kredi kartı kullanmak caiz mi cübbeli / Kredi kartı ile altın satışı caiz midir? : Din İşleri Yüksek Kurulu : Dini Bilgilendirme Platformu

Kredi Kartı Kullanmak Caiz Mi Cübbeli

kredi kartı kullanmak caiz mi cübbeli

Kredi kartı kullanmak caiz midir?

Kredi kartı, en basit tanımıyla nakit para olmadan alışveriş yapmaya olanak sağlayan bir ödeme aracıdır. Kredi kartının, ATM kartı adı verilen banka kartlarından farkı; hesabınıza bağlı olmayışıdır. Hesabınızda para olmadan, bir sonraki ay ödemeyi taahhüt ettiğiniz bir krediyi kullanıyor olmanızdır. Yani kredi kartı limitiniz, bir anlamda bankadan kullandığınız kredidir. Bankalar, kredi kartı müşterilerine, kullanabilecekleri bir limit belirler ve bir ekstre dönemi sonunda, kart sahibinin o zamana kadar yaptığı harcamaları ödemelerini isterler. Sadece bu yönüyle bakıldığı zaman bankaların tüketicilere böyle bir kolaylık sağlamaları olumlu bir şey olarak görülebilir. Oysaki bankaların kredi kartı vermedeki amacı kredi kartıyla yapılan alışverişler üzerinden kar etmektir. Bu da faiz geliridir. Bankalar açısından ekstre dönemi sonunda borcunun tamamını ödeyen müşteri “iyi” müşteri değildir. Borcunu kredilendirerek asgari ödeme tutarını ödeyen müşteriler “iyi” müşteridir. Çünkü ödenmeyen tutar üzerinden işleyecek faiz bankanın karını oluşturmaktadır. Bu nedenle bankalar açısından kredi kartı, ödemeleri kolaylaştıran bir araç değil, faiz getirisi olan bir gelir kaynağıdır. Bankaların kredi kartı karının yaklaşık yüzde 85&#;ini faiz geliri oluşturmaktadır.

Kredi kartları, nakit paraya alternatif bir ödeme aracıdır. Kredi kartı kullanarak alışveriş yapanlar kartı veren bankaya borçlanmaktadırlar. Yani, kişi alışverişinde satıcıyı tahsilat için bankaya yönlendirmiş olmaktadır. Satıcı müşterideki alacağını tahsil için bankaya havale edilmektedir. Banka genel uygulamada 30&#;ar günlük dönemlerde hesap kesimi yapar ve bu dönem boyunca kart ile yapılan harcamaları hesap bildirim cetveli (ekstre) ile kart kullanıcısı müşteriye bildirir. Cetvelde bildirilen borç için müşteriye yaklaşık 10 günlük ödeme süresi tanınır. Kişi borcun tamamını ödeyebildiği gibi, bir kısmını ödeyip geri kalanını kredilendirebilir. Genel uygulamada dönemsel borç tutarının belirli bir oranı asgari ödeme tutarı olarak belirlenir. Müşteri en az bu tutar kadar ödeme yaptığında kalan borç tutarına banka tarafından belirlenmiş olan alışveriş veya nakit avans faizi aylık olarak işletilir.

İşte bu noktada, eğer son ödeme tarihinde borcun tamamı ödenip faize bulaşma olmazsa, kredi kartı ile alışverişin dini açıdan bir sakıncası yoktur. Fakat borç zamanında ödenmez ve faize bulaşılır, nakit avans çekimi gibi parasal işlemlere girilirse, bu haramdır.

Bununla birlikte kredi kartı ile alışveriş yapmayı tavsiye etmeyiz. Binlerce vatandaşımızın kredi kartı borçlarından dolayı mahkemelik ve icralık duruma düştüğünü, kartzede olduğunu görüyoruz. Eninde-sonunda faize bulaşma riski var. Kredi kartı, çoğu zaman israfa da yol açmaktadır. Ayrıca dış kaynaklı bu kart merkezlerini (Visa-Mastercard) destekleme durumu da var. Faizli çalışan bankalara bu yolla büyük bir finansman desteği sağlandığı da unutulmamalıdır. Bir yandan içki satan dükkândan alışveriş yapmam diyoruz ama kredi kartı kullanarak her alış-verişimizde Yahudi merkezli bu din düşmanlarını destekliyoruz.

Fakat kredi kartı illa kullanılacaksa, yukarıda belirttiğimiz gibi ödemeler mutlaka zamanında yapılıp faize bulaşılmamalıdır. Ayrıca finans kurumlarının kartlarını tercih etmeye çalışılmalıdır.

Mehmet Talu Hocaefendi

Fıkhi Suallere Cevaplar (Lalegülb Fm ve Lalegül Tv'ye Yöneltilenler)

LALEGUL FM'E VE LALEGÜL TV'YE YÖNELTİLEN FIKHİ SUALLERE CEVAPLAR

  • Sayfa
  • 1. Hamur Şamua Kağıt
  • Sert Karton Kapak
  • Boyut 24 x 19

Ürün Özellikleri

DİL: Türkçe

SAYFA SAYISI

CİLT TİPİ: Karton Kapak

KAĞIT CİNSİ: Şamua

BOYUT,5 x 19,5 cm

TAKDİM VE TAKRİZ

Bütün hamdler bizi İslâm dînine eriştiren Allâh-u Te'âlâ’ya mahsustur. Sonsuz salât-ü selamlar bize dînimizle ilgili fıkhî me-seleleri öğreten Rasûlüllâh Efendimiz’in, Ehl-i Beyt’inin ve bü-tün ashâbının üzerine olsun.

Şu bilinsin ki; fıkıh kelimesinin lügat mânâsı anlayış demek-tir.

Din ıstılâhı (kullanımı)nda ise fıkıh ilmi, şerî‘at ahkâmını ve dînî hükümleri bilmekten ibârettir ki farz-ı ayn ve farz-ı kifâye olmak üzere iki kısma ayrılır.

Fıkhın farz-ı ayn olan kısmı, evvelâ doğru itikat (inanç)ları bilmektir.

Dînin hükümleriyle ilgili ise tahâret, namaz ve oruç hüküm-leri gibi her mükellefe gereken konuların bilinmesidir.

Yine böylece şerî‘atın bir insana gerekli kıldığı her ibâdetle ilgili ahkâmı öğrenmesi de o insan üzerine farz olur. Meselâ malı olanın, zekâtla ilgili meseleleri, üzerine hac farz olanın hac hü-kümlerini bilmesi farzdır.

Ayrıca ticâretle uğraşan ve yerlerini kirâya veren kimselerin hangi alış-veriş akitlerinin sahih, hangisinin fâsid olduğunu ve dahî fâizle ilgili hükümleri bilmeleri gerekir.

İşte Enes (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen: "İlim tahsîli her Müslüman erkek (ve kadın) üzerine farz-dır" (İbnü Mâce, Mukaddime: 17, no, 1/81; Taberânî, el-Mu’cemii’l-Kebîr, No, 10/, Beyhakî, Şuabu>l-İman, No: , ,2/)hadİS-İ şerifi bu ilimden bahsetmektedir ki aynı zamanda buna "İlmihal" de-nir.

Sindî (Rahimehullâh), bu hadîs-i şerif hakkındaki yorumları şöyle naklediyor: Abdullah ibni Mübârek (Radıyallâhu Anh)dan bu hadîs-i şerifin açıklamasını istediklerinde:

"Hadîsin manası halkın sandığı gibi değildir. Maksat; kişinin dînî bir mesele hakkında müşkilatı olduğu zaman bunu hallet-mek için soruşturup doğruyu öğrenmesinin farz olduğunu açık-lamaktır" demiştir.

Sevrî (Rahimehullâh) ise: "Bu ilimden maksat; bilmemesi ha-linde kulun mazur sayılmadığı meselelerdir" demiştir.

Bu izahlar arasında en benimsenecek görüş, farz olan bu ilimden, İslâm’ın beş şartını öğrenme manasının kastedilmiş ol-masıdır. Tabî ki namaz ve oruç, zengin-fakir demeden herkesi ilgilendirdiği için onlar hakkındaki hükümleri bilmek her Müs- lümana farzdır.

Hac ve zekatın farziyetinde ise, zengin olmak, sağlıklı olmak ve yol güvencesi bulunmak gibi birtakım şartlar mevcut oldu-ğundan, bu şartları hâiz olan kimselerin bunlarla ilgili hükümleri de öğrenmeleri farz olur.

Ayrıca ticaret yapmak isteyenin de o işe başlamadan evvel alış-verişle ilgili meseleleri öğrenmesi, yine böylece evlenecek kimsenin, nikâhla ilgili meseleleri bilmesi kendisine farzdır.

Ama farzlar arasında da bir tertip vardır. Zira amelden evvel ilim farz olduğu gibi, ilim ve amelin içinde de ihlaslı olmak gibi bir farz mevcuttur, amelden sonra da korku ve ümit arasında ol-mak farzdır. (Ali el-Kârî, Mirkâtü’l-mefâtîh, 1/)

Fıkhın farz-ı kifâye olan kısmına gelince; o da kişinin fet- vâ verme derecesine hattâ ictihad rütbesine ulaşıncaya kadar bu ilme çalışmasıdır.

Bir belde ahâlîsi derin mânâda fıkıh öğrenmeyi hep birlikte terk ederlerse hep birlikte günahkâr olurlar.

Ama her şehirde bir kişi dahî bu vazîfeyi deruhte edip ilim tahsil ederek fetvâ verme derecesine ulaşırsa diğerlerinden bu farz düşer. Bu durumda herkesin başlarına gelen hâdiselerde bu kişiyi taklit etmeleri gerekir.

İşte Mahmud Efendi Hazretlerimiz’in yetiştirdiği seçkin ulema sınıfından özellikle Hüsameddin Vanlıoğlu Hocaefendi ile Fatih Kalender Hocaefendi günümüzde yeni yeni ortaya çı-kan birçok fıkıh meseleleri hakkında derin araştırmalara sahip bulunduklarından bu hususta taklit edilmeleri zaruri olan şahsi-yetlerdendir.

Bâhusus Fatih Kalender Hocaefendi siz değerli cemaati-mizin Lalegül fm ve Lalegül tv’ye yönelttiğiniz birçok suâli yıl-lardır cevaplandırarak Allâh rızası için siz cemaatimize hizmet etmektedir.

Ama "Söz uçar, yazı kalır" atasözümüze göre ve şâirin: "Kağıtta olmayan her ilim zâyidir, İki kişiyi geçen her sır da şâyidir" sözü üzere Fatih Hoca-e- fendi’nin yıllardır cevaplandırdığı bunca suâliniz işte bu eliniz-deki eserde yazıya dökülerek sizlere kalıcı bir hizmet sunulmuş-tur.

Ancak bu eser Hocaefendi’nin yaptığı konuşmaların bir çö-zümü olarak hazırlandığı için, edebî cümlelerden ziyade sizin anlayacağınız tarz tercih edilmiş ve dolayısıyla yazı dilinden çok konuşma dili ağır basmıştır. Bundan dolayı bu eserdeki bazı cümleler yazı diline göre devrik gibi görünse de maksat sorduğu-nuz meselenin cevabını doğru bir şekilde anlayabilmek olduğun-dan bu husus gözardı edilerek esas gaye olan, muhatabın doğru şekilde anlaması hedeflenmiştir.

Bu vesileyle siz okurlarıma şunu taahhüd edebilirim ki bu eserde bulunan fetvalarla amel edenler yarın âhirette ilgili konu-larda azabı mûcib bir durumla karşılaşmayacaklardır.

Madem fıkhî konularda bilgisiz konumdayız, cehâletin şifâsı da hadîs-i şerifte belirtildiği üzere ancak sorgu-sual etmektir, o zaman bizler şüphelendiğimiz her konuyu mutlaka sormalı ve al-dığımız cevapla amel etmeliyiz ki âhirette Rabbimizin azabından kurtulabilelim.

Doğru şekilde sorma ve mûcebince amele erişme gayreti bizden, Tevfık ise Cenâb-ı Hakk’tandır. Rabbim amellerimizi bu eserde beyan edilen ilimlere uyarlamayı cümlemize müyesser eylesin. Amîn!

Rebîulevvel Aralık

Ahmet Mahmut ÜNLÜ (Cübbeli Ahmet Hoca Efendi)

İçindekiler

Soru: "Siz, içinde bulunduğunuz sorunlara direk Kur’an’a bakarak çare bulamazsınız" görüşü doğru mudur, dinimiz zor bir din midir? 7

Soru: Kirada oturuyoruz, ev almak için birikim yaptık. Yaptığımız birikimin zekâtını vermemiz gerekir mi? 10

Soru: Baba, çocuklarından bir veya birkaçını istisna edip malının tamamını diğer çocuklarına verebilir mi? 11

Soru: Ayrıldığım eşim çocuklara bakmıyor. İkinci eşinden olan çocuklarına bakıyor. Çocuğumu nüfusundan düşürebilir miyim? 12

Soru: Sene dolmadan zekât verebilir miyiz? Sene içinde verdiğimiz zekât, sene sonu vereceğimizden fazla olursa fazla olanı gelecek yılların zekâtına sayabilir miyiz? 13

Soru: Ava çıkıyoruz. Köpeklerimiz bazen av hayvanlarını öldürüyorlar. Ne yapmalıyız? 14

Soru: İnternet üzerinden altın almak diğer bir ifadeyle altın hesabı caiz midir? 16

Soru: Bankadan lira çekeceğim. Faiz almayacaklar. Sadece lira komisyon alacaklarım söylüyorlar. Böyle bir işlem yapmam caiz olur mu? 19

Soru: Secdedeyken ayakların bir an yerden kesilmesi namazı bozar mı? 20

Soru: Kiracım fakir; bazen kira ödeyemiyor. Ödeye. mediği kiraları zekâtıma sayabilir miyim? 20

Soru: Bir kimse zekatıyla bir başkasının borcunu ödeyebilir mi?.. 21

Soru: Fakir olduğunu zannedip zekât verdiğim kişi meğer zenginmiş. Ne yapmam gerekir? 21

Soru: Fakire bir defada nisap miktarından fazla zekât verilebilir mi? 22*

Soru: Arkadaşım benden uzun vadeli borç istiyor. Paranın değer kaybını göz önüne alarak vereceğim para o gün ne kadar altın alıyorsa ödeyeceği gün o kadar altının değeri üzerinden ödeme yapması şartıyla ona borç verebilir miyim? 22

Soru: Eşim bir defada üç talak vererek beni boşadı. Şimdi ikimizde pişmanız, yeniden bir araya gelmek istiyoruz. Ne yapmamız gerekir?.. 23

Soru: Haftada bir çıkarmam gereken lens kullanıyorum. Bu zaman içerisinde abdest ve gusülde lensleri çıkarıp gözlerimin içini yıkamam gerekir mi? 34

Soru: Kuru temizlemenin hükmü nedir? 34

Soru: Zaruret durumu dışında diş kaplamanın caiz olmadığını öğrendik. Ben gençken sırf güzel bir görüntü ortaya çıksın diye dişlerime estetik yaptırmıştım. Şimdi abdest ve guslüm olmuyor mu, ne yapmam gerekir?.. 46

Soru: Biz yeni evliyiz. Elimizdeki altınlar dinen zengin sayılacağımız miktardan fazla olduğu gibi hacca gitmemiz için gerekli olan meblağı da karşılmakta. Fakat biz bu altınları eşe. dosta borç verdik. Şimdi; onları borç verdiğimiz kişilerden geri alıp hacca mı gidelim, yoksa onları zor durumda bırakmamak için haccı tehir mi edelim? 49

Soru: Banka kredisiyle ticari kamyon almamız caiz olur mu? 50

Soru: Arkadaşıma kızdığımdan dolayı orucu bozdum. Günaha girmiş oldum mu? 52

Soru: Erkeğin platin yüzük takması caiz midir? 52

Soru: Sakalımı sünnete uygun yani bir tutam bıraktım. Gerek alttan gerek üstten sakalımın etrafını sürekli çeviriyorum. Lazerle bu bölgedeki tüyleri aldırmam caiz olur mu? 56

Soru: Ramazan bayramı yaklaştığında aşağı, yukarı her sene aynı tarştışma yapılıyor. Bazı İslam ülkelerinde ülkemizden bir gün önce veya bir gün sonra bayram yapılmakta. Böyle bir durumda ne yapmalıyız. Nitekim bir bayram yakın dostlarımızdan biri, yarın bayram yapacağımız halde bugün falan ülkelerde bayram diyerek bize de bir gün önce bayram yaptırdı ne yapmamız gerekir? 57

Soru: Abdestsiz kişinin ezberden Kur’an okuması caiz midir? 58

Soru: Evde kedi besliyoruz. Ne kadar dikkat etsek de bazen kullandığımız kaplardan yiyor, içiyor. Bu durumda biz, temiz olmayan suyu mu kullanmış oluyoruz? 59

Soru: Cuma sohbeti yapılırken camiye gelenler sohbet esnasında cumanın ilk sünnetini kılıyorlar, bu doğru mudur? 61

Soru: Selam vermeden namazdan çıkılamayacağını biliyorduk. Bir kardeşimiz namazın son oturuşunu yaptıktan sonra herhangi bir fiille namazdan çıkılabilir dedi. Bu konuda bizleri bilgilendirir misiniz? 62

Soru: Bir kardeşimiz zamanında ticaretle uğraşmış, piyasada nisap miktarı maldan epeyce fazla alacağı bulunmakta. Fakat alacaklarını tahsil edemediğinden geçim sıkıntısı çekiyor. Onun bu durumunu bildiğimizden kendisine zekât vermek istedik. Bazı kardeşlerimiz yüklü alacağı olduğundan zekât alamayacağını söylüyor, ne yapmalıyız? 67

Soru: Nisap miktarı mala sahip olan zengin bir kimse alacaklarının zekâtını da vermek zorunda mıdır? 68

Soru: Borç verdiğim kişi zamanı geldiği halde borcunu ödeyemiyor. Borcu dolara çevirmek istiyoruz, bunun da caiz olmadığını biliyoruz. Çare olarak şöyle bir uygulama yapmak istiyoruz: Borçluma yeniden dolar borç versem, o da bozdurup önceki borcunu bana ödese ve artık dolar borçlu olsa caiz olur mu? 72

Soru: Cemaatle namaz kılarken imamdan önce rükûa gidenin namazı bozulur mu, derhal geri dönse namazını kurtarabilir mi? 74

Soru: Bizim bulunduğumuz yerde topladığımız mahsulü fiyat kesmeden emanete veriyor, sonra parasını alırken o günkü fiyattan alıyoruz. Bu caiz midir? Bir de hasat yapılmış tarlalardan başak yapıyoruz yani hasattan arta kalmış olanları topluyoruz. Bu da caiz midir? 74

Soru: Evli bir kadınım. Kirpiklerim az olduğundan eşim kirpik taktırmamı istiyor. Ayrıca saçımı boyamamı da istiyor. Bunları yapabilir miyim? 78

Soru: Kira gelirlerimin zekâtını nasıl hesaplamalıyım? 79

Soru: Bir fınans kurumunun kredi kartını kullanıyorum. Belli bir rakamın üzerinde alış, veriş yaptığımda banka bana mesaj gönderiyor. Örneğin; seksen liralık işleminizde aylık farklı bir komisyon ve hizmet bedeliyle beş takside bölerek ödememi sağlıyor. Şimdi alış, veriş yaptıktan sonra hizmet bedeli adı altında ek bir ücretle bana taksitlendirme yapılması dinen caiz olur mu? 80

Soru: îmanın şartlarından birinin kader olduğunu biliyoruz. Bazıları: "Kader diye bir şey olmadığını, aksi takdirde insanlar yaptıklarından mesul tutulamazlar. Kaderi böyle olduğundan günah işlediklerini söyleyebilirler" kader konusunu nasıl anlamalıyız? 82

Soru: Araba alanlarında on beş aya sıfır faiz ya da yirmi aya sıfır faiz denilip üzerine dosya masrafı da eklenerek satış yapılıyor. Böyle bir satış caiz olur mu? 92

Soru: Özel bir yatırım bankasında çalışıyorum, aldığım maaş helal midir? 93

Soru: On beş günlük hac programıyla hacca gidenler namazlarını mukim olarak tam mı kılacaklar, yoksa seferi kabul edilip dört rekâtlı namazları iki rekât mı kılacaklar? Yapmış olduğumuz böyle bir hacda kafile imamımız: "Mina veya Arafat’a gideceğimizden seferi olduğumuzu" söyledi. Hâlbuki Mekke’ye göre ne Mina ne de Arafat seferi mesafe değil. Doğrusu nedir? 94

Soru: Yeni kanuna göre bankaların bizden almış olduğu dosya masraflarını geri alma hakkımız var. Bu masrafları geri almamız caiz midir? Bankalardan kast ettiğim fınans kurumlandır. 95

Soru: Kaza namazı kılarken her namaz için ezan ve kamet getirmemiz gerekir mi? 96

Soru: Kısa da olsa omuzumda doğuştan ikinci el gibi bir uzvum var. Gusülde o da dâhil bütün bedenimi yıkıyorum. Abdest alırken ne yapmalıyım. Yani onu da yıkamam gerekir mi? 97

Soru: Ben müteahhidim. Birçok yerde ev ve iş yeri yapıp sattım. Duyduğum kadarıyla bankadan kredi çekene bu tür satışları yapmam caiz değilmiş. Bu konuda beni bilgilendirir misiniz? 97

Soru: İnternet kafe işletmek caiz midir? 98

Soru: Yabancı lisans ürünlerini sadece bu özelliğinden dolayı değerinden fazlasına satmak caiz midir? 99

Soru: Çalıştığım yerde iş kazası sonucu parmaklarımdan bir kaçı hasar gördü. Onları eskisi gibi kullanamıyorum. Bu kazadan dolayı iş yerine tazminat davası açıp tazminat talep edebilir miyim?

Soru: Çıplak ayakla namaz kılmak caiz midir?

Soru: Ben namazlarını kılan mümkün olduğu kadar dinî vazifelerini yerine getirmeye çalışan bir kadınım. Eşim başımı örtmeme müsaade etmiyor. Gizli olarak başımı kapatmaya çalışıyorum, ona yakalandığım zaman ne yapmalıyım?

Soru: İddet bekleyen bir kadın hangi durumlarda evden çıkabilir?

Soru: Birine yüz elli lira borcum vardı. Öldü. Ne yapmalıyım? .

Soru: Evlenmek için ne gibi şartlar vardır? Boşanma durumunda sadece boşamayı ifade eden sözlerin söylenmesi yeterli midir?

Soru: Bir kadın, İslam’a göre hayat sürdürmeyen kocasına kızacak olsa günahkâr olur mu?

Soru: Çok temiz bir komşumuz var, kirada oturuyor, bir arsa almış ilerki zamanlarda değerlenir de satar bir ev alırım düşüncesiyle. Bu arsasının değeri şu anda nisap miktarından fazla, aldığı maaşla çok zor geçiniyor. Biz ona yardımcı olmak istiyoruz. Zekâtımızdan ona verebilir miyiz? Eğer ona vermemiz caiz değilse hanımına veya buluğa ermiş olan kızına zekât verebilir miyiz?

Soru: Kulağa birkaç tane delik açtırıp küpe takmak caiz midir?.

Soru: Kırk beş yaşındaki hanımlar yanlarında eşi veya mahremi bulunmadan umreye gidebilirler mi?

Soru: Teyzemin eşi şarap fabrikasında çalışıyor. Bizi evine davet ediyor, ikramı da seven biri gittiğimizde ikramda bulunuyor, ne yapmamız gerekir?

Soru: Eşim izin vermese de İslam’a hizmet etmek için bir Kur’an kursuna gidip hizmet etmem caiz olur mu?

Soru: Bir kardeşimiz piyasa da satılan birçok şeye haram karıştırılmıştır diyerek yemiyor. Ben onu tenkit etmek mahiyetinde değil, bilerek hareket etmek istiyorum, ne yapmalıyım?

Soru: Özellikle yazın işimiz gereği dışarda bir yerden bir yere giderken aşırı derecede açık olan kadınlara az bir zaman da olsa gözümüzün ilişmesi abdestimize bir zarar verir mi?

Soru: İki sene önce yüz lira bulmuştum, onu harcadım. Şimdi onu nereye vermem lazım?

Soru: Ma. i müsta’mel nedir, pis midir, temiz midir?

Soru: Kadının kocası yanında bulunduğu halde çok kalabalık olan pazara çıkması caiz midir?

Soru: Öldükten sonra yapılan ıskatın hükmü nedir?

Soru: Kadın kocasından sürekli kaçıyorsa ne yapılmalıdır?

Soru: Erkeklerin saç uzatması günah mıdır?

Soru: Akika kurbanı ne için kesilir, faydaları nelerdir?

Soru: Kız kardeşim hıristiyan bir erkekle evlenmek istiyor, onunla evlenmesi dimizde caiz midir?

Soru: Kişiye namazın farz olması, buluğa ermesiyle mi, yoksa yaş itibarıyla mıdır? Genelde 14 yaşlarında buluğa eriliyor, 11 yaşında buluğa eren, 13 yaşma kadar namaz kılmayacak olsa sorumlu olur mu?

Soru: Ben annemin evimde annemle birlikte oturuyorum, kardeşim kirada oturuyor. Evinin kirasının yarısını ben veriyorum. Bu arada sigortadan yüklü bir para aldım. Bu paranın bir kısmı faiz olarak tahakkuk ettirilmiş. Faiz kısmıyla kardeşime ödediğim yarı kirayı ödeyebilir miyim veya düğünlerde takı olarak takabilir miyim veya eşimin mehrini bununla verebilir miyim? Bütün bunlar olmazsa bu parayı ne yapmalıyım?

Soru: Namaz kılmayan kâfir olur mu?

Soru: Televizyonda bazı hocalar namaz vakitlerinin üç vakit olduğunu söylüyorlar ne dersiniz?

Soru: Öğle namazını vaktinde kılamayan kişi bunu hemen kaza etmek istediğinde giren ikindi namazının vaktinden kırkbeş dakikalık bir süre geçmeden kılsa olur mu? Yoksa kırkbeş dakikanın geçmesini beklemesi mi gerekir?

Soru: Çamaşır makinasında yıkanan idrarlı bir çamaşır temiz olur mu? Bu çamaşır yıkandıktan sonra makinanın kazanı nasıl temizlenebilir?

Soru: Kot pantolonu giymek caiz midir? Ayrıca aynı malı bir pazarda bir tl’ye bir başka pazarda iki tl’ye satmak caiz midir?

Soru: Ben bekârken yedi gün hayız görüyordum. Evlendikten sonra korunma iğnesi vuruluyorum, çoğu zaman hayzım on gün bazen de daha az oluyor durumum nedir? Ayrıca korunma iğnesi caiz midir, nikâh tazelememiz gerekir mi?

Soru: Ankara’da doğdum büyüdüm. Şu anda Sivas’ta dört yıllık üniversite okuyorum, bir haftalığına Ankara’ya tatile gideceğim, benim vatan. ı aslîm neresidir?

Soru: Kayın validemle oturuyorum. Bunu asla istemiyorum. Ahırette kocamdan hak alır mıyım?

Soru: Zekât paraları kurs inşaatına harcanır mı? Genellikle yapılan bir şey var; zekât parası fakire veriliyor, sonra ondan alınıp sözüm ona rızasıyla kurs binasına harcanıyor, bu doğru mudur?

Soru: Köpeğin değdiği yer Hanefılere göre üç defa, Şafıilere göre ise yedi defa yıkanması gerekiyormuş bu doğru mudur?

Soru: Nikâhın düşmesiyle boşanma da gerçekleşmiş olur mu? Nikâhın düşmesi durumunda talak da olduğu gibi, eşimizle evlenememe durumu gerçekleşir mi?

Soru: Eşim dine, imana ve kitaba küfrediyor. Nikâhımızın durum nedir?

Soru: Çocuk emziren bir kadınım. Bazen zor durumda kaldığımdan cünüpken çocuğu emzirmem gerekiyor, bu haldeyken göğsümü yıkayıp çocuğu emzirebilir miyim?

Soru: Tavukların besmeleyle kesilmediği söyleniyor, besmeleyle kesilenlerde de tüylerini rahat yolmak için kaynar suya atıldığı ifade ediliyor, tavuk eti yemeyelim mi, ne tavsiye edersiniz?

Soru: Eşimi namaz kılmaya davet ediyorum. Gençli, ğimi yaşıyayım sonra onları yaparım diyor. Böyle bir süre var mıdır, ne yapmalıyım?

Soru: Nafile namazlar oturarak kılnabilir mi?

Soru: Lohusa iken dişime dolgu yaptırdım. Bu konuda bir bilgim yoktu. Şimdi bunu çıkartmak zorundamıyım?

Soru: Çarşaflı bir bayanım. Eşimim kadın pardüseleri satığı bir dükkânı var, hafta sonları gelen bayan müşterilerle ilgilenmek üzere ben de dükkânda çalışıyorum. Bunun bir mahzuru var mıdır?

Soru: Kadınların cemaatin önünde namaz kıldırması caiz midir?

Soru: Dokuz aylık çocuğum var, saçlarını kesmek istiyorum. Böyle yaparsam kurban da kesmem gerektiğini söylüyorlar. Kiracıyım, kurban kesecek durumum yok, ne yapmalıyım?

Soru: Haciz yoluyla değerinin altına satılan malı satın almak caiz midir?

Soru: Ölen yakınlarımız için bir şeyler yapmak istiyoruz, neler yapabiliririz?

Soru: İşsizim, işlerimin yoluna girmesi için nasıl dua etmeliyim, duanın kabulü için nelere dikkat etmeliyim?

Soru: Çeşmelerden akan klorlu su bazen süt aklığında oluyor, böyle bir suyla abdest almak caiz midir?

Soru: Bayanların evde veya dışarıda pantolon giymesi caiz midir?

Soru: Bizim dokuz yaşında otizm hastası bir oğlumuz var. Onu çok seviyoruz. Ahıretteki durumu ne olacaktır?

Soru: Dokuz aydır nişanlıyım. Kızın konuştuğu biri varmış, nişanı onlar bozdular. Ben de takıları var istiyorlar, ben de vermiyorum. Doğru mu yapıyorum?

Soru: Cunüp kişi yıkanmadan bir daha cünüp olsa iki defa mı yıkanması gerekir?

Soru: Deniz ürünlerinden kalamar, ahtapot ve midye yenir mi?.

Soru: Bir kadın kocasını aldatıyor, kocanın bundan haberi yok. Bu karı kocadan doğan çocuk zina çocuğu mudur?

Soru: Gusül almak için önce ellerimizi yıkıyoruz, sonra yıkanmış olan bu ellerimizi kovadaki suya değdirecek olursak kovada ki su müsta’mel su olur mu?

Soru: Eşim bana ben yetimim dedi, ben de ona şakayla karışık senin anan da baban da atan da benim dedim. Bu söylediğimden dolayı bir şey gerekir mi?

Soru: Eşimle nişanlıyken nikâhta kıymıştık. O zaman beni üç talakla boşamıştı. Sonra evlenirken yeniden nikâh kıydık. Durumumuz nedir?

Soru: Altı aydır nişanlıyım. Nişanlanmadan önce onun saçını dahi görmemiştim. Bu nişanlılık döneminde bende ona karşı hiçbir sevgi kalmadı ne yapmalıyım?

Soru: Evliliğe karar verme sürecindeyim. Harama düşmeden görüşme nasıl yapılmalı?

Soru: Araba kaskosu caiz midir?

Soru: Ben gece çalışıyorum, gündüz yatıyorum. Namazlarımı yatsı namazından sonra kaza olarak kılıyorum ne dersiniz?

&#;Sünnilik Ve Şiilik Diye Bir Dinimiz Yoktur&#; Sözüne Dair İlmi Tahlil

Mizanı İslam Olanlar İçin Kredi Kartları Meselesi

Kredi kartı kullanımı meselesi halen tartışılmakta ve sık sık sual olarak yöneltilmektedir. Binaenaleyh kredi kartı kullanımı fıkhı deliller muvacehesinde izah ederek akıllarda oluşan suallere cevap vereceğiz;

Allah Teâlâ Hazretler şöyle buyuruyor:

اَفَحَسِبْتُمْ اَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَاَنَّكُمْ اِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ

“Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız”[1]

Diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyruluyor:

وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ

“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım”[2]

Bu ayeti kerimelerden de anlaşıldığı gibi insanoğlu başıboş yaratılmamıştır. Dünya hayatını sorumsuzca, nefsanî arzuları doğrultusunda yaşamaya hakkı yoktur. Beli başlı sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar namaz, oruç, hac gibi sadece ibadetler değildir. Belki buluğ çağına girdiği günden gözlerini yumacağı güne kadar hayatının bütün evrelerini, dinin tayin ettiği çerçeve dâhilinde geçirmekle mükelleftir.

Dinimiz, bazı hükümleri Kur’an ayetleri ile beyan ederken bazılarını da, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem)‘in Hadis-i Şerifleriyle beyan etmiştir. Meselelerin birçoğu hakkında ise, açık olarak ayet ve hadis getirmeyip, müçtehitlerin o hükümlere ulaşabilmeleri için belli başlı kaideler ve yollar hazırlamıştır.[3] Şüphesiz bunda da birçok hikmetler vardır.

Bizler müçtehit olmadığımızdan, hakkında ayet ve hadis bulunmayan ve önceki âlimlerimizden de nakil olmayan bahusus yeni meseleler hakkında, ilmine ve takvasına güvendiğimiz ilim adamlarının görüşlerine müracaat etmek durumundayız. Konu hakkındaki mütalaalarını almak suretiyle de meseleleri değerlendirmekteyiz.

Bu bölümde hakkında birçok makaleler yazılan, bazılarının; &#;genel olarak haramdır, yaklaşılmaması gerekir&#; dediği, bazılarının da bunun hilafına; &#;herhangi bir problem yoktur&#; dediği, bazılarının ise her iki görüş ortasında bir yol izleyerek &#;belli başlı işlemler yapılırsa haram, yapılmadığı takdirde de helal&#; dedikleri kredi kartı sistemini ele alıp, gücümüz nispetince sizlere ifade etmeye gayret edeceğiz. Şüphesiz muvaffakiyet Allah’tandır.

Meselemizin dini boyutunu daha iyi inceleyebilmemiz, hiç şüphesiz günümüz şartlarında kredi kartlarının hangi minvalde ve nasıl kullanıldığını bilmemize bağlıdır. Bunun için meselemizi iki ana başlıkta inceleyeceğiz.

a-Kredi kartının tanımı, tarihi seyri ve günümüzdeki uygulanması.

b-İlim adamları bu sistemi fıkhın hangi başlığı altında ele alıp incelemişlerdir.

İnsanlığın, ekonomide klasik ödeme aracı olarak kullandığı evrensel değer ölçüşünün para olduğu, herkesçe bilinmektedir. Bununla birlikte, dünya ekonomisi, paraya alternatif olsun diye çeşitli ödeme araçları geliştirmiştir. Bahusus &#;çek&#; yakın tarihimizde en modern yol olarak görülmüştür. Şu kadar var ki; hesap sahibinin bankada parasının olmaması ve çeki veren bankanın bu karşılığı taahhüt etmemesinden dolayı bir takım sıkıntılar olmuştur. Bankacılık sektörünün ve teknolojinin hızla gelişmesinin sonucu olarak da kredi kartı kullanımı başlamıştır. Hatta günümüz dünyasında kredi kartının kullanımı, paranın nakit kullanımından daha yaygın olmuştur. Nitekim Türkiye’de kredi kartı kullanımının 28 milyonu aştığı da, ekonomi haberlerinde dillendirilmektedir.

Konu uzmanlarının ifadelerine göre; Türkiye’ye, ilk giren kredi kartı; tarihinde &#;Diners Clup&#; olmuştur. Bunun peşinden Türk Ekspres Havacılık Limited Şirketi’yle beraber &#;Amirecan Express&#; kartları gelmiştir. yılından sonra &#;Euroc Cart&#;, &#;Master Cart&#; ve &#;Access&#; kredi kartları da bunları takip etmiştir. ’li yıllarda bankalar, kredi kartı uygulamalarına başlamıştır. yılında da &#;Visa&#;nın Türkiye ofisini açmasıyla daha fazla yayılmış ve ’de de ATM dediğimiz elektronik veznelerin açılmasıyla günümüz kredi kart sistemi oluşmuştur.

Kullanım mahiyeti itibarıyla birçok banka kartları mevcuttur. Bu kartlar, genel olarak üç başlıkta ele alınmıştır.

1- Charge Card (Ödeme kartı): Bu tip kartlar; alış veriş kolaylığı sağlayan fakat kredi özelliği olmayan borçlandırma kartlarıdır. Bankadan nakit çekme özelliğinin haricinde klasik kredi kartlarında mevcut olan özelliklere sahiptir. Yani bu kart hamili, kartı veren banka ile yapmış olduğu sözleşme doğrultusunda, anlaşmalı mağazalarla, nakit taşımaksızın alış veriş yapabilmektedir.

2- Debit Cart: Borcun hesaba doğrudan geçirilmesine ve alış veriş kolaylığı sağlayan hesaba erişim kartlarıdır. Bu tip kartlar müşterinin, alacaklı cari hesabı üzerinden çalışır.

Günümüzde bu kartlar, çoğunlukla kart sahibinin hesabındaki parasını şubeye uğramadan çekebilmesi için kullanılmaktadır. Bu kartlar asıl işleyiş itibarıyla, alış veriş için kullanılabilmektedir. Bunun ile yapılan harcamalar, bankaya ulaştığında hesap bakiyesinden düşmektedir. Bu kartlara; transfer kartları, hesaba erişim kartları dendiği gibi daha genel olarak banka kartları da denmektedir.

3- Credit Cart: Alış veriş kolaylığı, nakit olma özelliğinin yanı sıra, kredi kullanma (yani bankadan nakit çekme) imkânı sağlayan kartlardır.

Bu tip kartlar 1. ve 2. kısımdaki kartlar gibi alış veriş yapma özelliğine sahip olduğu gibi ekstra olarak bankadan nakit çekme özelliğine de sahiptir.

Fıkhî değerlendirmesini yapacağımız mesele; kredi kartlarının üçüncü kısmı olacaktır. Birinci kısımdaki Charge Card ödeme kartlarının değerlendirilmesi de konu içinde ele alınacaktır.

İkinci kısım olan Debit Cart ise, müşterinin bankadaki parasını yönlendirme (çekme veya bir başka yere transfer etme) için kullanıldığı, nakit çekme veya kredilenme gibi işlemlerin yapılamaması, bankadaki hesap kadar işlem yapabilme olanağı sağladığından sadece kartın kullanımı itibarıyla caiz olacağı kanaatindeyiz. Şu kadar var ki; faizli kurumlarla -mecbur bırakan bir gerekçe olmaksızın- velev ki mubah olan işlemleri bile yapmamamız gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle bu müesseselere karşı bir çeşit tavır içinde olmak, dinî ve ahlaki bir sorumluluk olduğunu ve bu tip müesseselerle yapılacak olan işlemlerin, bunlara destek verme olacağını göz ardı etmememiz gerekmektedir. Bu ve emsal gerekçelerden dolayı, mecbur olmaksızın bu tip kurumlarla çalışmak caiz değildir.

Kredi kartının tanımı:

Kredi kartının çeşitli tanımları yapılmaktadır. Kredinin, Latince karşılığı “credere” kelimesidir. Bu kelime; “bir kimseye emniyet ve itimat etmek” anlamına gelmektedir. Kredi kartı çıkaran kuruluş; gerekli incelemeleri yapıp, kişinin ödemelerini zamanında yerine getireceğine kanaat getirdikten sonra, kartı hamiline verdiği için “emniyet kartı” ya da “güven kartı” terimlerinin yerine kredi kartı terimi kullanılmıştır.[4]

Kredi kartı; hak sahibi olan kişiye yani kart hamiline açılmış, potansiyel bir kredi olarak da tanımlanmıştır. Aynı zamanda kredi kartı; nakit ödeme yapılmaksızın belli bir malı satın alma veya sunulan bir hizmeti edinme imkânını veren bir ödeme aracı olarak da tarif edilmektedir[5].

Uluslararası alanda beş büyük kredi kartı kuruluşu vardır. Bunların en önemli ve ülkemizde en yaygın olanları; Visa ve Master Carttır. Ve maalesef bunlarda Yahudi kuruluşudur. Bu kuruluşlarla anlaşma yapmayan firmalar, kredi kartı çıkaramazlar. Bankalar veya kredi kartı çıkaracak kuruluşlar, bu firmalara çeşitli miktarda ücret ödemek zorundadırlar.

Kredi kartı sisteminde, üç taraf mevcuttur.

1-Kredi kartını çıkaran kurum

2-Üye işyeri

3-Kart hamili

Bu taraflar arasında değişik sözleşme ilişkileri vardır. Ancak bu üç taraflı sistem daha geniş bir açıyla incelendiğinde, başka tarafların da sisteme katıldığını ve bu şekilde beş taraflı sistem olduğunu görmekteyiz. Bunlar:

1-Lisans veren kredi kartı kuruluşu (Visa, Master Cart gibi)

2-Lisans alan ve kartı pazarlayan banka.

3-İş yeri ile üye işyeri sözleşmesini imzalamış bulunan banka (bu yukarıdaki banka veya başka bir banka da olabilir.)

4-Yetkili bir bankadan kredi kartını alan kart hamili.

5- Üye işyeri sözleşmesini bir banka ile imzalayan ve kart hamilinin kartını kendi işyerinde kabul eden üye işyeri.[6]

Meselemizi günümüzde de yaygın olduğu şekliyle üç taraflı sistem olarak ele alıp değerlendirmesini yapmaya gayret edeceğiz.

Kredi kartıyla alış veriş yapan kart hamili, kartı veren bankaya borçlanmaktadır. Genel uygulamada banka 30’ar günlük dönemlerde hesap kesimi yapar ve bu dönem boyunca kartla yapılan harcamaları &#;ekstre/hesap özeti&#; dediğimiz hesap bildirim cetveli ile kart hamiline bildirir. Cetvelde bildirilen borç için banka, kart hamiline yaklaşık 10 günlük ödeme süresi tanır. Bu süre sonunda ödenmeyen borç için günlük gecikme faizi işletir. Finans kurumları; gecikme olması durumunda, döviz kuru farkını veya kâr payı farkını borçlu olan kişiye yansıtmaktadırlar.

Ülkemizde kredi kartlarına dair her türlü faaliyet BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) tarafından denetlenip, tüm banka ve finans kurumları tarafından verilen kartların faiz oranları ve faiz hesaplama yöntemleri bu kurumun resmi internet sitesi olan&#;seafoodplus.info&#;’de güncel olarak yayımlanmaktadır.[7]

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi; üç taraflı kredi kartı sisteminde, kartı çıkaran veya hizmete sunan bankayla, kart hamili, bir de anlaşmalı dükkân sahipleri vardır. Kartı hizmete sunan banka ile kart hamili arasında bir kredi kartı sözleşmesi olduğu gibi, banka ile pos cihazı bulunan üye işyeri arasında da, işyeri sözleşmesi mevcuttur. Bu durumda banka her iki sözleşmede taraf olmaktadır. Ancak meselemiz, kredi kartının kullanımı olduğundan, banka ile kart hamili arasındaki sözleşmeyi inceleyeceğiz. Banka ile pos cihazı bulunan üye işyeri arasındaki işyeri sözleşmesi ise pos cihazlarının kullanımıyla alakalı olduğundan şimdilik bu konuyu ele almayacağız.

Kredi kart sisteminin fıkıhta hangi akit türüne girdiği hakkında günümüz âlimleri arasında farklı görüşler olmuştur.

Bazıları bu akdi üçlü kefalet olarak değerlendirmiştir. Bu itibarla banka, kart hamiline; &#;bu kartla yapacağın tüm alış verişlere muayyen bir limite kadar kefilim&#; demiş olmaktadır. İşyerine de; &#;benim kartımla alış veriş yapmak isteyenlere muayyen bir limite kadar izin ver. Kart hamillerinin yaptığı alış verişlerinin ödemesi benim üzerimedir. Yani kefilim&#;, demiş oluyor. Buna göre banka, alıcı veya satıcı olmayıp yukarıda da ifade edildiği gibi kefil olmuş olur.

Meselemize bu itibarla bakacak olursak; kredi kartı sisteminin caiz olup olmaması hakkında hüküm vermemiz, İslam’a göre kefalet sistemine göz atmamıza bağlıdır.

Kefalet üç kısma ayrılmaktadır:

1-Kefaletün bi&#;n-nefs

2-Kefaletu’n bi&#;z-zaman

3-Kefaletu’n bi&#;l-mal[8]

Meselemiz, bu kısımların birinci ve ikinci kısımlarıyla alakalı olmadığından bunlara değinmeyeceğiz. Belki &#;kefaletü’n bi&#;l-mal&#; meselesiyle alakalı olduğundan bu tip kefaletin üzerinde duracağız. Ve kefalet ifadesini kullandığımızda, üçüncü kısım kefalet kastedilecektir.

Kefalet; yükümlülüğün, bir başkasının yükümlülüğüne katılması manasındadır.[9] Daha açık bir ifadeyle; bir kimse zatını, bir başkasının zatına katıp onun hakkında lazım gelen sorumluluğu kendisine de iltizam etmeyi üstlenmesine kefalet denir[10]. Kefalet akdini, kredi kartı sistemiyle mukayese yaparak inceleyen günümüz âlimleri belli başlı yerlerde sıkıntılar olduğunu ifade ederek bu sıkıntıları şu şekilde sıralamışlardır:

*Kefalet akdinde kefil olan kişi, bu kefaletinden dolayı hiçbir ücret talep edemez. Zira kefalet, teberru akdi olduğundan,[11] karşılığında ücret almak caiz olmaz.[12] Hâlbuki kartı veren banka, kart hamilinden belli başlı ücret almaktadır. Ancak bu sıkıntıya cevaben; bankanın aldığı bu ücret, kefalet ücreti değil kart ücretidir diyerek yorumlayanlar da olmuştur.

*Kefalet sözleşmesinde satıcı, yani alacaklı olan kimse, alacağını hem asıl borçludan hem de kefilden isteyebilir.[13] Hâlbuki kredi kartıyla satış yapan satıcının tek muhatabı, banka yani pos makinasını kendisine veren kurumdur.

*Kefil, borcu ödemeden kefil olduğu kişiden bir şey isteyemez[14]. Hâlbuki banka, işyeriyle yaptığı sözleşmeye göre, müşterinin hesap kesim tarihine yakın, yaptığı alış verişlerin bedelini ödemeden, kart hamilinden yani kefil olduğu kişiden parayı tahsil eder.

Buraya kadar ki bölümde; kredi kartı sistemini, kefalet olarak değerlendiren ilim adamlarının görüşlerini naklettik.

Muasır âlimlerden bazıları da, kredi kartı sistemini, İslam fıkhındaki havale başlığı altında değerlendirmişlerdir.

Havale; zimmette bulunan borcu başkasının zimmetine nakletmeye denir.[15] Buna göre kartı veren banka, kart hamiline; &#;yapacağın alış verişlerden doğacak olan borcunu, bana havale et. Ben ödeyeceğim&#; demektedir. Bankanın, anlaşmış olduğu işyerine de aralarındaki sözleşme doğrultusunda; &#;bu havaleyi kabul et&#; demektedir.

Kredi kartı sistemini, fıkıhtaki havale meselesiyle mukayese yaparak inceleyen İslam hukukçuları; kefalet bahsinde de olduğu gibi belli başlı yerlerde problemler çıktığını ifade etmişlerdir. Kısaca bunları şu şekildedir:

Havale akdinin sıhhat şartlarından biride, “muhalun bih” dediğimiz havale edilen borcun miktarının malum olmasıdır.[16] İleride doğacak olan borç, fil vaki borç olmadığından bunun havale edilmesi sahih olmayacaktır.[17] Ancak kredi kartı sistemiyle alış veriş işleyişini incelediğimizde; kart hamilinin, bankaya havale ettiği borcun havale esnasında malum olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki; kart hamili, anlaşmalı dükkândan alış veriş yaparken kartını pos cihazından geçirir. Pos cihazıyla banka arasında o anda iletişim kurulur ve bu vesileyle borcun miktarı banka tarafından malum hale gelir. Banka onay verdiğinde havale oluşur.

Görüldüğü gibi havale esnasında havale edilecek borcun miktarı, havale eden kart hamili tarafından hem de havaleyi kabul eden banka tarafından malum oluyor.

Havalede, ücret almak her ne kadar sakıncalı olsa da, kredi kartı sistemindeki bankanın aldığı ücret; kefalet bahsinde de geçtiği gibi, havale ücreti olarak değil, kart ücreti veya masraf olarak değerlendirmemiz mümkün olacaktır.

Muasır âlimlerden bazıları da, kredi kartı sistemini; İslam fıkhındaki havale ve kefalet akdini bünyesinde barındırdığını ifade etmişlerdir. Bu itibarla kredi kartı sistemi; mal alımına kadar kefalet, mal alımından ödemeye kadar da havaledir. Yani banka kart hamiline ve anlaşmalı alış veriş merkezlerine, &#;kart hamilinin yaptığı alış verişlere kefilim, ödemeyi bana havale edin&#; demiş olur.

Kredi kart sistemini, İslam fıkhında var olan her hangi bir akit içerisine oturtmamız mümkün olsa da, banka ile kart hamili arasındaki sözleşme metnine baktığımızda, fıkhî olarak caiz olmayan birçok anlaşmaların olduğunu görmekteyiz. Bunların en bariz olanı; sözleşmelerin 8. maddesi olan, yerine göre temerrüt yerine göre de nema faizinin verilmesini taahhüt etmektir. Yani banka, kart sözleşmesinde taksitlendirme veya borcu geciktirme üzerine açık bir şekilde faiz alacağını ifade etmiştir. Kart hamili de bu sözleşmeyi imzalayarak faiz vereceğini taahhüt etmiş olacaktır. Aynı zamanda kart hamili, nakit çekme durumunda da faiz vereceğini kabullenmiş ve akdi bunun üzerine yapmıştır.

Kart sahibi, her ne kadar borcunu geciktirmeyerek ve bankadan nakit çekmeyerek faiz vermese de bu akde imza atmıştır. Ve kredi kartını her kullanımda da sarahaten olmasa da bu faiz sözleşmeyi zımnen tazelemektedir. Ancak bu sözleşmenin caiz olmaması kart ile alınacak malı haram yapmaz.

Netice olarak konumuzun başında da ifade ettiğimiz gibi, faizci kurumlarla mubah olan işlemleri bile yapmak doğru olmadığı göz önünde tutulacak olursa, kredi kartı gibi meşruluğu tartışılan bir işlemi faizci bir kurum ile yapmaktan kaçınmak kanaatimizce dini ve ahlaki görevimizdir.

Faizsiz Finans kurumlarının kredi kartı sisteminde, yukarıdaki sistemden farklı olarak borcun zamanında ödenmemesi durumunda murabaha karı adı altında, aylık bir oranda kar almakta veya kurumuna göre döviz kur farkını almaktadır. Fıkhî olarak bu mesele de de birçok tartışmalar vardır. Ancak köşemizde bize tanınan sayfayı aşmamak için bu tartışmalara girmeyeceğiz.

Sonuç olarak finans kurumlarının verdiği kredi kartlarının sözleşmelerinde; faiz ve nakit çekme işlemi yoksa ödeme geciktirildiğinde herhangi bir fazlalık alınmıyor sadece paranın değer kaybetme durumunda (bu meselede haddi zatında ihtilaflı bir meseledir) değer kaybını, farklı cinsten alıyorsa, günümüz âlimlerinin birçoğu bu tip kredi kartı sistemine izin vermişlerdir. Bütün bunlara rağmen kredi kartının kullanımı şüpheden uzak olmadığından kaçınılması ihtiyat olsa gerek.

El-Buhari’nin rivayetine göre Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

عن النُّعْمَانَ بْن بَشِيرٍ يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ الْحَلَالُ بَيِّنٌ وَالْحَرَامُ بَيِّنٌ وَبَيْنَهُمَا مُشَبَّهَاتٌ لَا يَعْلَمُهَا كَثِيرٌ مِنْ النَّاسِ فَمَنْ اتَّقَى الْمُشَبَّهَاتِ اسْتَبْرَأَ لِدِينِهِ وَعِرْضِهِ وَمَنْ وَقَعَ فِي الشُّبُهَاتِ كَرَاعٍ يَرْعَى حَوْلَ الْحِمَى يُوشِكُ أَنْ يُوَاقِعَهُ أَلَا وَإِنَّ لِكُلِّ مَلِكٍ حِمًى أَلَا إِنَّ حِمَى اللَّهِ فِي أَرْضِهِ مَحَارِمُهُ أَلَا وَإِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ أَلَا وَهِيَ الْقَلْبُ

“Numan b. Beşir’den rivayete göre kendisi; Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğunu işitmiş: Helal belli haramda bellidir. İkisinin arasında şüpheli şeyler vardır. O şüpheli şeyleri insanların çoğu bilmez. Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa ırzını da, dinini de kurtarmış olur. Her kim bu şüpheli şeylere dalacak olursa, her an harama düşebilir. Tıpkı (içeri girmesine izin verilmeyen) koru etrafında (hayvanlarını) otlatan bir çoban gibi. (Hayvanlar, yasak olan koruya girerek orada otlayabilirler.) Haberiniz olsun ki her padişahın bir korusu vardır. Yine haberiniz olsun ki Allah Teâlâ hazretlerinin yeryüzündeki korusu haram kıldığı şeylerdir. Dikkat edin (gözünüzü açın) haberdar olunuz bedende bir et parçası vardır ki, o iyi olduğunda bütün beden iyi olur. O bozuk oluğunda ise bütün beden bozuk olur. İşte o (et parçası)kalptir.[18]”

Ehli ilmin ifadesine göre bu hadis-i şerifte birçok meselelere işaret vardır. Geniş eserlerde bunlara değinilmiş ve uzunca izahları yapılmıştır. Bizler burada, sadece hadis-i şerifte geçen bir meseleye dikkat çekmek isteriz.

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem), haramlığı herkesçe malum olan şeyleri, çevrilmiş koruya benzetmiş, helal ve haramlığı herkesçe malum olmayan şüpheli şeyleri ise korunun etrafına benzetmiştir. Şüpheli şeylerden kaçınmayan kişileri de, koru etrafında davarlarını otlatan çobana benzetmiştir. Nasıl ki bu davarlar, koru etrafından içeriye girip yasak olan otlardan menfaat elde etmeleri muhtemel ise, şüphelilerden kaçınmayan kişinin de harama düşmesi muhtemeldir.

Hadis-i şerifte şüpheli şeyler diye ifade edilen nesnelerin ne olduğunda, diğer bir ifadeyle bunlardan ne kast edildiğinde âlimlerimizin farklı görüşleri olmuştur. Bu görüşleri şu şekilde sıralamamız mümkündür:

1-Helal veya haram olduğunda ihtilaf edilen şeyler, şüpheli şeylerdendir.

2-Helal ve haram ile karışık malı olan biriyle muamelede bulunmak şüpheli şeylerdendir.

3- Bir takım şeyler vardır ki helal mi, haram mı olduğu bazılarına göre belli değildir. Hakikatte o şeyler, İslam şeriatının hakkında bir hüküm vermediği manasında bizatihi karışık/şüpheli şeyler değildirler. Zira hakkında hüküm bulunması gereken hiçbir şey yoktur ki, şeriat tarafından delilsiz ve hükümsüz bırakılmış olsun. O şey hakkında kesin hüküm verilmemesi, ehli ilim tarafından tam olarak mahiyetinin bilinmemesinden dolayıdır. Buda o şey hakkında şüphelidir demeyi iktiza edecektir.

Hadis-i şerifte geçen “o şüpheli şeyleri insanların çoğu bilmez” ifadesi de bu son izahı teyit etmektedir.

Buna göre; mahiyeti hakkında kesin bilgi sahibi olmadığımız meseleler, şüpheliler altına girdiği gibi hakkında âlimlerin ihtilafı olan şeyler de şüphelilerden sayılmaktadır. Bu şeyler hakkında tam olarak helal veya haramdır diye hüküm vermemekle beraber bunlardan kaçınmak hiç şüphesiz takvaya daha uygun olandır. Nitekim hadis-i şerifte geçen “her kim şüpheli şeylerden sakınırsa ırzını da, dinini de kurtarmış olur” ibaresi bunu ifade etmektedir. Allah en doğrusunu bilendir.

Selam ve muhabbetle…

Fatih KALENDER

[1]MÜ&#;MİNÛN suresi

[2]ZÂRİYÂT suresi 56

[3]Mesadiru&#;t-Teşrii&#;l-İslamî, Abdulvahhab Hallaf S:

[4]Türkiye’de Kredi Kart Uygulaması Dr. Ferudun Kaya

[5]Tüketicinin korunması hakkındaki kanun çerçevesinde kredi kartları. Yard. Doç. Dr. Şebnem AKİPEK

[6]Yeni Düzenlemeler Işığında Kredi kartları, Murat Nokay, seafoodplus.info

[7]Bu kurumun oluşumu ve işleyişi hakkındaki bilgi için bak: seafoodplus.info

[8]Fethü’l-Kadir, Kitabu&#;l-Kefale

[9]Fethü Babi&#;l-İnaye Şerhü’l-Vikaye.

[10]Elmalılı M. Hamdi Yazır, Fıkıh Istılahları Kamusu c:3 s

[11]Tebyinü’l-Hakaik, Beyü&#;l-Fasit; Lisanü’l-Hükkam fi Marifeti’l-Ahkam, Faslü&#;r-Rabi, fi&#;l Vekale vel Kefale

[12]El-Mevsuatu&#;l-Fıkhiyyeti’l-Müyessire, c:1, s

[13]Kavaidü’l-Usul ve&#;l-Furu li Süleyman Kırkağaci, s

[14]El-Lubab fi Şerhi’l-Kitap, c:2, s

[15]Tebyinü’l-Hakaik, Kitabu’l-Havale.

[16]El Bahru&#;r-Raik, Kitabu&#;l-Havale.

[17]Bedaiu&#;s-Sanai, Kitabu&#;l-Havale.

[18]El-Buhari/ Bab Hadis no

Mart 1309 Aralık 08 Aralık 08 Aralık 07 Aralık 05 Ekim 02 Ekim 09 Temmuz 29 Haziran 28 Haziran 24 Haziran 24 Haziran 15 Haziran 12 Haziran 12 Haziran 00 27 Mayıs 26 Mayıs 15 Mayıs 05 Mayıs 27 Nisan 21 Nisan 13 Nisan 11 Nisan 04 Nisan 14 Mart 14 Mart 14 Mart 11 Mart 11 Mart 11 Mart 11 Mart 10 Mart 02 Mart 02 Mart 02 Mart 23 Şubat 23 Şubat 15 Şubat 13 Şubat 12 Şubat 06 Ocak 01 Ocak 26 Aralık 22 Aralık 14 Aralık 13 Aralık 08 Aralık 03 Aralık 01 Aralık 26 Kasım 25 Kasım 24 Kasım 18 Kasım 16 Kasım 15 Kasım 05 Kasım 02 Kasım 31 Ekim 27 Ekim 27 Ekim 24 Ekim 23 Ekim 23 Ekim 21 Ekim 20 Ekim 18 Ekim 16 Ekim 13 Ekim 08 Ekim 08 Ekim 06 Ekim 06 Ekim 06 Ekim 06 Ekim 06 Ekim 06 Ekim 06 Ekim 03 Ekim 03 Ekim 02 Ekim 30 Eylül 28 Eylül 27 Eylül 27 Eylül 19 Eylül 19 Eylül 17 Eylül 17 Eylül 16 Eylül 14 Eylül 09 Eylül 08 Eylül 04 Eylül 03 Eylül 29 Ağustos 28 Ağustos 27 Ağustos 24 Ağustos 18 Ağustos 15 Ağustos 15 Ağustos 15 Ağustos 15 Ağustos 15 Ağustos 15 Ağustos 15 Ağustos 13 Ağustos 13 Ağustos 13 Ağustos 11 Ağustos 11 Ağustos 01 Ağustos 31 Temmuz 26 Temmuz 22 Temmuz 18 Temmuz 18 Temmuz 18 Temmuz 17 Temmuz 14 Temmuz 13 Temmuz 11 Temmuz 10 Temmuz 05 Temmuz 03 Temmuz 03 Temmuz 02 Temmuz 02 Temmuz 29 Haziran 28 Haziran 25 Haziran 25 Haziran 24 Haziran 24 Haziran 23 Haziran 21 Haziran 13 Haziran 01 Haziran 31 Mayıs 30 Mayıs 24 Mayıs 24 Mayıs 25 Nisan 25 Nisan 21 Nisan 19 Nisan 18 Nisan 17 Nisan 17 Nisan 17 Nisan 17 Nisan 16 Nisan 14 Nisan 14 Nisan 13 Nisan 11 Nisan 11 Nisan 11 Nisan 09 Nisan 03 Nisan 01 Nisan 01 Nisan 31 Mart 31 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 25 Mart 23 Mart 23 Mart 22 Mart 13 Mart 12 Mart 11 Mart 05 Mart 05 Mart 04 Mart 02 Mart 25 Şubat 23 Şubat 23 Şubat 20 Şubat 14 Şubat 14 Şubat 14 Şubat 11 Şubat 11 Şubat 08 Şubat 05 Şubat 03 Şubat 03 Şubat 28 Ocak 26 Ocak 18 Ocak 18 Ocak 16 Ocak 12 Ocak 05 Ocak 15 Aralık 11 Aralık 19 Ekim 20 Eylül 25 Ağustos

nest...

batman iftar saati 2021 viranşehir kaç kilometre seferberlik ne demek namaz nasıl kılınır ve hangi dualar okunur özel jimer anlamlı bayram mesajı maxoak 50.000 mah powerbank cin tırnağı nedir