kurgu kuşağı sorunları / Oğuz Makal: Sinema artık bir tasarım sanatı, A'dan Z'ye başka bir şey oldu

Kurgu Kuşağı Sorunları

kurgu kuşağı sorunları

 

Kurgu Kuşağı Nedir?

Düzen kuşağında düşüncenin temeli ve tasarım yapmayı öğrenen öğrenciler kurgu kuşağında yaşantısındaki olaylara farklı bir gözle bakarak sorunlara çözüm bulmaya çalışır. Düşüncesini kurgulayıp hem ifade etme hem de tasarlayıp çizme aşamalarını kapsar.

Farklı düşüncelerin, çeşitli kurallara ve yollara uygun olarak arka arkaya belli bir anlayışa uygun olarak sıralanmasına kurgu denir.

Etkinliğin çıkış noktası öğrencilerin merak ve hayalleridir. Öğrencilere sorgulamalarla merak ve hayallerinin temelindeki sorun fark ettirilmelidir. Kurgu kuşağı etkinliklerine sorun ve ihtiyaçtan yola çıkılmamalıdır.

Ortaya çıkan çözüm önerileri günümüz teknolojisiyle nasıl yapılacağı endişesi taşımamalıdır.

Sosyal olayların çözümüne yönelik istekte bulunan öğrencilere Nasıl? Soruları yöneltilerek sorunun kapsamını bireysel olarak çözebilecekleri noktaya taşıması sağlanır.

Çözüm önerilerinin çizilerek ifade edilmesinde teknik resim kaygısı taşınmaz. Öğrencilerin çözüm önerilerini başkalarının anlayabileceği şekilde yazarak ve çizerek açıklamaları yeterli olarak kabul edilecektir.

Çözüm önerilerinin sınıf içinde paylaşılmasında demokratik bir ortam oluşturulmalıdır.  Reklamlar

“Kurgu” kuşağında öğrenciler;

1- Yaratıcı düşüncelerini yaratıcı düşünmenin ilk basamağı olan düşünmeyi öğrenme yönünde adımlar atılan “düzen” kuşağındaki temel üzerine yapılandırırlar.

2- Merak ve hayal ettikleri ile değiştirmeyi, geliştirmeyi ve kolaylaştırmayı düşündüklerinden çözüme yönelik fikir ve hayal güçlerini yazarak, çizerek somutlaştırırlar.

3- Çözüme yönelik düşüncelerini başkaları tarafından doğru anlaşılmasını sağlayacak nitelikte çizer ve çevresiyle paylaşırlar.

4- Düşüncelerini yasal koruma altına alma süreçlerini fark ederler.

“Kurgu Kuşağı” çalışmaları odak noktalarının sınıflara göre dağılımı

7. SINIF : “ Düşüncelerimizdeki Değişim ve Gelişim”

8. SINIF : “ Düşüncelerimizi Koruyalım ”

Sınırsız hayal gücü verilen öğrenciler hiç bir sınırlamaya tabi tutulmadan istediği gibi düşünür. Kısacası bu kuşakta hayal kurmak serbest, her öğrenci dilediğini düşünür ve çözüme gitmeye çalışır. Mantık sizi A noktasında B noktasına götürür. Hayal gücü ise her yere (Albert Einstein)Saygılarımla

Kurgu kuşağı proje posterleri galerisi için tıklayınız

Yahya KARAKURT / Tüm Yazarlar / Düşünce Nedir? / Rehberlik / Projeler /Kurgu Neden Önemlidir? / İnovasyon

TweetPaylaş Reklamlar

İzin alınmadan kopyalanamaz ve kullanılamaz. Her hakkı saklıdır.© Design, By Karakurt

Yapım Kuşağı Sorunları ve Çözümleri

Yapım Kuşağı Sorunları ve Çözümleri

Yapım Kuşağı Sorunları ve Çözümleri hakkında bir şeyler paylaşacağız. Her zaman ki gibi somutlaşmış ürünler paylaşmaya çalışacağım. Örneklerimiz bu sefer televizyon yarışmasından olacaktır. Bir fikrin mi var programına rastlamışsınız veya arkadaşlarınızdan duymuşsunuzdur. Fikirlerini satmaya çalışan insanların güzel bir buluşma noktası. Şu an TV de izlediğim ütü masası. Dünyanın en çok satan ürünlerden birisi olduğunu ve fiyatının ile lira arası olduğunu biliyor musunuz? Konuşulurken şu dikkatimi çekti ütü masasını ısıtıcı olarak kullananların olduğunu, Normalde aydınlatmada kullanılan bir aygıtın portatif olduğunu ve ütüye dönüşebildiğini bir düşünün. Birde patentini alırsanız süper olmaz mı? İnternette videosu yayınlandığında ütüyü siteme ekleyeceğim.

Videolu çözümlü projemizde, öğrencilerinde sıklıkla üzerinde durduğu pratik ve kolay perde takma konusuna çare aramışlar. Mucidimiz burada perde asma işini mıknatıslarla çözmüş. Basit olarak mıknatıslı düzeneğini kullanıyor ve kolaylıkla perdeyi takabiliyor. Böylece merdivene çıkmaya gerek kalmadan perdeyi takıp çıkarabiliyor. Ailede bu işleri genellikle babalar yapıyor. Mucidimiz kendi işlerini kolaylaştırmak için düşündüğü projeyi dünyaya açmakla gerçekten zekice bir iş yapmış.

 

Bir fikrin mi var yarışması SkyTürk  ekranlarında Cumartesi akşamları saat 00 civarı çıkıyor meraklılara duyurulur.

Yatırım Kazanan Projeler

Teknoloji Tasarım Dersi 7.sınıf 8.sınıf Proje Örnekleriİlgimi çekenler

CROCCANTE tek kullanımlık yenebilen kahve bardağı.

Berberlere özel kolay ve pratik jilet çıkarıcı

Görme Engelliler için Oyuncaklar

Burs vermek isteyenler öğrencileri bu internet portalı üzerinden seçecekler.

Sitemizin adına yakışır bir küçük mucidimiz daha, 11 yaşında mucidimiz görme engelllilerin daha rahat yürümesi için bir araç tasarlamış kendisini tebrik ediyoruz.

Yapım Kuşağı Sorunları ve Çözümleri,icat,basit,türkiye,örnek,mucit,yapım,projeleri,örnekleri,ödev,örnek,yapım kuşağı,8.sınıf,7.sınıf,örnekleri ve yapılışı.

Yapım Kuşağı Projeleri

Kolay kurgu kuşağı örnekleri,yapım kuşağı örnekleri kolay,teknoloji tasarım 8.sınıf yapım kuşağı örnekleri,yapım kuşağı örnekleri ve yapılışı,yapım kuşağı örnekleri ve açıklamaları,7.sınıf kurgu kuşağı örnekleri,8.sınıf teknoloji tasarım kurgu kuşağı örnekleri,teknoloji tasarım dersi kurgu kuşağı örnekleri,Teknoloji Tasarım Dersi 7.sınıf 8.sınıf Proje Örnekleri.

Yapım Kuşağı Fikri Bulma

Yapım Kuşağı Fikri Bulma Günümüz teknolojisinde her şey yapılmış gibi görünebilir fakat bu görüş sizi yanıltacaktır. Sadece yanıltmayacak aynı zamanda kısıtlayacaktır da. Bazen etrafımızı dinlememeliyiz. Özellikle yeni şeyler üretime aşamasında pek paylaşmamak en iyisi sanırım. Biz Türklerde garip bir adamlar yapmış abi sendromu var sanırım. Bir şeyle uğraşırken herkes aşağıya itmeye çalışacak başarmamak için tüm psikolojik baskıları yapacaklardır. Ardından işi başarırsanız kahraman olacaksınız ve yine sizi yerenler en çok övenler olacaktır. Acaba nereden biliyorum?

Şimdi gelelim neler yapmanız gerektiğine diğer sitelerde olduğu gibi hazır kopyalama bilgi vermeyeceğim. İleriki tarihlerde Slayt ya da bir video eklemeye çalışırım. Aşağıdaki fotoğraflar bir zamanın hayalleri idi. Bizler geçmişin deneyimleri ve hayallerini yaşıyoruz. Zamanında uzaydan atlamak uç bir fikir gibi gels ede şimdi artık sıradanlaşmaya başladı. Uzaya çıkmak, ışınlanmak,gelecekte dolaşmak gibi iyimser tabloları hayal etmek çok hoş fakat biraz tersine mühendislik yapsak hiç fena olmaz sanırım. Su sıkıntısı,enerji kaynaklarının bitmesi, besin yetersizliği,hastalıklar,virüs savaş vb. gibi zorluklarda karşımıza gelebilecek sorunlar arasında.

Bizden Neler İsteniyor ?

Sizlerden dünyayı değiştirmenizi istemiyoruz. Değiştirseniz çok güzel olurdu aslında. Örneğin facebook ,tweeter,youtube,instagram,tablet gibi günümüzü yönlendiren icatlar çok basit fikirlerdir. Sizlerde kendi işinizi,etrafınızdakilerin hayatlarını kolaylaştıracak bir şeyler yapabilirsiniz. Nasıl mı?

Çözümü değiştirelim yada başka türlü bakalım. Bu ödevi babalarınıza veya annelerinize verseydik en çok neler yaparlardı? Sizler için araştırdık bakın neler yapmışlar.

Küçük ama etkili yaptığımız bir kaç şeyi paylaşayım hemen. Fotoğrafa dikkatli bakarsanız kitaptan

yaralandığımızı görürsünüz. İskelet sistemini öğrencilerimize kolaylıkla anlatacak bir maket olsa ve bu maketin birde adı olsa. hatta biz boylarında olsa. Olmaz mı?  Olur mu ki.

Başladık çalışmaya. Uygun malzemeleri temin ettikten sonra (bu süreci daha sonra anlatacağım) inşamıza başladık. Hatta el ve ayaklarını birebir kendi el ve ayaklarımızdan çizdik. Sonra bu iskeletimizi sergimizde de kullandık.

Bu projemizde de korumak istediğimiz değerli bir nesneyi veya peynir gibi dışarıda bıraktığımız nesneleri uzun süre korumak için geliştirilmiş bir proje.

Malzemelere dikkat ederseniz kolaylıkla bulabileceğiniz parçalar. Şırıngayı (Enjektör) hareket ettirdiğiniz zaman kabın içerisindeki havayı boşaltarak peyniri koruyabilirsiniz.

Üniversitelilerin bolca bildiği sizlerce  farklı bir proje şimdi karşımızda. Model uçak parçalarının nasıl çalıştığını öğrettiğim öğrencim kumandaları ile beraber robot kol yaptı. Robot kolumuz kumandamız ile kontrol ediliyor.

Geçenlerde Uzaydan Canlı yayın yapıldı.

Hemen günümüzdeki olaylardan dem vuralım. Konumuz uzaya şimdilik Ay&#;a çıkmak.

Peki Ay &#;a nasıl çıkabiliriz. Asansörle : ) Adı uzay asansörü,

Gülmeyin bu doğru cevap. Nasıl mı uygulamışlar. Size daha fazla yazı okutmayacağım. Biraz da dinleyelim bakalım.

Uzay Asansörü canlandırma videosu

Yapım Kuşağı Fikri Bulma,2.dönem,örnek,kolay,proje,tasarım,teknoloji dersi örnekleri,güzel,kolay teknoloji tasarım projeleri,yapımı kolay projeler,icat,ucuz.

PaylaşTweetPinle

Oğuz Makal: Sinema artık bir tasarım sanatı, A'dan Z'ye başka bir şey oldu

3. İzmir Uluslararası Film ve Müzik Festivali'nde "Emek Ödülü"ne değer görülen Prof. Dr. Makal, sinema tutkusunu ve sinemanın günümüzde yaşadığı değişiklikleri AA muhabirine değerlendirdi.

Makal, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın bölümünde okurken yardımcı ders olarak sinemayı aldığını belirterek, "Rahmetli Semih Tuğrul ilk derse girdi ama o kadar farklı anlatıyordu ki; İtalyan yeni gerçekçiliği, Fransız yeni dalgası, (Luchino) Visconti, (Roberto) Rossellini vb. Ben dedim ki bu büyük bir olay. Sonra hemen Fransız Kültür, Alman Kültür ve Amerikan Kültür gibi kültür merkezlerinde o filmleri takip etmeye başladım. Okul bittikten sonra İzmir'de olduğum sürede, İzmir Sinematek'i kurdum ve 1,5 yıl burada kalabildim. O zaman kültürel bir çöl İzmir. Hiçbir şey yok gerçekten. yıllarında. İstanbul'a gitmek zorundaydım. İzmir'e çok büyük bir armağanım oldu. Çünkü Sinematek'in kurulması ve burada önemli klasiklerin gösterilmesi çok önemliydi." açıklamasını yaptı.

İstanbul'da bir süre deneysel çalışmalar yapıp reklam filmleri çektiğini dile getiren Makal, daha sonra da sinema alanında doktora yaptığını ve Türkiye'de bu alanda doktor unvanı alan ilk akademisyen olduğunu belirtti.

"Çok değerli şeyler var, kayboluyor, yitiyor"

Oğuz Makal, öğrencilerin yanı sıra birçok akademisyenin yetişmesine destek verdiğini de aktararak, şunları söyledi:

"Sinema çok farklı bir sanat. Diğer sanatlardan ayrılan kısmı, bütün sanatları içinde topluyor. Onların bir birleşimi değil, hepsinden yararlanıyor. Onlardan yararlanarak da sinema kendisini değiştiriyor, dönüştürüyor. Araştırmacı, yeni düşünceleri olan, akıcı çalışmalar yapmak, yurt dışında eğitim yapmak isteyen ve yapıp buraya gelen, Türkiye'ye dönen insanların gerçekten üniversitelerde olması gerekiyor. Çünkü gençlerimize verebileceğimiz en güzel armağan bilgi ve sanat."

Akademisyenliğin ve kaleme aldığı kitapların yanı sıra çeşitli belgesel ve kısa filmlere de imza atan Makal, bugüne kadar çektiği filmlerin sayısını hatırlamadığını dile getirdi.

Makal, İzmir'de eski Musevi mahallesinde çektiği ilk belgesel filmine ilişkin şu bilgileri verdi:

"Yoksulluk nedeniyle, özellikle deniz kenarında, Karataş çevresinde Musevilerin daha çok kullandığı ortamlar vardı. Bunlar küçük evlerde, ortak avlu kullanıyorlar. Birer oda biçiminde, aile evleri deniliyordu. Bir kısmı da İkiçeşmelik'ti, Türkler de kullanıyordu. Yoksulluğun sonucunda, öyle kocaman bir evi hem satın almaları hem kullanmaları mümkün değil. Bir de ortak yaşamanın sembolik bir şeyi. İlk çalışmamdı. Onları gördüm, tam yıkılmak üzereydi. Aman şunlar kaybolup yıkılmadan önce, sosyolojik olarak belgeleyeyim dedim. Bu belgeleme oradan çıktı. Çok değerli şeyler var, kayboluyor, yitiyor."

Eski İzmir sinema salonlarını da 'lerin ortasında çektiğinin altını çizen Makal, böyle bir tarihin varlığından kimsenin haberinin olmadığını ifade etti.

"Sinemada önce kendini, sonra başkalarını açıyorsun"

Sinema tarihçisi Makal, İzmir Milli Kütüphane'de uzun yıllar çalıştığını vurgulayarak, "Hem kitap hem film yaptım. Bu film çok değerli. Çünkü o filmdeki insanların çoğu artık ne yazık ki gözlerini hayata kapadı, Tarık Dursun Kakınç gibi. O da 'larda benim çocukluğumdaki sinemaları anlatmıştı. Şimdi tamamen müze olacak inşallah, İzmir Büyükşehir Belediyesi orayı aldı. Yıldız Sinemasını o zamanlar çektim. Yıkılmadan, bozulmadan önce birçok sinema salonunu çekmiştim. Bunlar çok önemli. Bugüne kalıyor. Belgesel film öyle. Arada kısa filmler de yaptım." ifadelerini kullandı.

Makal, son projesine ilişkin, "(Ernest) Hemingway, 'te İstanbul'da bulunduğu yıllarda, buraya özel görevli olarak gönderiliyor. Kurtuluş Savaşını takip etmek amacıyla Paris'ten geliyor. Onun bulunduğu evle, Kurtuluş Savaşı'nı nasıl gördüğünü anlatan bir belgeseli Kültür ve Turizm Bakanlığına önerdim. Eğer proje kabul olursa onu çekeceğim." dedi.

Oğuz Makal, belgesel ve kurmacanın önemine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Bir hikaye kurmak, bir dünyayı insanlara açmak Bir açıdan aslında önce kendini, sonra başkalarını açıyorsun. Sinema aslında bu. Sinema görsel konuşma, yansıtma sanatı. Bunu tabii ki sinematografi ile yani sinema dilini kullanarak yapıyorsun. Sinemanın kendine özgü dilini, anlatım ögelerini, ışığı, gölgeyi, lensleri, çerçeveyi, vb. bütün bunları kullandığında sinema oluyor. Hatta ben son kez bu değişimlerden ötürü şunu söyledim; Günümüzde artık sinema bir tasarım sanatı oldu. Başka bir şey oldu A'dan Z'ye."

Reklamlarda saniyede bir hikayenin hızlıca aktarıldığını ve çocukların bunları izleyerek büyüdüğünü vurgulayan Makal, hız ve Amerikan filmlerinde görülen hareketin sinemadaki dili değiştirdiğini vurguladı.

"Melodramlarda bile artık dijitalin büyük faydası oluyor"

Makal, sinemada dijital dönemde yaşanan dil değişikliğine işaret ederek, "Çok da yararları oldu. İşleri çok kolaylaştırıyor. Mesela fantastik sinemaya çok katkısı oldu. Avatar diye bir filmi yıl önce düşünemezdiniz. Zaten (James) Cameron da uzun süre düşündü. Fikir çok eskiydi. Ancak dijitalle yapabileceği çağ geldiğinde yaptı. Böyle birçok fantastik ve bilim kurgu filmi, klasik ve melodramlarda bile artık dijitalin çok büyük faydası oluyor." dedi.

Türkiye'deki bilim kurgu filmlerine de değinen tarihçi, "İlk Batman filmini de biz yapmışız. O zaman çizgi romanlar vardı, Zagor gibi. Bunları da biz yapmışız. Çok ilginç aslında. Ömer Lütfi Akad'ın 'Görünmeyen Adam' diye bir filmi var. Gerçekten, oradaki adam görünmüyor. Bir el her şeyi hallediyor, cinayetleri işliyor. Bu tür deneysel şeyler var. Ama bilim kurgu daha çok bilimin geliştiği ülkelerin, ABD gibi bilime yakın ve yatkın ülkelerin veya Avrupa'daki bazı ülkelerin sineması olarak düşünülüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Oğuz Makal, farklı türlerde filmler yapılması gerektiğine dikkati çekerek, "Biz daha çok gerçekçilik temeline dayalı, insan, doğa ve toplum ilişkileri üzerinden bir şeyler söyleyen, söylemeye çalışan filmlerde gerçekten çok başarılıyız." diye konuştu.

Türk sinemasında 'lardan sonra çok şeyin değiştiğini söyleyen Makal, şunları kaydetti:

"Benim de içinde bulunduğum sinema okullarının sayısı çoğaldı. Oralardan çıkan pek çok yönetmen oldu. Mesela Ümit Ünal, Semih Kaplanoğlu benim öğrencilerimdi. Ömer Uğur, Yüksel Aksu. Bunlar bizim ilk dönemimizden öğrencilerimiz. Bir tarafta sinema eğitimi alan gençler sektöre girdi. Teknik gelişti. Özellikle Mimar Sinan Üniversitesinin sinema enstitüsünden çok iyi görüntü yönetmenleri çıktı. Onu unutmamak gerekiyor. Dijital bir evreye girildi. Dijital kameraların çıkması işleri çok kolaylaştırdı hem çekimde hem kurguda. Eskiden o kadar hantaldı ki."

Makal artık Yeşilçam sinemasının kalmadığını sözlerine ekleyerek şöyle devam etti:

"İnsana daha yakından bakan, aile sorunları, ailedeki yaşantı, psikolojik sorunlar, kadın erkek ilişkileri Mesela 'lara doğru kadınları anlatan çok güzel filmler yapıldı. Gençlerin hikayelerini anlatan filmler yapılmaya başladı. Çok eski yıllarda göç üzerine birkaç film vardı. Onların sayısı çoğaldı. Bu tür sosyal değişiklikleri saptayan filmler başladı. Aileler sinema salonlarından çekildi. Onun birçok etkeni var. Onlara yönelik daha farklı filmler yapılması gerekti. Diğer taraftan dünyada da çok önemli değişiklikler oldu 'lı yıllarda. İran'da yeni İran sineması çıktı, 'Bunların hikayesi olmaz, hikayesi anlatılmaz.' denilen her şeyin hikayesi anlatılmaya başlandı. 'Arkadaşımın Evi Nerede?' adlı film, küçük bir çocuğun geçirdiği sıkıntıyı anlatıyor. 'Bu film olur mu?' diyorsun ama harika bir film oluyor. İran sineması minimalist. Her konuda insana ve insanın sorunlarına yaklaşan filmler yapmaya başladı. Tabii bundan büyük bir ses çıktı. Hatta İranlı kadın sinemacılar çıktı. Onlar da çok güzel filmler yaptı. İranlıların sorunlarına yönelik filmler yapıldı. Jafar Panahi'nin Çember filminde olduğu gibi. Güney Kore'de aynı şekilde filmler çıkmaya başladı. Birçok ülkede insana, topluma, çevreye, siyasete farklı bakan filmler çıktı."

Türkiye'de de 'lardan sonra başarılı genç kuşak sinemacılar çıktığını kaydeden Makal, "Sadece Nuri Bilge Ceylan değil. Bugün baktığınız zaman, isim vermeyeyim, gerçekten çok değerli, filmleri değişik festivallerde ödül alan, ilk filmlerini yapmasına karşın çok başarılı senaristler çıktı." ifadelerine yer verdi.

Makal, Türk sinemasındaki değişime ilişkin de, "Yeni bir Türk sinema dalgası var. Hani Fransız yeni dalgası nasıl olduysa. Bu birbirine de yansıyor, etki ediyor. Herkes ben de yaparım.' diyor. Bu çok güzel bir şey. Zaten akıllı telefonlar işleri de çok kolaylaştırdı. Onlarla bile artık film yapılıyor. Çok güzel ses alınabiliyor. Eskisi gibi değil. Büyük prodüksiyonlara gerek kalmıyor. Sinema hayatın içerisinde çok önemli, değiştirici bir rol oynuyor." diye konuştu.

Çağan Irmak imzalı "Babam ve Oğlum" filminin elde ettiği başarıya işaret eden tarihçi, "Eğer inandığınız şeyi, samimi, içten, yalansız bir şekilde aktarırsanız, kitle bunun farkına varıyor ve bundan çok büyük zevk alıyor. Sinemanın kitleyle buluşmasının belki en temel sebebi bu samimiyet ve içtenlik diye düşünüyorum." dedi.

Oğuz Makal, sinemanın artık 7. sanattan da öte olduğunun altını çizerek, "Zaten hayatımızın temel ögelerinden biri oldu. Benim asıl söylemek istediğim şu: Hepimiz filmler yapalım. Elimizdeki kameraları kullanarak, kendi hikayelerimizi, duygularımızı anlatmanın yollarını bulalım. Çok hikaye anlatmak, çok roman yazmak gibi. Bunların içinde bazıları tabii ki fark edilecektir. Hiç beklemediğimiz sonuçlar alacağımızı düşünüyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

nest...

batman iftar saati 2021 viranşehir kaç kilometre seferberlik ne demek namaz nasıl kılınır ve hangi dualar okunur özel jimer anlamlı bayram mesajı maxoak 50.000 mah powerbank cin tırnağı nedir