir. Buna göre, Ebru için aşağıdakilerden hangisi kesin olarak doğrudur? A) Sınıfta en iyi ödevi hazırlamıştır. B) Ödevini önemsemeden hazırlamıştır. C) Kaynakça gösterdiği için yazarın emeğine saygı göstermiştir. D) Yapılan araştırmadaki bilgilerin güvenilir olduğu söylenemez. B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere, verilen kavramlardan uygun olanı yazınız. kişisel sosyalleşme merak kaynakça güvenilir içindekiler 1. Genel ağ üzerinden bilgiye ulaşılırken .......................... sayfalar tercih edilmelidir. 2. Olası bir kimlik hırsızlığına karşı .......................... bilgiler sanal ortam üzerinde paylaşılmamalıdır. 3. Bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi teknolojik araçların bilinçsizce kullanımı özellikle çocukların ...................... sürecini olumsuz yönde etkiler. 4. Bilim insanlarını araştırmaya yönelten en önemli unsurlardan biri .......................... duygusudur. 5. Bilimsel araştırmalarda yararlanılan eserler, çalışmanın sonunda yer alan ..................... bölü- münde gösterilir. C. Aşağıdaki soruların cevaplarını defterinize yazınız. 1. Araştırmalarda yararlanılan eserlerin kaynakça bölümünde gösterilme nedenleri nelerdir? 2. Bilim insanlarını araştırma ve icat yapmaya iten nedenler nelerdir? 3. Teknolojik gelişmelerin sosyal ilişkiler üzerindeki olumsuz etkilerine örnekler veriniz. 4. Genel ağdan yapılan alışverişlerde dikkat edilmesi gereken unsurlar nelerdir? 5. Genel ağda ulaştığınız bir bilginin güvenilirliğini nasıl test edersiniz? Ç. Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların sonuna “D” yanlış olanların sonuna “Y” yazınız. 1 Günümüzde bilgiye ulaşmak daha kolay hâle gelmiştir. 2 Genel ağ, bilinçli kullanılmazsa sosyal ilişkileri olumsuz yönde etkileyebilir. 3 Bilimsel çalışmalarda yararlanılan her eseri kaynakçada göstermeye gerek yoktur. 4 Bilim insanları yaptıkları çalışmalar ile insanların yaşamlarını farklı alanlarda kolaylaştırır. 109

110

KONULAR 1. YAŞADIĞIMIZ YER VE ÇEVREMİZDEKİ EKONOMİK FAALİYETLER 2. ÇEVREMİZDEKİ MESLEKLER 3. EKONOMİK FAALİYETLER VE SOSYAL HAYAT 4. ÜRETİMİN SERÜVENİ VE TÜKETİM 5. YENİ FİKİRLER GELİŞTİRİYORUZ 6. BİLİNÇLİ TÜKETİCİ ÜNİTE SONU DEĞERLENDİRME Bu ünitede sorumluluk, çalışkanlık ve dayanışma değerleri işlenmiştir. NELER ÖĞRENECEĞİZ? ● Yaşadığımız yer ve çevremizdeki ekonomik faaliyetleri analiz edeceğiz. ● Yaşadığımız yer ve çevremizdeki ekonomik faaliyetlere bağlı olarak geli- şen meslekleri tanıyacağız. ● Çevremizdeki ekonomik faaliyetlerin insanların sosyal hayatları üzerindeki etkilerini analiz edeceğiz. ● Temel ihtiyaçları karşılamaya yönelik ürünlerin üretim, dağıtım ve tüketim ağını analiz edeceğiz. ● İş birliği yaparak üretim, dağıtım ve tüketime dayalı yeni fikirler geliştireceğiz. ● Bilinçli bir tüketici olarak haklarımızı nasıl kullanacağımızı öğreneceğiz. 111

1. YAŞADIĞIMIZ YER VE ÇEVREMİZDEKİ EKONOMİK FAALİYETLER Aşağıdaki fotoğraflarda verilen ekonomik faaliyetlerden bildiklerinizin isimlerini altlarına yazınız. İnsanların hayatlarını sürdürebilmesi, günlük yaşantılarını devam ettirebilmesi için karşılanma- sı gereken ihtiyaçları vardır. Beslenme, giyinme, barınma, korunma, sağlık gibi çeşitli ihtiyaçları olan insanlar, bu ihtiyaçlarının tamamını kendi başına karşılayamaz. Bu nedenle insanlar hayat- larını devam ettirebilmek için çeşitli ekonomik faaliyetler gerçekleştirir. Örneğin beslenme ihtiyacı- mızı karşılayabilmek için tarım, hayvancılık ve ticaret faaliyetlerine ihtiyaç duyarken sağlık alanın- daki ihtiyacımızı karşılamak için de sağlık sektöründe çalışan doktor, hemşire, eczacı gibi sağlık hizmeti veren kişilere ihtiyaç duyarız. Kısaca günlük yaşantımızı devam ettirebilmek için kimi za- 112

man ürün, kimi zaman hizmet satın almamız gerekir. Geçmişten günümüze insanların yaşam koşullarındaki değişiklikler ve teknolojideki gelişim gibi sebeplere bağlı olarak ekonomik faaliyet- ler de değişmiş ve çeşitlenmiştir. Eski çağlarda insanlar tarım, hayvancılık ve ticaret gibi ekonomik faaliyetlerde bulunurlarken günümüzde sanayi, bankacılık, ulaşım, güvenlik, iletişim gibi hizmet kollarını da kapsayan çok sayıda ekonomik faaliyet alanı ortaya çıkmıştır. Bir yerdeki ekonomik faaliyetlerin belirlenmesinde o yerin coğrafi özelliklerinin ve doğal kay- nakların etkisi büyüktür. Yer şekilleri, iklim, yer altı ve yer üstü kaynakları, ulaşım kolaylığı, nüfus gibi etkenler ekonomik faaliyetleri ve çeşitliliği etkiler. Gelin şimdi bu özelliklerin ekonomik faaliyet- leri nasıl etkilediğini örneklerle inceleyelim. Verimli topraklar, elverişli iklim ve sulama imkânları olan yerlerde yapılan tarım, ülkemizin önemli ekonomik faaliyetlerindendir. Konya ve çevresinde etkili olan karasal iklim, tahıl üretimi için elverişli bir ortam oluşturmuştur. Verimli topraklara sahip çok sayıda ova ve plato bulunan Konya ve çevresinde, baraj ve göller bulunduğu için sulu tarım yapma imkânı da vardır. Bütün bu özellikler Konya’yı Türkiye’nin tahıl ambarı hâline getirmektedir (Görsel 5.1). Türkiye’nin toplam tarım üretiminin yaklaşık %10’u Konya’da yapıl- 5.1 Konya Ovası maktadır. Bol ve düzenli yağış isteyen bir bitki olan çayın yetişmesi için kış ılıklığı gerekir. Ülke- mizde çay üretimi için uygun olan tek yer Ka- radeniz kıyısının doğusudur. Bugün ülkemiz- de Rize başta olmak üzere Ordu’dan Gürcis- tan sınırına kadar olan kıyı kesimde çay tarımı yapılmaktadır (Görsel 5.2). 5.2 Çay bahçesi-Rize Çok uzun bir dönemden bu yana tarım yapılan Çukurova, dünyanın en bereketli topraklarına sahip yerlerden biridir. Akdeniz iklimine uyumlu olan turunçgiller, zeytin, incir, susam, turfanda sebzeler, çekirdeksiz üzüm, tütün gibi ürünler Çukurova’da yetiştirilebilir. Çukurova’da en çok yetiştirilen ürünlerden biri de pamuktur (Görsel 5.3). 5.3 Pamuk tarlası-Adana Yukarıdaki bilgilerden hareketle ülkemizde tarım ürünü çeşitliliğinin fazla ol- masının sebepleri nelerdir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 113

Van’da yeryüzü şekillerinin engebeli olması, kışların uzun ve sert geçmesi sebebiyle yetiştiri- lebilen tarım ürünü sayısı sınırlıdır. Van’ın yüz öl- çümünün yaklaşık %33’ü bol su ve otlakların ol- duğu plato ve yaylalardan oluşur. Van ve çevresi ülkemizde küçükbaş hayvancılığın yaygın olarak yapıldığı yerlerden biridir (Görsel 5.4). Ayrıca bu- rada arıcılık da yaygındır. Van’da Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü bulunur. Göl suyunun sodalı oluşu sebebiyle bu göllerde yaşayan balık türü ve miktarı azdır. Ülkemizde balıkçılığın en çok yapıldığı yer Karadeniz kıyılarıdır. 5.4 Van’da küçükbaş hayvancılık Zonguldak’ta doğal kaynakların yönlendirdiği bir ekonomik yapı görülür. Zonguldak, taş kömürü kay- nakları açısından çok zengindir. İlin ekonomisi ma- dencilikle birlikte sanayiye dayanır. Zonguldak, ülke- mizde taş kömürü üretiminde birinci sırada yer alır. Çıkarılan taş kömürü Zonguldak ve çevresinde insan- lara yeni iş alanları oluşturmuştur (Görsel 5.5). Çıka- rılan taş kömürünün birçok fabrikada enerji kaynağı olarak kullanılması ve fabrikalara ulaştırılmak isten- mesi ulaşım, haberleşme, ticaret ve altyapının geliş- mesine yol açmıştır. Zonguldak’ta sanayinin gelişme- siyle birlikte kentleşme de hız kazanmıştır. Kömür; başta demir çelik olmak üzere pek çok endüstri kolun- 5.5 Zonguldak’ta kömür madeni da ihtiyaç duyulan en önemli ham maddelerden biri- dir. Ekonomik faaliyetlerin bazıları ham maddenin atölye ya da fabrikalarda işlenip insanların kul- lanabileceği ürünlere dönüştürüldüğü faaliyetlerdir (Görsel 5.6). Üretim ve imalat işlerinden olu- şan bu sektör, sanayi sektörü olarak da adlandırılır. Sanayide üretim yapılabilmesi için ham mad- denin olması gerekir. Bu nedenle ham madde kaynakları ile sanayi kuruluşları arasında yoğun bir bağlantı vardır. Dolayısıyla bir yerin doğal kaynakları ve coğrafi özellikleri sanayi kuruluşlarının oluşması ve gelişmesi sürecinde belirleyici bir faktördür. 5.6 Su şişeleme fabrikası 114

Aşağıdaki haber metnini okuyunuz. Metinle ilgili soruları cevaplayınız. KONYA’DA TARIMA YATIRIM YAPMAK İÇİN NEDENLER ◆ 40.833 km2 yüz ölçümü ile yurdumuzun en geniş arazi varlığına sahip olması ve 1.960.028 hektarlık alanda tarım yapılması, toplam 860.000 hektarlık büyüklükte 149.346 adet hazine arazisinin mevcut olması, ◆ Konya ili, bazı tarımsal ürünler (buğday, arpa, şeker pancarı, havuç, yağlık ayçiçeği, yonca, kiraz, elma, kuru fasulye vb.) ile hayvansal ürünlerin (et, süt, yumurta tavukçu- luğu) üretiminde ülkemizin ilk sıralarında yeralması, ◆ Büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin kârlı yapılabilmesi için gerekli mera a- lanlarına ve yem bitkisi üretimi için geniş arazilere sahip olması, ◆ Karayolu ile bağlanan kavşak niteliğinde olması, yüksek hızlı tren imkânı, uluslararası hava alanının oluşu, ◆ Türkiye’nin tarım alet ve makine sektörünün %65’inin Konya’da bulunması, ◆ Tarım teşkilatı üreticiler ve firmalar arasındaki üçlü iş birliği sayesinde önemli tohum- luk üretim merkezlerinden biri olması, www.tarimorman.gov.tr (Düzenlenmiştir.) 1. Konya’da ekonomik faaliyetler hangi alanda yoğunluk göstermektedir? .................................................................................................................................. 2. Konya’da ekonomik faaliyetlerin yoğun olmasına ortam hazırlayan unsurlar nelerdir? .................................................................................................................................. 3. Bir yatırımcı olsanız Konya’da hangi alanda fabrika açardınız? Neden? .................................................................................................................................. Türkiye’nin nüfusu 80 milyonu aşmıştır. Bu nüfus; eğitim, sağlık, bankacılık, ulaşım gibi alan- larda hizmete ihtiyaç duymaktadır. Bu sektörlerin geneline hizmet sektörü adı verilir. Hizmet sek- törünün geliştiği şehirlerimizin en önemli özelliği nüfuslarının yoğun olmasıdır. 115

Yaşadığınız çevrede hizmet sektörünün hangi dalları gelişmiştir? Çevrenizin hangi özellikleri bu durum üzerinde etkili olmuştur? Düşüncelerinizi arkadaş- larınızla paylaşınız. Hizmet sektörünün önemli dallarından birini turizm oluşturmaktadır. Ülkemiz dinlenmek, eğlenmek, farklı ülkeler görmek ve tanımak gibi amaçlarla yapılan geziler açısından zengin bir coğrafi özelliğe sahiptir. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin uzun ve sıcak geçen yaz mevsimi, doğal ve tarihî güzelliklerle dolu Akdeniz kıyı şeridindeki Antalya gibi birçok yerleşim yeri, turistler için cazibe merkezi hâlindedir (Görsel 5.7). Bunun yanında ülkemiz farklı turizm faaliyetleri için de uygundur. Nevşehir zengin tarihî dokusu ve doğal varlıkları ile kültür turizminin önemli merkezlerindendir (Görsel 5.8). 5.7 Antalya kıyı turizmi 5.8 Nevşehir kültür turizmi Bolu, kışları üzerinde karı eksik olmayan yüksek dağları ve buralardaki tesisleriyle kış turizmine (Görsel 5.9), kendine has iklim ve coğrafi özellikleri ile Trabzon, yayla turizmine (Görsel 5.10) ilgi duyanlar için pek çok fırsat barındırmaktadır. 5.9 Bolu kış turizmi 5.10 Trabzon yayla turizmi 116

Öğrendiklerimi Uyguluyorum 1. Yaşadığınız şehirde yaygın olarak yapılan ekonomik faaliyetleri, şehrinizin coğ- rafi özellikleriyle ilişkilendirerek boş bırakılan alana yazınız. ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ ........................................................................................................................................ 2. Sınıfınızdaki arkadaşlarınızın ailelerinin ve çevrenizdeki diğer çalışanların hangi ekonomik faaliyetleri yürüttüğünü not alın. Yaşadığınız yerde yaygın olarak yapı- lan ekonomik faaliyetleri aşağıdaki tabloda göstererek verilen soruları yanıtlayın. Kişi Sayısı Tarım Hayvancılık Turizm Sanayi Hizmet Madencilik Diğer 1-5 6-10 11-15 16-20 ● Yaşadığınız yerde en çok ve en az hangi ekonomik faaliyet yürütülüyor? Yazınız. .................................................................................................................................... ● Yaşadığınız yerde yaygın olan ekonomik faaliyetlerin nüfusun dağılışına ve yer- leşmeye katkısı nedir? Yazınız. .................................................................................................................................... ● Tabloda oluşturduğunuz verileri, matematik dersinde öğrendiğiniz sütun grafiği ile gösteriniz. Kişi Sayısı 16-20 11-15 6-10 1-5 Ekonomik Faaliyetler 117

2. ÇEVREMİZDEKİ MESLEKLER Meslek kavramından ne anlıyorsunuz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Hayat sürekli bir değişim ve gelişim içindedir. İnsanların istek ve ihtiyaçlarındaki değişiklikler ile teknolojik gelişmeler meslekleri de etkilemiştir. Bazı meslekler ortadan kaybolurken bazı mes- lekler ise zamana karşı koyabilmiş ve her dönem geçerliliğini koruyabilmiştir. Taşıma ve ulaşımın hayvanlarla yapıldığı dönemde nalbantlık yani hayvanların ayaklarının altına nal çakılması çok yaygın bir meslekken otomobillerin yaygınlaşmasıyla birlikte nalbantların yerini lastik tamircileri almıştır. Bazı meslekler ortadan kaybolurken yepyeni meslekler de ortaya çıkmıştır. Bilgisayar mühendisliği, pilotluk, genetik mühendisliği gibi meslekler yeni gelişen mesleklerdendir. Her za- man geçerliliğini koruyan meslekler de vardır. Doktorluk, öğretmenlik, çiftçilik, hayvancılık gibi meslekler yüzyıllardır yapılan mesleklerdir (Görsel 5.11). 5.11 Farklı meslek gruplarından kişiler Yaşadığımız yer ve çevremizdeki ekonomik faaliyetler meslek gruplarına olan talep ya da mes- lek gruplarının yaygınlığı üzerinde etkilidir. Örneğin tarım faaliyetlerinin yoğun yapıldığı yerlerde çiftçilik ve ziraat mühendisliği ön plana çıkar. Ziraat mühendisleri iyi kaliteli tahıl, sebze, meyvele- rin; endüstri ve süs bitkilerinin ekonomik yöntemlerle yetiştirilmesi konularında ve tarım makinele- ri, tarım ürünleri teknolojisi alanında çalışırlar. Hayvancılık faaliyetlerinin çok olduğu yerlerde ise evcil, küçükbaş ve büyükbaş hayvanların sağlığının korunması, hastalıkların teşhisi, teda- visi, hayvan ırklarının iyileştirilmesi, hayvansal ürünler konularında çalışmalar yapan veteriner hekimlik gelişme göstermiştir (Görsel 5.12). Ülkemizdeki önemli ekonomik faaliyet alan- larından biri olan turizm alanında da turist reh- berliği, aşçılık, turizm işletmeciliği gibi meslekler gelişmektedir. Örneğin turizm işletmecileri tu- 5.12 Veteriner hekim rizm alanında müşterinin her türlü ihtiyacını karşılamak üzere çeşitli hizmetleri veren otel, lokanta gibi turistik yerlerde yöneticilik yapan kişilerdir. 118

Hizmet sektörüne (Görsel 5.13,14,15) bağlı olarak gelişen pek çok meslek alanı bulunmaktadır. Eğitim, sağlık, güvenlik, bankacılık, bilişim, taşımacılık gibi alanlarda pek çok meslek gelişmiştir. Bilişim sektöründe çalışan bilgisayar mühendisleri, herhangi bir işi yapmak veya bir sorunu çöz- mek amacıyla bilgisayar donanım ve yazılımlarını tasarlayan, gerçekleştiren kişilerdir. Yer altında ve yer üstünde bulunan her tür enerji, maden ve doğal gaz yatağının ekonomik bir biçimde işletil- meye elverişli olup olmadığına karar veren, madenlerin işletilmesi için gerekli tesisleri tasarlayan, yapımını gerçekleştiren ve işleten kişiler olan maden mühendisleri madencilik sektöründe önem kazanırken ormancılığın yapıldığı yerlerde de orman alanlarının saptanması, ağaçlandırılması, korunması, işletilmesi ve geliştirilmesi gibi konularda çalışan orman mühendisleri talep görmekte- dir. Üretimin girdileri olan ham madde, yardımcı malzeme, enerji, makine ve iş gücü gibi kaynak- ların en verimli şekilde kullanılması ve kalitesi yüksek, maliyeti düşük ürün elde edilebilmesi için planlama ve denetleme çalışmalarını yapan endüstri mühendisleri de sanayi sektöründe aranan çalışanlardır. 5.13 Kimyager 5.14 Öğretmen 5.15 Pilot Hayalini kurduğunuz mesleğin, yaşadığınız çevreye ne gibi katkılarda buluna- cağını arkadaşlarınızla tartışınız. Tüm bunlarla birlikte yaşadığımız çevrenin doğal kaynakları, coğrafi özellikleri ve ekonomik faaliyetler, meslek gruplarına olan talep ya da meslek gruplarının yaygınlığı üzerinde etkilidir. Pe- ki, şehirlerimizin doğal kaynakları ve coğrafi özellikleri hangi meslekleri ön plana çıkarmıştır. Gelin bunlara birlikte göz atalım. 119

İstanbul Ülkemizde sanayinin en gelişmiş olduğu şehirdir. Bu yüzden sanayi sektörüne yönelik teknisyenlik, mühendislik, fabrika işçiliği gibi meslekler bu şehir- de gelişmiştir. Şehir, gelişen sanayiye bağlı olarak dışarıdan çok göç almıştır. Bu nedenle eğitim, ula- şım, turizm, sağlık gibi hizmet sektörlerinde çalışan meslek gruplarına duyulan ihtiyaç bu şehirde fazla- dır. Ankara, İzmir, Kayseri gibi şehirlerimizde de ay- nı durum söz konusudur. Aydın Aydın, tarım için uygun iklim koşullarına ve verimli ovalara sahiptir. Bu durum şehirde tarım sektöründe çalışan meslek grupları- na duyulan ihtiyacı artırmıştır. Buna bağlı olarak ziraat mühendisliği ve çiftçilik mes- leklerine duyulan ihtiyaç fazladır. Adana, Konya, Şanlıurfa gibi şehirlerimizde de ta- rım sektöründe çalışan meslek gruplarına duyulan ihtiyaç fazladır. Harita 5.1 Türkiye fiziki haritası Antalya Uzun süren yaz mevsimi, plajları, doğal ve tarihî güzelliklerin zenginliği şehirde tu- rizmin gelişmesini sağlamıştır. Bu yüzden turist rehberliği, tercümanlık, aşçılık, ani- matörlük, otel işletmeciliği gibi meslekler burada yaygındır. İzmir ve Muğla gibi şe- hirlerimizde de turizm sektöründe çalışan kişi sayısı fazladır. 120

Ankara Rize Ulaşıma elverişli konumu ve başkent olması- Her mevsim yağış alan Rize, na bağlı olarak büyük bir gelişme gösteren orman varlığı bakımından Ankara’nın nüfusu da artmıştır. Bu durum çok zengindir. Ormancılık şe- Ankara’da ulaşım, eğitim, bankacılık, sağlık hirde önemli bir ekonomik fa- ve güvenlik gibi alanları içine alan hizmet aliyet olduğu için orman mü- sektörüne ait meslek gruplarına duyulan ihti- hendisliği, orman işçiliği ve yacı artırmıştır. Öğretmenlik, doktorluk, şo- marangozluk gibi meslek förlük, polislik, avukatlık hizmet sektörü içeri- gruplarına duyulan ihtiyaç sinde yer alan mesleklerden bazılarıdır. artmıştır. Karadeniz’e kıyısı olan diğer şehirlerimizde de bu meslek gruplarına ihtiyaç duyulur. Erzurum Erzurum’da, yaz yağışlarına bağlı olarak otlaklar geniş yer kaplar. Bu durum hayvancılı- ğın gelişmesini sağlamıştır. Bu nedenle Erzurum’da besi- cilik, çobanlık, veterinerlik gi- bi meslek kolları gelişmiştir. Kars, Ardahan ve Van gibi şehirlerimizde de benzer du- rum söz konusudur. Batman Cumhuriyetin ilk yıllarında küçük bir köy olan Batman’da petrolün bulunması ekonomik ya- şamı da etkilemiştir. Ülkemizde çıkarılan ham petrolün yaklaşık %75’inin buradan çıkarılı- yor olması nedeni ile petrol mühendisliği, teknikerlik ve işçilik gibi mesleklere duyulan ihti- yaç fazladır. Taş kömürü kaynakları bakımından zengin olan Zonguldak ilimizde de maden mühendisliği, maden işçiliği ve teknikerlik meslekleri gelişmiştir. 121

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Aşağıdaki haberleri okuyunuz. Anlatılan yerleşim yerlerinde, ihtiyaç duyulan mes- lek gruplarını boş bırakılan alana yazınız. Turizmin başkenti Antalya, 2016 ve 2017’deki iki zor yılın ardından 2018’de tarihinin en iyi dönemini yaşıyor. Antalya’ya gelen turist sayısı, 29 Eylül Cumartesi günü itibarıyla 11 milyon barajını aştı. 2018’de 14 milyon turist hedefi konulan Antalya’ya 29 Eylül itibarıyla hava yoluyla gelen turist sayısı 11 milyon 4 bin 809’a ulaştı. Gazete haberi, 30.09.2018 (Düzenlenmiştir.) .............................................................................................................................................. .............................................................................................................................................. .............................................................................................................................................. Türkiye’nin tarım ve hayvancılıkta önemli üretim merkezi Burdur, 25-28 Nisan 2019 tarihleri arasında 5. Teke Yöresi Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na ev sahipliği yapacak. Fuar, hem üretici hem tüketici açısından kazanç kapısı olacak. Burdur Valisi tarım ve hayvan- cılıkta sahip oldukları yüksek potansiyeli daha yukarıya taşımak, üreticiler açısından da yeni pazarlar oluşması için fuarların en uygun araçların başında geldiğini söyledi. Vali, Burdur’un yüzde 98’i kültür ırkı olan büyükbaş hayvan varlığına sahip olduğunu ve günde bin tonun üzerinde çiğ süt üretimi yaptığını ifade etti. Burdur’un haşhaş, ceviz, taze fasulye ile de ön planda olduğunu kaydeden Vali, son yıllarda lavanta başta olmak üzere aromatik bitkilerle ilgili yapılan çalışmaların da Burdur’daki üretim potansiyelini artırdığını söyledi. Gazete haberi, 23.04.2019 (Düzenlenmiştir.) .............................................................................................................................................. .............................................................................................................................................. .............................................................................................................................................. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) 1 milyon istihdam sağlayacak En fazla Organize Sanayi Bölgesi bulunan illerin başında 18 OSB ile İzmir gelirken onu 13 OSB ile Bursa takip ediyor. OSB’lerin Türkiye genelinde yarattığı toplam istihdam ise 1 milyon kişiye ulaşıyor. Gebze OSB, Çerkezköy OSB, İzmir Atatürk OSB, Kayseri OSB ve Bursa OSB, Organize Sanayi Bölgeleri içinde ilk beşte yer alıyor. Bu OSB’leri ilk beşe so- kan unsurlar ise yapılan yerli-yabancı yatırımların büyüklüğü, alansal büyüklükleri ve yarattıkları önemli ticaret hacimleri oluyor. Gazete haberi, 30.04.2019 (Düzenlenmiştir.) .............................................................................................................................................. .............................................................................................................................................. .............................................................................................................................................. 122

3. EKONOMİK FAALİYETLER VE SOSYAL HAYAT Yaşadığınız çevrede yoğun olarak yapılan ekonomik faaliyetler insanların yaşam- larını nasıl etkilemektedir? Yaşadığınız çevrede yaygın olarak yapılan ekonomik faaliyetlerin sosyal yaşam ve kentlerin gelişimi üzerinde doğrudan bir etkisi vardır. Karadeniz Ereğli bu duruma verilebilecek en güzel örneklerden biridir. Ülkemizi geliştirme faaliyetleri çerçevesinde yürütülen kara yolu ve baraj inşa- atları, otomotiv ve beyaz eşya fabrikalarının açılması gibi girişimler demir ve çeliğe olan ihtiyacı artırmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda 1960’lı yıllarda küçük bir sahil kasabası olan Ereğli’de (Görsel 5.16), Ereğli Demir-Çelik Fabrikası kurulmuştur. Bu küçük kasaba fabrikanın açılması ile birlikte hızla gelişmiş, modern bir sanayi kenti olma yolunda hızla ilerlemiştir (Görsel 5.17). Bu fabrikanın açılması bölgede yeni fabrikaların açılmasını da sağlamış, artan iş gücüne bağlı olarak ilçe dışarıdan göç almaya başlamıştır. Yapılan bu göçler ilçe nüfusunu artırırken inşaat, eğitim, ulaşım ve hizmet sektörlerindeki gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. 5.16 1960’larda Karadeniz Ereğlisi’nden görünüm 5.17 Günümüzde Karadeniz Ereğlisi’nden görünüm Karadeniz Ereğlisi’nde Demir-Çelik Fabrikasının açılmış olması yöre insanı- nın yaşantısını nasıl etkilemiştir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 123

5.18 2011 Universiade yarışmalarından bir görünüm Son yıllarda gerçekleştirdiği uluslararası organizasyonlar ile dünya çapında tanınırlığı artan Er- zurum, ilk olarak 2011 Universiade (Yuniversayd) ile kış sporlarına kapılarını açmış (Görsel 5.18), daha sonraki yıllarda da birçok kış sporu müsabakasına ev sahipliği yapmıştır. 2011 yılında başla- yan bu süreç Erzurum’un gerek ekonomik gerekse sosyal yaşamına çok önemli bir katkı sağlamış- tır. 2011 Dünya Üniversiteler Kış Oyunları şehirde birçok alanda yeni yatırımların yapılmasını beraberinde getirmiş, şehirde yeni yollar yapılmış, mevcut yollar yenilenmiştir. Gelecek kişilerin konaklayacağı yerler, yemek alanları ile ilgili yenileme çalışmaları da yapılmıştır. Bunun dışında birçok yeni spor tesisi açılmıştır. Bu yapılaşma, şehri ekonomik alanda güçlendirmiştir. Bölge hal- kına çağdaş spor olanakları sunulmuştur. Sporu bir yaşam biçimi hâline getirecek imkânlar da o- luşturulmuştur. Bunun yanında bölgenin hem yurt içinde hem de uluslararası düzeyde tanınırlığı artmıştır (Görsel 5.19). Kış Oyunlarından sonra da bölgeye gelen turist sayısında artış yaşanmış- tır. Erzurum en son 2017 Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali’ne de ev sahipliği yapmıştır. 5.19 Universiade yarışmalarına katılan yarışmacılar ve onları izleyen gazeteciler Öğrendiklerimi Uyguluyorum 1. Festival, Erzurum’un ve ülkemizin uluslararası tanınırlığını nasıl etkilemiştir? Bunun önemi nedir? 2. Sizce, Universiade’ın Erzurum’da yapılması bölge insanını başka hangi alanlarda etkilemiştir? 124

4. ÜRETİMİN SERÜVENİ VE TÜKETİM Sofranızdaki ekmek size ulaşıncaya kadar hangi aşamalardan geçmiş olabilir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız? Günlük hayatımızda ihtiyaç duyduğumuz ve kullandığımız ürünlerin tamamı yaşadığımız yer- de bulunmaz. Yani üretici ve tüketici her zaman aynı yerde olmaz. Buna rağmen biz yine de ihti- yaçlarımızı karşılarız. Örneğin içtiğimiz çay Rize’den gelirken yanında tükettiğimiz bisküvi Konya’da üretilir. Giydiğimiz kıyafetlerde kullanılan pamuk farklı şehirlerimizde yetiştirilirken İstan- bul, Adana gibi şehirlerimizdeki fabrikalarda işlenir. Ulaşım sektörünün yardımı ile bulunduğumuz yerdeki dükkânların raflarına gelir. Kısaca ihtiyaçlarımızı karşılamamız bir dizi ekonomik faaliyet sonucu mümkün olur. Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal elde edilmesine üretim denir. Tükettiğimiz ürün- lerin bazıları üreticiden bize doğrudan gelirken bazıları birtakım işlemlerden geçerek gelir. Örne- ğin kahvaltıda yediğimiz yumurta herhangi bir işleme uğramadan soframıza gelirken yanında yediğimiz peynir ya da ekmek soframıza gelmeden önce bir dizi işlemden geçer. Üreticilerin ürettiği malların tüketiciye ulaştırılması dağıtım faaliyetleri sayesinde gerçekleşir. Üre- tici ile tüketiciyi buluşturan köprü ulaşım sektörüdür. Firmalar ürettikleri ürünlerini ulaşım ağı ile da- ğıtarak tüketiciye ulaştırır. Ürünlerin uygun ve güvenilir koşullarda tüketiciye ulaştırılması ekonomik faaliyetlerde önemlidir. İnsanların ihtiyaç ve isteklerini karşılamak amacıyla, üretilen malları satın alıp kullanmaları yani tüketim faaliyeti, üretim ve dağıtım faaliyetlerinden sonra gerçekleşir. Yediğimiz ekmekten giydiğimiz kıyafetlere, okuduğumuz kitaptan oynadığımız oyuncaklara ka- dar pek çok ürün bize gelmeden önce birçok aşamadan geçer. Her gün kullandığımız bazı ürün- lerin bize gelmeden önce hangi aşamalardan geçtiğini öğrenmek ister misiniz? Aşağıda zeytinyağının üretim, dağıtım ve tüketim aşamalarını inceleyelim. ÜRETİM Mayıs ayında çiçek açan zeytin ağaçlarının hasa- dı ekim ayı gibi başlar. Hasat, zeytine hasar verme- yecek makineler ile ya da elle yapılır (Görsel 5.20). Toplanan zeytinler basınçlı su ile yıkanır. Yaprak, ince dal, toprak, toz, çakıl taşı gibi maddeler hava akımı veya elek ile zeytinden ayrılır. 5.20 Zeytin hasadı 125

Kırma, meyvenin kırılarak yağının ayrılacağı ha- murun elde edilmesi işlemidir. Kırma işlemi üretim teknolojisine göre çeşitli şekillerde yapılabilir. Yoğur- ma işlemi ise katı, sıvı ayrımını kolaylaştırmak ama- cıyla yapılır. Yoğurma işlemi malakasör adı verilen makinelerde yapılır. Malakasör, zeytini harmanlaya- rak zeytinin yağı ve etini birbirinden ayırır (Görsel 5.21). Buradaki işlemle zeytin, hamuru içindeki yağın alınmasına imkân verecek kıvama getirilir. 5.21 Zeytinin kırılma ve yoğurulması Zeytin hamuru üzerinde çeşitli işlemler uygulana- rak yağ ve kara suyun zeytin posasından (pirina) ay- rılma işlemi yapılır. Üretim teknolojisine göre farklı şekillerle zeytinyağından su ve yağ ayrıştırılır (Görsel 5.22). Ayrıştırılan yağ şişelenerek tüketime hazır hâle getirilir. 5.22 Zeytinin sıkma ve ayrıştırılması DAĞITIM Zeytinyağı şişelendikten sonra tüketim için yerini almak üzere çeşitli ulaşım araçları ile gerek yurt için- deki gerekse yurt dışındaki marketlere gönderilir (Görsel 5.23). TÜKETİM Marketlerden alınan zeytinyağı tüketilmek üzere 5.23 Dağıtılmak üzere hazırlanmış zeytinyağları sofranıza gelir. 126

Anadolu topraklarının en eski tarım ürünlerinden olan pamuk, birçok sektörde ham madde ola- rak çeşitli işlemlerden geçtikten sonra tekstil başta olmak üzere biyodizel yakıt, kâğıt, yem sanayii gibi çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Aşağıda kumaşın üretim, dağıtım ve tüketim aşamalarını inceleyelim. ÜRETİM Sıcak iklimi seven pamuk bitkisi tohumları mart, nisan aylarında ekilir. Kozaların olgun- laşması ile pamuk hasadına (Görsel 5.24) başlanır. Kozalar işçiler tarafından ya da maki- nelerle toplanır. Toplanan kozalar pamuk işle- me fabrikalarına gönderilir. Burada iplik hâline getirilen pamuk lifleri dokuma tezgâhlarına 5.24 Pamuk hasadı gönderilerek kumaş hâline gelir. DAĞITIM Bu kumaşlar hazır giyim atölyeleri ve tekstil üreten fabrikalara gönderilir (Görsel 5.25). Bu- ralarda pantalon, etek, kazak gibi çeşitli giyim ürünleri dikilir. Atölye ya da fabrikalarda diki- len ürünler çeşitli taşıtlarla giyim mağazaları- na ulaştırılır. 5.25 Dağıtılmak üzere yüklenen kumaşlar TÜKETİM Raflara ulaşan giysiler mağazaların kadın, çocuk, erkek bölümlerinde tüketime hazır ola- rak raflarda yerlerini alırlar (Görsel 5.26). 5.26 Mağaza reyonlarında tüketime hazır giysiler Üretim aşamasında yaşanan bir sorun tüketicileri nasıl etkiler? Düşünceleri- nizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 127

Öğrendiklerimi Uyguluyorum Kumaşın üretim aşamalarını anlatan metinden yola çıkarak aşağıda karışık olarak verilen resimleri üretim, dağıtım, tüketim ağına uygun bir şekilde alttaki kutucuk- lara yazınız. a b c ç d e 128

5. YENİ FİKİRLER GELİŞTİRİYORUZ Girişimcilik kavramından ne anlıyorsunuz? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla pay- laşınız. Zihni Derin’in çay üretimi için yapmış olduğu girişimler öncesi sade- ce Rize’de değil, Türkiye’de de çay tarımının yapılmadığını biliyor muy- dunuz? Peki, kimdir Zihni Derin? Gelin bu girişimci büyüğümüzü daha yakından tanıyalım. Zihni Derin (Görsel 5.27), 1880 yılında Muğla’da doğmuştur. Eğitimini ziraat alanında tamamlamış, çeşitli memuriyetler- de bulunmuş, bir dönem de öğretmenlik yapmıştır. 1920’de Yunanların işgalinden hemen önce Bursa’dan ayrılıp kara yolu ile Ankara’ya gel- miştir. Millî Mücadele Hükûmetinin ilk Tarım Genel Müdürü olmuştur. Zihni Derin, Ankara’da çalıştığı dönemde katıldığı çeşitli toplantılar- da Rize ve çevresinin daha iyi bir yaşama kavuşabilmesi için öncelikle 5.27 Zihni Derin insanların geçimini sağlayacak iş ve çalışma imkânlarına kavuşturul- ması gerektiğini ileri sürer. Bunun üzerine Zihni Derin’in bölgede incele- meler yapması kararlaştırılır. Zihni Derin 1923 yılında Rize’ye gelir. Bölgede yaptığı incelemelerde bazı meraklıların Batum’dan dönüşlerinde getirdikleri ve diktikleri, gayet iyi gelişmiş çay fidanlarıyla karşılaşır. Zihni Derin de Batum’a düzenlenen bir geziye katılır. Batum ve çevresinde Ruslar tarafın- dan kurulmuş olan çay bahçelerini ve çay fabrikalarını inceleyerek gerekli bilgilerle Rize’ye döner. Beraberinde çay tohumu ve fidanları, narenciye ve bazı meyve çeşitlerini de Rize’ye getirir. Rize’de yanında getirdiği fidan ve tohumları toprakla buluşturarak denemeler yapar. Daha sonra Batum’dan sipariş edilen 500 bin tohum, fidan hâline getirilir ve halka dağıtılır. Ancak çeşitli nedenlerle bu çalış- malar başarısızlıkla sonuçlanır. Sizce başarısızlık Zihni Derin’i durdurmuş olabilir mi? Zihni Derin’in kişilik özelliği ile bilim insanlarının ortak özellikleri arasında benzerlik var mı? Bu du- rumu arkadaşlarınızla tartışınız. 129

5.28 Zihni Derin’in çalışmalarına destek veren yöre halkı Zihni Derin yöre halkı ile bölgedeki çalışmalarına devam eder (Görsel 5.28). Nihayet amacına ulaşmıştır. İlk yaş çay yaprağı hasadı ve kuru çay üretimi 1938 yılında gerçekleştirilir. Bölgenin ekonomik ve sosyal yönden kalkınması, bölgeden göçü azaltmak amacıyla çay tarımı ve sanayi- si uzun yıllar devlet tarafından desteklenip teşvik edilir. 1940 yılında çıkarılan 3788 Sayılı Çay Kanunu ile ülkemiz çaycılığı güvence altına alınmıştır. Bu yasal düzenlemenin ardından çay tarım alanları giderek genişlemiş ve üretim miktarı hızla yükselmiştir (Görsel 5.29). Böylece hem eğiti- mini hem de yaşamını tarıma adamış olan bu örnek kişi, Rize’nin ekonomisini de değiştirmiştir. Ülkemizde ilk çay fabrikası, 1947 yılında kurulurken 1973 yılında, kurulan yaş çay işleme fabrika sayısı 32’ye, 1985 yılında ise 45’e ulaşmıştır. 1963 yılına kadar ithalat ile karşılanan iç tüketim talebi 1963 yılından sonra yurt içi üretim ile karşılanmaya başlanmıştır. Prof. Dr. A. Gürhan Fişek, Çalışma Ortamı, Kasım - Aralık 2016- s.18-21. (Düzenlenmiştir.) 5.29 Rize’de bir çay bahçesi 130

İntihar, bir kişinin kendi yaşamına son vermesidir. İslam dini, intiharın haram olduğunu açıkça belirtir ve bu konuda çok net bir tutum sergiler. Bu hüküm, Kur’an-ı Kerim’de açıkça belirtilmiştir. İntihar, İslam dininde büyük günah olarak kabul edilir ve kişi bu eylemi gerçekleştirdiğinde cehenneme gitme riskiyle karşı karşıya kalır.

İslam dininin intihar konusundaki bu net tutumu, birçok sebebe dayanır. İlk olarak, insan hayatının Allah tarafından verildiği ve bu nedenle sadece Allah tarafından alınabileceği inancına dayanır. Yani, insanın hayatı kutsaldır ve herhangi bir kişi, bu hayatı sona erdirme yetkisine sahip değildir. Bu nedenle, intihar etmek, Allah’ın verdiği hayatı kendi eliyle sona erdirmek anlamına gelir ve bu sebeple haramdır.

İkinci olarak, intiharın, Allah’ın yarattığı düzeni bozma ve toplumda olumsuz sonuçlara yol açma potansiyeline sahip olduğuna inanılır. Bir kişinin intihar etmesi, ailesine ve sevdiklerine büyük acı ve üzüntü verir. Ayrıca, intiharın toplumda başka insanlar üzerinde de olumsuz etkileri olabilir. Özellikle, gençler arasında intihar davranışı bulaşıcı olabilir ve diğer kişileri de intihar etmeye teşvik edebilir.

Üçüncü olarak, intiharın, kişinin ruh sağlığına zarar verme potansiyeline sahip olduğuna inanılır. İslam dini, insanların beden ve ruh sağlığını korumanın önemini vurgular. İntihar etmek, kişinin kendi sağlığına zarar vermesi ve hatta intihar düşünceleri olan kişilerde, bu düşüncelerin daha da artmasına neden olabilir.

Son olarak, İslam dininde, insanların hayatının değerli olduğuna inanılır ve her insanın dünyada belli bir amacı olduğu düşünülür. İntihar, kişinin bu amacı gerçekleştirmesine engel olur ve Allah’ın verdiği hayatı israf etmek anlamına gelir.

Bu nedenlerle, İslam dininde intihar haram kılınmıştır. İslam, insan hayatının değerli olduğunu ve bu hayatın korunması gerektiğini vurgular. İntihar, insanın kendisine ve topluma zarar veren bir eylemdir ve bu nedenle İslam dininde büyük günahlardan biridir. İslam dininin bu net tutumu, insanların hayatını korumak ve toplumda huzur ve barışı sağlamak için atılan önemli bir adımdır.

İslam dininde intiharın haram kılınmasının bir diğer nedeni de insanın hayatını kendi eliyle sonlandırmasının Allah’ın yarattığı insan bedenine saygısızlık olarak görülmesidir. İnsan bedeni, İslam inancına göre Allah’ın en büyük eseridir ve insan bedenine zarar vermek, yaralamak, öldürmek, hatta öldürmeye yönelik davranışlar sergilemek, Allah’ın yarattığı en büyük esere saygısızlık yapmak anlamına gelir. Bu nedenle intihar etmek, Allah’ın yarattığı insan bedenine saygısızlık yapmak ve bu nedenle haram kabul edilir.

Ayrıca İslam inancına göre insanın hayatı sadece kendisine ait değil, aynı zamanda ailesine, topluma ve insanlığa da aittir. Dolayısıyla intihar etmek, sadece kendine zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda ailesine ve topluma da zarar verir. Ailenin, intihar eden kişinin kaybıyla birlikte yaşadığı acı, üzüntü ve travma, intihar eden kişinin yanı sıra aileyi de olumsuz etkiler. Aynı şekilde intihar, insan toplumunu da olumsuz etkiler. Toplumda intiharın artması, insanların psikolojik olarak zayıflamasına, depresyona girmesine ve hatta intihar etmeye teşvik edebilir.

Bir diğer önemli nokta ise İslam dininin insan hayatına verdiği değerdir. İslam dinine göre insan, yeryüzündeki en değerli varlıktır ve her insanın hayatı, Allah tarafından kutsal kabul edilir. Dolayısıyla insanın hayatını sonlandırmak, bu değerli varlığa saygısızlık anlamına gelir ve İslam dininde kesinlikle kabul edilmez.

Ayrıca intihar etmek, insanın hayatının sonlandırılmasıdır ve bu nedenle insanın kendisi üzerinde herhangi bir kontrolü yoktur. İslam dinine göre insan, hayatını sadece Allah’a borçludur ve hayatını kendi eliyle sonlandırmak, bu borcu ödememe anlamına gelir. Bu nedenle intihar, İslam dininde kesinlikle kabul edilmez.

Sonuç olarak İslam dininde intiharın haram kabul edilmesinin temel nedenleri arasında insan bedenine saygısızlık yapmak, aileye, topluma ve insanlığa zarar vermek, insan hayatına verilen değer ve insanın hayatını sadece Allah’a borçlu olması gibi faktörler yer alır.

nest...

batman iftar saati 2021 viranşehir kaç kilometre seferberlik ne demek namaz nasıl kılınır ve hangi dualar okunur özel jimer anlamlı bayram mesajı maxoak 50.000 mah powerbank cin tırnağı nedir