short ingilizce ne demek / İngilizce-Türkçe Sözlük - Çeviri - seafoodplus.info

Short Ingilizce Ne Demek

short ingilizce ne demek

short

teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

kısa

-

-

az
alçak
şort

-

-

kasa açığı
perıod
kısaca

-

-

gönül kırıcı
gücük
kısa metraj
güdük
kabaca
fevri
boysuz
noksanlık
kısa devre yapmak
noksan
gafleten
aniden

-

(viski/vb.) az miktarlarda içilen sert içki
kısa süren

-

yeterli parası olmayan
kısa devre

-

-

kısa boylu

-

-

yetersiz

-

-

parasız

-

-

kontak
kıt

-

-

çapaklı [met.]
birdenbire

-

gevrek
iyi pişmiş
haricinde
tersçe
bücür
satılırken elde bulunmayan gevrek
ihtiyacı karşılamayan
bodur

-

kısa kesilmiş
birden

-

Kısa (boylu)
kısa vadeli

-

-

kısa devre yaptırmak
(fiil) kısa devre yaptırmak
dar

-

-

çıtır çıtır
eksik

-

-

çok yağIı
tam olmayan
kısa okunuşlu ünlü
ters ve kısa eksik
nakıs
özet

-

-

kısa metrajlı film
ters, sert, gönül kırıcı. i., elek. kısa devre
çabuk kırılan
KISA: Gözlemci tarafından paralamaların tanzim hattının berisine düştüğüne dair yapılan gözlem veya tanzimleme (mesafenin belirtilen miktar kadar arttırılmasını ifade eder)
kestirme

-

-

dışında
hariç
kısa hece
sert (içki)
elde bulunmayan malı satmak üzere
sert
eksiklik

-

-

aceleci
hiddetli
dar (zaman)
ters
yerden bitme

İlgili Terimler

short temper
asabiyet
shortly
kısaca

-

-

in short
kısacası

-

-

shorts
şort

-

-

abruptly
ansızın
shortness
kısalık
abruptly
birdenbire
short notice
kısa süre

-

-

short of
-den başka: She tried everything short of firing him. Onu sepetlemekten başka her şeyi denedi
short and to the point
doğru
short and to the point
kısa
short and to the point
açık
short arc
kısa ark
short bill
kısa vadeli poliçe
short circuit
kısa devre yapmak
short circuit admittance
kısa devre geçirisi
short circuit impedance
kısa devre çelisi
short circuit impedance
kısa devre empedansı
short circuit operation
kısa devrede çalışma
short circuit operation
kısa devre çalışma
short code
kısa kod
short date
kısa tarih
short delivery
noksan teslimat
short description
kısa tanım
short edge
kısa kenar
short edge
baş
short hand
stenografi
short haul
kısa çekme
short haul
kısa erimli
short name
kısa ad
short neck
kısa boyun
short run
kısa vadeli
short sale
kısa satış
short sale
açığa satış
short stay
salpa
short temperedness
Kolay öfkelenme
short time
kısa saat
short while ago
kısa bir süre önce
short and sweet
kısa ve öz
short bond
kısa vadeli tahvil
short circuit
kontak
short circuit
kısa devre

-

-

short cut
kestirme yol
short dated
kısa vadeli
short dated bill
kısa vadeli poliçe
short enough
yeterince kısa
short film
kısa metrajlı film
short for
kısası
short for
kısa şekli
short of
-in dışında
short of
den başka
short of
-si eksik
short pants
kısa pantolon
short precision
kısa kesinlik
short range
kısa aralık
short rate
kısa vadeli kur
short sale
açıktan satış
short sleep
kısa uyku
short stop
kısa duruş
short subject
kısa konu
short temper
çabuk öfkelenme
short tempered
çabuk öfkelenen
short term
kısa vadeli

-

short term
kısa dönem
short time
kısa zaman

-

-

short wave
(ünalgı) kısa tolkun
short-change
kandırmak
short-change
aldatmak
short-handed
yardımcısı az
short-handed
işçisi az
short-headed
brakisefal
short-headed
kısakafalı
short-lived
kısa ömürlü

-

-

short-lived
geçici
short-lived
çok sürmeyen
short-range
kısa vadeli
short-range
kısa dönemli
short-range
kısa menzilli
short-sighted
miyop
short-sighted
ileriyi göremeyen
short-sighted
sağgörüsüz
short-tempered
çabuk öfkelenir
short-winded
tıknefes
short change
kısa değiştirmek
short circuited
kısa devre
short delay blasting
kısa gecikmeli patlatma
short end
Film çekimlerinde çekim sonrası makarada kalan film
short form
Kısa hal, kısa şekil
short of small change
bozuk parası olmamak
short run
Kısa zaman süreci
short sales
Kısa satış
short sell
kısa satmak
short sleeve
kısa kollu

-

-

short syllable
kısa hece, kısa seslem
short wave converter
kısa dalga konvertisörü
short word
kısa sözcük
short-lasting
kısa süreli
short-sleeved
kısa kollu
short-term exposure limit
( STEL) : bir iş gününde her hangi bir zamanda aşılmaması gereken dakikalık zaman ağırlıklı ( TWA) ortalama maruz kalma sınırı
shortstop
beysbol ikinci ile üçüncü minder arasında oynayan oyuncu
shortness
eksiklik
shorts
kısa pantolon
abruptly
dik/sarp bir şekilde
abruptly
durup dururken
abruptly
sarp bir şekilde
abruptly
palas pandıras
be short
eksik gelmek
short story
hikaye

-

-

short supply
eksik sipariş
short tempered
asabi
short ton
küçük ton
shortest
en kısasına
shortly
az bir mesafeden sonra
shortly
az ve öz bir şekilde
shortly
ters bir şekilde
shortly
kısacası
shortly
birazdan

-

-

shortness
sertlik
shorts
erkek mayosu
abruptly
gafleten
abruptly
terslikle
abruptly
birden bire
shorter
daha kısa

-

-

shortly
az sonra

-

-

shortly
yakında

-

-

shortness
kıtlık
shortness
noksanlık
shortness
darlık
shorts
kısa pantalon
shorts
erkek külotu
short coming
Kusur, eksik, noksan
short for
-in kısası, kısa şekli
short for
için kısa
short lived
kısa ömürlü

-

short of
- den başka: "She tried everything short of firing him. - Onu sepetlemekten başka her şeyi denedi."
short out
kısa devre yapmak
short ship
Girmesini engellemek, dışarıda bırakmak, sokmamak, kapamak, engellemek
short term
kısa vade

-

short while
Kısa bir süre

-

-

shorter
kısa

-

-

shortest
en kısa

-

-

shorting
Borsa oyuncusunun sahip olmadığı ama değerinin düşeceğini tahmin ettiği hisse senedi veya dövizi ödünç alarak satması, yoktan satış
Short story
öykü

-

-

abruptly
beklenmedik bir şekilde
abruptly
kabaca/aniden
abruptly
aniden

-

-

abruptly
kısa ve ters bir şekilde
be short
(s.t.) (birinde) (bir şey) (belirli bir miktarda) eksik olmak; (belirli bir miktarı) çıkıştıramamak: I'm short five books. Bende beş kitap
short circuit
Barsağın bir parçasını keserek kısaltma ameliyatı
short circuit
uzak durmak

short ne demek Türkçe anlamı

(s)., (z)., (i). kısa; kısa boylu; bodur; ters ve kısa (cevap); eksik, nakıs, dar, ihtiyacı karşılamayan; satılırken elde bulunmayan (mal); gevrek, çabuk kırılan; çok yağIı; (z). birdenbire; elde bulunmayan malı satmak üzere; tersçe; eksik; (i). kısa şey; eksiklik; uzun sözun kısası; (elek). kontak; kısa reklam ve miki filmi; (çoğ). kırıntı, düşük kaliteli mal; (çoğ). kısa pantolon, şort; (dilb). kısa hece. short and sweet kısa ve yerinde. short circuit (elek). kısa devre; (tıb). bağırsağın bir parçasını keserek kısaltma ameliyatı. short commons gıda eksikliği. short cut kestirme yol. short of -dan başka. short order çabuk ve kolay hazırlanabilen yemek. short sale (tic). açıktan satış. short story kısa hikaye. short wave kısa dalga. at short notice hazırlanmak için az zaman bırakan (emir). be short of eksik olmak, yetersiz olmak, yetmemek az kalmak. come short eksik gelmek, yetişmemek; erişememek. cut short birden kesmek, kısa kesmek (söz veya yazı). fall short erişememek, ulaşamamak, yetmemek. for short kısaca. in short kısaca; muhtasar olarak; kısacası, velhasıl. in short order hemen, derhal. make short work of hakkından gelmek. run short malzemesi tükenmek; kâfi gelmemek, kıtlaşmak. the long and the short of it uzun sözün kısası, hulâsa. shortly (z). yakında; kısaca; kabaca; terslikle. shortness (i). kısalık; noksanlık, yetmeyiş.

nest...

batman iftar saati 2021 viranşehir kaç kilometre seferberlik ne demek namaz nasıl kılınır ve hangi dualar okunur özel jimer anlamlı bayram mesajı maxoak 50.000 mah powerbank cin tırnağı nedir