lanetullahi aleyh ne demek / lanetullahi aleyhim - uludağ sözlük

Lanetullahi Aleyh Ne Demek

lanetullahi aleyh ne demek

Aleyhim ne demektir?

İçindekiler:

  1. Aleyhim ne demektir?
  2. Fatiha Kelime anlamı ne demek?
  3. Dallin ne demek?
  4. Lanetullahı aleyhim ne demek?
  5. Arapça Mağdubi ne demek?
  6. Fatiha Suresi Kuranı Kerim&#;in 7 Suresi midir?
  7. Ellezli ne demek?
  8. Ya mabud ne demek?
  9. Fatiha suresi neden bahsetmektedir?

Aleyhim ne demektir?

Aleyhine kelimesi, karşı, karşıt, karşısında gibi anlamları taşır. Aleyh, aleyhte, aleyhine, aleyhinde gibi kelimeleri, karşıt anlam içeren cümlelerde kullanırız. Aleyhine Örnek Anlatımı: Karşı, başka bir yoldan giden bir şey demektir.

Fatiha Kelime anlamı ne demek?

1. Başlangıç: “Fâtiha-ı kelâm: Sözün başlangıcı.” “Fâtiha-ı kitap: Kitabın başlangıcı.” 2. Kur'ân-ı Kerîm'in ilk sûresinin adı, elham.

Dallin ne demek?

dallin/ dallîn/ dâllin/ dâllîn(Dâllûn) Sapkınlar. Müslümanlıktan ayrılanlar. Kur'an hakikatlerinden ayrılıp sapanlar.

Lanetullahı aleyhim ne demek?

LÂNETULLAHİ ÂLEYHİM! ALLAH'IN LÂNETİ VE AZABI TÜM ZALİMLERİN ÜZERİNE OLSUN!

Arapça Mağdubi ne demek?

mağdub/ mağdûb Allah'ın gazap ettiği, kızdığı kimseler.

Fatiha Suresi Kuranı Kerim'in 7 Suresi midir?

Fatiha Suresi(Arapça: سورة الفاتحة), Kur'an'ın ilk suresidir. Sure 7ayetten oluşur.

Ellezli ne demek?

O şey ki, o kimse ki, mânâlarının yerine kullanılan, "Mâ, Men, Ellezi" gibi kelimelerdir. İki kelimeyi veya mânâyı birbirine birleştiren, mânâsı kendinden sonra gelen bir cümle ile tamamlanın bir kelimedir.

Ya mabud ne demek?

MÂBUT – MÂBUD1. Kayıtsız şartsız kulluk edilmeye lâyık olan, kendisine ibâdet olunan varlık, ilâh, Allah: “Allah'tan başka mâbut yoktur.” Ma'bûd-ı hakîkî ancak Cenâb-ı Hak'tır (Muallim Nâci).

Fatiha suresi neden bahsetmektedir?

Fatiha suresiAllah ile kul arasında bir tür sözleşme ve antlaşma olarak da değerlendirilmektedir. surenin ilk yarısı kulun Allah'a hamd ve övgüsünü, ikinci yarısı da onun Allah'tan isteklerini dile getirir. Kul, 'Allah esirgeyen ve bağışlayandır' deyince, 'Kulum beni övdü' der.

bu sıfatı insanın yaratılışından bu güne kadar hak edebilen pek az kişi vardır, çoğunluğu da bu ülkeden çıkmıştır. allah'ın laneti üzerine olsun demektir.

(diyanet işleri meali maide )

kim allah’ı, onun peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki şüphesiz allah taraftarları galiplerin ta kendileridir. ey iman edenler! sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri ve öteki kafirleri dost edinmeyin. eğer mü’minler iseniz allah’a karşı gelmekten sakının. siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. bu şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır. de ki: “ey kitap ehli! sadece allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilahi kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz.” de ki: “allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? onlar, allah’ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. işte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.

nicelerikemal, gökalp, inönü, inan

YEZiD tir benım gozumde. ebu leheb olma ıhtımalıde yuksektır. ama yezid % dür. çünkü peygamber torunlarını ve ehl- i beyti ni nerdeyse yok etmiştir.

Lanet olsun, demenin sakıncası var mı?

Değerli kardeşimiz,

Halk arasında çok yaygın olarak kullanılan sözlerden birisi de “Lanet olsun” sözüdür. Bu söz niçin söylenir, neyi ifade etmek için söylenir, orası pek düşünülmez, “laf olsun” diye kullanılır. Bu sözü söyleyen kimseler, çoğu zaman ne söylediğinin farkında bile değildir.

İşte bazı örnek cümleler:

“Lanet olsun, nefret ediyorum senden!”

“Lanet olsun, yeter artık!”

“Lanet olsun, böyle günlere!”

“Lanet olsun dedim, hisselerimi sattım.”

Lanetlenmek, Allah’ın rahmet ve lütfundan uzak olmayı dilemek, söylediği kişinin ebedi olarak cehennemde kalmasını istemek anlamlarına gelir.

Her şeyden önce “lanet” ifadesi Kur'an’da yer alan bir kavramdır. Aslı Arapça olan bu kelimenin Kur'an’da değişik türevleri yer alır.

Yüce Allah, emrine karşı gelen, üstünlük taslayan şeytanı huzurundan kovar, rahmetinden uzaklaştırır.

Mesela bir ayette, “Şeytana Allah lanet etti.”(Nisa, 4/) buyurulur. Bu açıdan bakıldığında, asıl laneti hak eden şeytanın kendisidir. Hani biz de bu durumu ifade için “Lanet şeytana!” deriz ya…

Bu açıdan şeytana uyarak Allah’a karşı gelen, Allah’ı inkâr eden kişilere de Kur’an’da, Allah Teala lanet etmektedir:

“Onlar Allah’ın lanetlediği kimselerdir. Allah bir kimseyi lanetledi mi, artık ona yardım edecek birisini bulamazsın.”(Nisa, 4/52)

“Allah’ı ve Resulünü incitenleri Allah dünyada da ahirette de lanetlemiştir.” (Ahzab, 33/57)

“Yahudiler bir de ‘Allah’ın eli sıkıdır.’ dediler. Elleri bağlansın onu söyleyenlerin, lanet olsun onlara!”(Maide, 5/64)

“Kafirleri Allah lanetlemiş ve onlar için alevli bir ateş hazırlamıştır.” (Ahzab, 33/64)

“İnkar eden ve kafir olarak ölenlere gelince, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.” (Bakara, 2/)

Lanet ifadesi, Allah’ı inkar edenler için kullanıldığı gibi, iman açısından dışı ayrı, içi ayrı olanlar için de söz konusudur.

Mesela, şu ayette münafıklar için, “Allah onlara gazap etmiş, onları lanetlemiş ve onlar için cehennemi hazırlamıştır”(Fetih, 48/6)denilir.

Bunların yanında, Kur'an bu konuda genel bir ifadeyi kullanır. İslam alimleri de bu şekilde genel bir anlamda lanetin kullanılmasının daha uygun olduğunu belirtirler. Bu ifade ayette şöyle bildirilir:

“Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.”(Hud, 11/18)

Bu arada hangi inanca mensup olursa olsun, iffetli mümin hanımlara zina iftirasında bulunanlara da Kuran lanet sözünü kullanır:

“Kötülüğü aklından geçirmeyen iffetli mümin kadınlara iftira edenler dünyada ve ahirette lanetlenmişlerdir.”(Nur, )

Fakat bir Müslüman’ın bir Müslüman’a lanet etmesi, lanet okuması ve lanetlemesi caiz olmadığı gibi, vebali büyüktür ve günahtır.

Peygamberimiz (asm) birçok hadislerinde lanet etmeyi yasaklamış, bu şekilde davranışın mümine yakışmayacağını bildirmiştir. Yani hiçbir haklı ve meşru bir sebep yokken bir mümine lanet okumayı büyük günahlardan saymıştır:

“Mümin, ne başkasını kötüleyici ne lanet edici ne kaba ve çirkin sözlü ne de hayasızdır.”(Tirmizî, Birr 48)

“Birbirinize Allah’ın laneti, Allah’ın gazabı ve cehennem temennisiyle beddua etmeyin.”(Ebu Davud, Edeb 53; Tirmizî, Birr 48)

“Laneti çok yapanlar kıyamet günü şefaatçi olamazlar, şehit de olamazlar.” (Müslim, Birr 85; Ebu Davud, Edeb 53)

Bir defasında Hz. Ebu Bekir kölelerinden bazısına lanet ediyordu. Bu sırada Resulullah (asm) çıkageldi ve Hz. Ebu Bekir’e şöyle buyurdu:

“Hem sıddıklar, hem de lanet ediciler Hayır, Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki, bu olamaz.”

Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir kölelerinden bazılarını azat etti ve daha sonra gelerek:

“Bir daha yapmayacağım.” diye Resulullah’a söz verdi. (et-Tergib ve’t-Terhîb, 3/)

Resulullah aleyhissalatü vesselam bir seferdeydi. Ensardan bir kadın devesinin üzerinde giderken yüksek sesle devesine lanet okudu.

Bunu işiten aleyhissalâtü vesselam Efendimiz (asm), “Devenin üzerindeki eşyaları alın ve deveyi salıverin, zira artık o lanetlenmiştir.” buyurdular.

İmran radıyallahü anh der ki: “Sanki ben deveyi insanlar arasında yürürken görür gibiyim, kimse ona dokunmuyordu.” (Müslim, Birr 80; Ebu Davud, Cihad 55)

Mümine yapılan lanetin mesuliyetine gelince; bu hususta da Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Her kim bir mümine lanet ederse, bu, onu öldürmek gibi günahtır. Her kim bir mümine küfür isnat ederse, bu da onu öldürmek gibi günahtır.”(Tecrid Tercemesi, 12/)

Bu hadisin izahında şöyle denilmektedir: “Çünkü lanet, mümini ahiret nimetlerinden mahrum olmasını istemektir, bu da onu öldürmekle aynı anlama gelir ve günahtır.”

Lanetten uzak durmanın bir sebebi de eğer lânet edilen kişi, gerçek anlamda lâneti hak etmemiş birisi ise, o lanet söyleyen kişiye geri dönüp gelmektedir.

“Muhakkak ki lanet, bir kimseye yapıldığı zaman ona yönelir. Eğer ona bir yol bulursa (o kimse laneti hak etmişse) onda kalır. Lanet hakkı değilse, ‘Ey Rabbim, falan kimseye yöneltildim, fakat ona ne bir yol ve ne de bir menfez bulabildim.’ der. Kendisine, ‘Geldiğin yere geri dön.’ denilir.”(et-Tergib ve’t-Terhib, )

İbni Hacer laneti ikiye ayırır:

Birincisi, belli bir topluluğa, diğeri de belirsiz bir topluluğa yapılan lanettir. Belli bir topluluğa misal olarak, Resulullah (asm), Ralan, Zekvan ve Asabe kabilelerine lanet etmiştir; ancak bunların küfür üzerine öleceklerini biliyordu.

İkincisi: Belirsiz bir topluluk üzerine yapılan lanete hadis kitaplarında pek çok misal verilmektedir ki, bu da genel bir ifade içinde geçmektedir.

Mesela, Peygamberimiz (asm) faiz yiyenleri, hırsızlık yapanları, malının zekâtını vermeyenleri, içki imal edenleri, içenleri, rüşvet verip alanları, Müslümanları aldatanları, kadın elbisesi giyen erkeği, erkek elbisesi giyen kadınları, sadakaya (zekâta) engel olanı, vücuduna dövme yapanı, dövme yaptıranı lanetlemiştir. (İbni Hacer el-Heytemi, ez-Zevacir, 2/; Nesai, Zinet 25)

Kelam alimi Sadüddin Taftazani bu meseleyi, “Buradaki lanet hakiki manada lanet olmayıp asıl maksat, bu fiillerin kötülüğünü bildirip insanları onlardan sakındırmaktır." şeklinde izah eder.

Selam ve dua ile
Sorularla İslamiyet

nest...

batman iftar saati 2021 viranşehir kaç kilometre seferberlik ne demek namaz nasıl kılınır ve hangi dualar okunur özel jimer anlamlı bayram mesajı maxoak 50.000 mah powerbank cin tırnağı nedir